Yemen ordusu, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, batı Yemen'deki Taiz ve Hudeyde illerinde Husilere ait birçok 'stratejik' mevzii geri aldığını duyurdu. Ordu kaynaklarına göre, hükümet güçleri Taiz ve Hudeyde arasındaki idari sınır boyunca uzanan Haifan cephesinde 'sahada zaferler' kazandı. Bu gelişme, yıllardır süren Yemen iç savaşında hükümet güçlerinin Husilere karşı elde ettiği son kazanımlardan biri olarak kaydedildi.
Çatışmaların arka planı ve Haifan cephesi
Haifan cephesi, Taiz ve Hudeyde illerini birbirine bağlayan stratejik bir bölge olarak biliniyor. Bu hattın kontrolü, hem askeri ikmal yolları hem de bölgesel hakimiyet açısından büyük önem taşıyor. Yemen ordusunun açıklamasına göre, hükümet güçleri bu hatta ilerleyerek Husi milislerinin elindeki bazı tepeleri ve geçiş noktalarını ele geçirdi.
Yemen'de 2014 yılından bu yana devam eden iç savaş, ülkeyi büyük bir insani krize sürüklemiş durumda. Husiler, başkent Sanaa'yı ve kuzeyin büyük bölümünü kontrol ederken, hükümet güçleri Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun desteğiyle güney ve doğuda varlık gösteriyor. Taiz ve Hudeyde, çatışmaların en yoğun yaşandığı cepheler arasında yer alıyor.
Hudeyde, Kızıldeniz kıyısındaki stratejik liman kenti olarak ülkeye giren insani yardımların büyük kısmını oluşturuyor. Bu nedenle bölgedeki askeri hareketlilik, sadece askeri değil aynı zamanda insani boyutuyla da yakından takip ediliyor. Birleşmiş Milletler, Hudeyde'deki çatışmaların liman operasyonlarını aksatmasından endişe ediyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Yemen iç savaşı, bölgesel bir vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, hükümet güçlerini desteklerken, İran, Husilerin en büyük destekçisi olarak görülüyor. Bu nedenle Haifan cephesindeki her askeri kazanım, bölgesel güç dengelerini de etkiliyor.
Son aylarda Yemen'de ateşkes çabaları zaman zaman gündeme gelse de, kalıcı bir barış sağlanabilmiş değil. Birleşmiş Milletler, taraflar arasında müzakereleri canlandırmak için çeşitli girişimlerde bulunuyor ancak sahada yaşanan çatışmalar, bu çabaları zorlaştırıyor. Hükümet güçlerinin son kazanımları, olası bir ateşkes öncesi avantaj elde etme çabası olarak yorumlanıyor.
Uluslararası toplum, Yemen'deki insani krize dikkat çekmeye devam ediyor. Milyonlarca insan yerinden edilmiş durumda ve ülke genelinde gıda güvensizliği had safhada. Askeri gelişmeler, zaman zaman insani yardım koridorlarını da etkileyebiliyor. Bu nedenle Haifan cephesindeki hareketlilik, insani yardım kuruluşları tarafından da izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizine taraf olmaktan kaçınsa da bölgesel istikrarsızlık Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki güvenlik durumu, Türkiye'nin deniz ticaret yolları ve enerji güvenliği açısından kritik. Hudeyde limanındaki çatışmalar, insani yardımların ulaştırılmasını zorlaştırarak bölgesel göç baskısını artırabilir. Ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan ve İran ile dengeli ilişkiler yürütüyor; Yemen'deki vekalet savaşının tırmanması, Türkiye'nin körfez diplomasisini zorlaştırabilir. Kalıcı barış, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve güvenlik çıkarları için elzem.