ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, cumartesi günü işgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah yakınlarındaki Turmus Ayya kasabasını ziyaret ederek, İsrailli yerleşimcilerin saldırılarında hayatını kaybeden ABD vatandaşlarının aileleri de dahil olmak üzere Filistinlilerle bir araya geldi. Ziyaret, bölgede yerleşimci şiddetinin arttığı bir dönemde gerçekleşti ve ABD yönetiminin Filistinlilere yönelik artan saldırılara karşı tutumuna dair önemli sinyaller verdi.
Turmus Ayya'da Yaşananlar ve Ziyaretin Arka Planı
Turmus Ayya, son aylarda İsrailli yerleşimcilerin defalarca hedefi haline gelen bir Filistin kasabası. Haziran 2023'te kasabaya düzenlenen geniş çaplı bir saldırıda aralarında ABD vatandaşı bir gencin de bulunduğu birçok sivil hayatını kaybetmiş, onlarca ev ve araç kullanılamaz hale gelmişti. O dönemde ABD yönetimi saldırıyı kınamış ancak somut bir yaptırım uygulamamıştı. Huckabee'nin ziyareti, bu tür saldırıların kurbanlarının aileleriyle doğrudan temas kurulması açısından ilk kez gerçekleşiyor.
Büyükelçilik kaynaklarından edinilen bilgilere göre Huckabee, Turmus Ayya'da kurban ailelerine başsağlığı diledi ve olayla ilgili soruşturmanın takipçisi olacaklarını ifade etti. Ancak görüşmede İsrail'in yerleşimci şiddetine karşı yeterli adım atmadığı yönündeki eleştirilerin dile getirilip getirilmediği netleşmedi. ABD yönetimi, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirmekle birlikte, İsrail'e yönelik eleştirilerde dengeli bir dil kullanmayı tercih ediyor.
Ziyaret, aynı zamanda ABD'nin bölgedeki diplomatik angajmanını güçlendirme çabası olarak yorumlanıyor. Washington, Filistinlilere yönelik şiddetin tırmanmasının daha geniş çaplı bir istikrarsızlığa yol açmasından endişe ediyor. Huckabee'nin Turmus Ayya'da yaptığı görüşmeler, ABD'nin Filistinlilerle diyalog kanallarını açık tutma niyetini gösteriyor.
Yerleşimci Şiddeti ve Bölgesel Gerilim
İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşim faaliyetleri, 1967'den bu yana uluslararası hukuka aykırı kabul ediliyor. Ancak son yıllarda yerleşimci şiddeti benzeri görülmemiş bir düzeye ulaştı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023'te Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarında rekor sayıda ölüm ve yaralanma kaydedildi. İsrail ordusunun bu saldırıları engellemede isteksiz davrandığı, hatta bazı durumlarda yerleşimcilere destek verdiği yönünde uluslararası raporlar bulunuyor.
Turmus Ayya saldırısı, bu şiddet dalgasının en çarpıcı örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. Kasabada yaşayan Filistinliler, saldırı sonrası büyük maddi hasar ve psikolojik travma yaşadı. ABD vatandaşı bir gencin ölümü, olayı uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdı. ABD Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı kınamış ancak İsrail'e yönelik herhangi bir yaptırım açıklamamıştı.
Huckabee'nin ziyareti, Washington'ın yerleşimci şiddetine karşı tutumunu yeniden gözden geçirdiği bir döneme denk geliyor. ABD Kongresi'nde İsrail'e yapılan askeri yardımların insan hakları ihlalleriyle ilişkilendirilmesi yönünde artan bir baskı var. Ancak Biden yönetimi, İsrail ile stratejik ilişkileri koruma konusunda kararlı görünüyor.
Uluslararası Tepkiler ve Diplomatik Dengeler
Turmus Ayya ziyareti, Filistin yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin yerleşimci şiddetine karşı somut adımlar atması gerektiğini vurguladı. Ancak İsrail hükümeti, ziyareti "iç işlerine müdahale" olarak nitelendirebileceği sinyali verdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada, "ABD ile işbirliğimiz güçlüdür ancak İsrail'in güvenlik politikaları tartışmaya açık değildir" denildi.
Avrupa Birliği ve bazı Arap ülkeleri de yerleşimci şiddetini kınayan açıklamalar yaptı. Fransa, İngiltere ve Almanya, İsrail'i yerleşimci saldırılarını dururmaya çağırdı. Ancak bu çağrılar şimdiye kadar somut bir yaptırım kararına dönüşmedi. Uluslararası Ceza Mahkemesi, yerleşim faaliyetlerini savaş suçu olarak soruşturma kapsamına aldığını duyurmuştu.
Bölgede tansiyonun düşürülmesi için diplomatik çabalar sürüyor. ABD, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğuyla İsrail ile Filistin arasında güven artırıcı adımlar planlanıyor. Ancak yerleşimci şiddeti, bu çabaları baltalayan en önemli faktör olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetini yakından takip ediyor. ABD Büyükelçisi'nin Turmus Ayya ziyareti, Washington'ın Filistinlilere yönelik politikasında bir yumuşama sinyali olarak yorumlanabilir. Türkiye, bu tür ziyaretlerin somut yaptırımlarla desteklenmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca Türkiye, bölgede artan istikrarsızlığın kendi güvenliğini de etkileyebileceği endişesi taşıyor. Yerleşimci şiddetinin tırmanması, Orta Doğu'da yeni bir gerilim dalgası yaratabilir ve Türkiye'nin bölgesel diplomatik çabalarını zorlaştırabilir. Bu bağlamda Türkiye, uluslararası toplumu daha etkin bir tutum almaya çağırıyor.