ABD hisse senedi vadeli işlemleri, Cuma günü Wall Street'te teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan satış dalgasının ardından Pazartesi günü de düşüş işareti veriyor. Güçlü gelen tarım dışı istihdam verileri, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımına gidebileceği beklentilerini kuvvetlendirirken, riskli varlıklardan çıkışı hızlandırdı. Öte yandan, arz kısıtlamaları ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle petrol fiyatları yükselişini sürdürüyor. S&P 500 ve Nasdaq vadeli işlemleri, haftanın kapanışında sırasıyla yüzde 1,1 ve yüzde 0,8 oranında geriledi. Teknoloji hisselerindeki kayıpların özellikle Meta, Apple, Amazon, Netflix ve Google gibi büyük şirketleri etkilediği görülüyor. Yatırımcılar, bu hafta ABD'de açıklanacak enflasyon verileri ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın konuşmasını yakından takip edecek.
Güçlü İstihdam Piyasası Fed'in Elini Güçlendiriyor
Cuma günü açıklanan verilere göre, ABD ekonomisi Aralık ayında beklentilerin oldukça üzerinde 256 bin yeni iş yaratırken, işsizlik oranı yüzde 4,1'e geriledi. Saatlik kazançlardaki artış ise yüzde 4,0 ile enflasyonist baskıların sürdüğüne işaret etti. Bu veriler, Fed'in faiz indirimine gitme planını erteleyebileceği yönünde yorumlandı. Piyasalar, daha önce Mart ayında faiz indirimi beklerken, şimdi bu olasılığı Haziran sonrasına öteliyor. Fed yetkililerinin son haftalardaki açıklamaları, işgücü piyasasının güçlü kalması durumunda faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği mesajını veriyor. Bu durum, özellikle yüksek büyüme beklentisiyle fiyatlanmış teknoloji hisselerinde düzeltme baskısını artırıyor. Analistler, faiz oranlarındaki olası bir artışın borçlanma maliyetlerini yükselterek şirket karlarını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Buna karşın, tarım dışı istihdam verisi ekonominin resesyona girmeyeceği yönünde de iyimserlik yaratıyor. Ancak faiz artırımı beklentisi, hisse senedi piyasalarındaki toparlanmayı yavaşlatıyor. Petrol fiyatları, OPEC+ ülkelerinin üretim kısıntıları ve Orta Doğu'daki jeopolitik riskler nedeniyle haftalık bazda yüzde 2'den fazla yükseliş kaydetti. Brent petrol 80 doların üzerinde seyrediyor. Analistler, enerji sektörü hariç diğer sektörlerin genel piyasa düşüşüne paralel hareket ettiğini belirtiyor.
Küresel Piyasalara Yansımalar
ABD'deki olumsuz hava, Asya ve Avrupa piyasalarına da yansıdı. Japonya'da Nikkei endeksi yüzde 0,8, Hong Kong'da Hang Seng ise yüzde 0,5 düştü. Avrupa'da DAX ve FTSE 100 vadeli işlemleri de düşüş işareti veriyor. Yükselen dolar ve artan tahvil faizleri, gelişmekte olan ülke piyasalarını da baskılıyor. Türkiye'de de BIST 100 endeksinin haftaya düşüşle başlaması beklenirken, dolar/TL kuru tarihi zirvelere yakın seyrediyor. Yatırımcılar, Fed'in sıkı para politikasının gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını hızlandırabileceği endişesi taşıyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ise ithalatçı ülkeler için cari açık riskini artırıyor. Küresel piyasalarda bu hafta ABD enflasyon verileri ve Avrupa Merkez Bankası kararları takip edilecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Merkez Bankası'nın faiz artırımı olasılığı, gelişmekte olan piyasalar kategorisinde yer alan Türkiye için doğrudan risk oluşturuyor. Yükselen dolar ve tahvil faizleri, TL üzerindeki baskıyı artırabilir ve yabancı sermaye girişini zorlaştırabilir. Öte yandan, petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin enerji ithalatı maliyetini yükselterek cari açık ve enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturuyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) kendi faiz politikasını belirlerken Fed'in adımlarını dikkate alması gerekiyor. Özellikle yılın ikinci yarısında olası bir faiz indirimi beklentisi, bu gelişmeyle birlikte zayıflamış durumda.