ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) tarafından yayımlanan ön verilere göre, ülkede 2022 yılında kaydedilen bebek ölüm hızı, tarihin en düşük seviyesine geriledi. Her bin canlı doğumda 5,4 bebek ölümü olarak kaydedilen bu oran, sağlık politikalarındaki iyileşmelerin ve tıbbi müdahale imkanlarının genişlemesinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. CDC'nin Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi (NCHS) tarafından hazırlanan raporda, bebek ölüm hızındaki bu düşüşün özellikle erken doğum ve düşük doğum ağırlığına bağlı ölümlerdeki azalmadan kaynaklandığı belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
CDC'nin ön verileri, 2021 yılında binde 5,6 olan bebek ölüm hızının 2022'de binde 5,4'e düştüğünü gösteriyor. Bu, 1995'ten bu yana kaydedilen en düşük seviye. Raporda, bebek ölüm hızındaki düşüşün yanı sıra, yenidoğan ölüm hızının da binde 3,6'dan binde 3,5'e gerilediği ifade ediliyor. Uzmanlar, bu gelişmenin arkasında annelere yönelik sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, sigara kullanımının azalması ve tıbbi teknolojideki ilerlemeler gibi faktörlerin bulunduğunu belirtiyor. Bununla birlikte, bebek ölüm hızındaki ırksal ve etnik eşitsizliklerin devam ettiği, siyahi bebeklerin ölüm oranının beyaz bebeklere göre iki kat daha fazla olduğu da raporda yer alan önemli bir bulgu.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'deki bebek ölüm hızındaki düşüş, gelişmiş ülkeler arasında yapılan karşılaştırmalarda olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de, ABD hâlâ diğer gelişmiş ülkelere kıyasla yüksek bebek ölüm oranlarına sahip. OECD verilerine göre, ABD'de bebek ölüm hızı, İzlanda, Japonya ve Finlandiya gibi ülkelerin neredeyse iki katı seviyesinde. Bu durum, ABD'nin sağlık sistemindeki yapısal sorunlara ve özellikle düşük gelirli gruplara yönelik sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizliklere işaret ediyor. CDC'nin verileri, bebek ölüm hızındaki düşüşün sürdürülebilir olması için anne sağlığı politikalarının güçlendirilmesi ve doğum öncesi bakımın yaygınlaştırılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bebek ölüm hızındaki düşüş, küresel sağlık politikaları açısından önemli bir gösterge olsa da, Türkiye doğrudan bu gelişmeden etkilenmemektedir. Ancak, Türkiye'nin de benzer şekilde bebek ölüm hızını düşürmek için sağlık altyapısına yatırım yapması ve anne-çocuk sağlığı programlarını güçlendirmesi gerektiği hatırlanmalıdır. Türkiye, son yıllarda sağlık alanında önemli ilerlemeler kaydetmiş olsa da, bölgesel eşitsizlikler ve kırsal kesimdeki sağlık hizmetlerine erişim sorunları devam etmektedir. Bu nedenle, ABD verileri, sağlık politikalarının etkinliğini artırmak için bir referans olarak değerlendirilebilir.