WASHINGTON - ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DKC) ve Uganda'daki Ebola salgınına müdahale amacıyla 107 milyon dolar tutarında acil durum fonu tahsis edeceğini duyurdu. CDC Direktörü Dr. Rochelle Walensky tarafından Perşembe günü yapılan açıklamada, bu kaynağın hem yurt içi hazırlık hem de uluslararası saha çalışmaları için kullanılacağı belirtildi. Fonun büyük kısmı, salgının kontrol altına alınması için bölgeye gönderilecek sağlık ekiplerinin lojistik desteği, laboratuvar kapasitesinin artırılması ve temaslı takibi gibi kritik müdahale alanlarına aktarılacak.
Gelişmenin arka planı
DKC'de Ebola salgını, 2025 yılının başlarında yeniden alevlenmiş ve Mayıs ayı itibarıyla 60'ı aşkın vaka ile 20'den fazla ölüm rapor edilmişti. Uganda sınırına yakın bölgelerde görülen vakalar, virüsün komşu ülkeye sıçrama riskini artırdı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 15 Haziran'da yaptığı değerlendirmede salgının bölgesel tehdit düzeyini 'yüksek' olarak sınıflandırmıştı.
CDC'nin acil fon kararı, ABD'nin küresel sağlık güvenliği taahhütleri kapsamında geliyor. Ajans, daha önce 2014-2016 Batı Afrika salgınında olduğu gibi büyük ölçekli müdahalelerde deneyimli. Bu kez, özellikle kırsal alanlarda sağlık altyapısının zayıf olması ve nüfus hareketliliği nedeniyle salgının kontrolü daha karmaşık hale geliyor.
Fonun 30 milyon doları, ABD içindeki sağlık tesislerinin hazırlık seviyesini yükseltmek ve olası ithal vakalara karşı acil müdahale kapasitesini güçlendirmek için ayrıldı. Kalan 77 milyon dolar ise saha çalışmaları, aşı stokları ve halk sağlığı kampanyaları için kullanılacak.
Bölgesel veya küresel boyut
Ebola virüsü, Orta Afrika'daki biyolojik tehditlerin başında geliyor. Son 10 yılda DKC'de 12'den fazla ayrı salgın yaşandı. Uganda sınır bölgelerindeki hareketlilik, virüsün Doğu Afrika'ya yayılma riskini artırıyor. Komşu ülkeler Ruanda, Güney Sudan ve Tanzanya da tedbirlerini sıkılaştırdı.
ABD'nin bu fon kararı, uluslararası toplumun salgınlara karşı kolektif müdahale kapasitesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak eleştirmenler, pandemi sonrası küresel sağlık finansmanındaki düşüşe dikkat çekiyor. WHO'nun acil durum fonu yetersiz kalırken, gelişmiş ülkelerin adım atması, salgının büyümesini önlemede kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika'da sağlık altyapısı projelerine ve insani yardım faaliyetlerine aktif katılım göstermektedir. DKC ve Uganda ile ticari ve diplomatik ilişkileri bulunan Türkiye, bölgedeki salgın yönetiminde uluslararası iş birliğine açık bir konumdadır. CDC'nin bu fonu, Türkiye'nin kendi acil durum müdahale planlarını gözden geçirmesi ve Afrika'daki sağlık projelerine yön vermesi açısından bir referans olabilir. Ayrıca, salgının küresel tedarik zincirlerine olası etkileri, Türkiye'nin lojistik ve sağlık sektörleri için risk değerlendirmesini gerektirmektedir.