Brezilya'da 2 Ekim Pazar günü yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde gerilim tırmanırken, ABD ve Avustralya Cuma günü ülkedeki konsolosluk hizmetlerini güvenlik gerekçesiyle askıya aldı. Solcu eski Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva ile sağcı mevcut Devlet Başkanı Jair Bolsonaro arasındaki yarış, son mitinglerde sert söylemlere sahne oluyor. ABD Büyükelçiliği, "olağanüstü güvenlik koşulları" nedeniyle vize ve pasaport işlemlerinin geçici olarak durdurulduğunu duyurdu; Avustralya da benzer bir adım attı. Seçim, Brezilya'nın demokrasi tarihinde kritik bir dönemeç olarak görülüyor.
Seçim Yarışının Arka Planı
Brezilya'da 2 Ekim'de yapılacak başkanlık seçimi, ülkenin son yıllardaki en kutuplaşmış seçim kampanyasına sahne oluyor. Anketlerde eski Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva (İşçi Partisi) önde görünse de, mevcut Devlet Başkanı Jair Bolsonaro (Liberal Parti) farkı kapatmak için agresif bir kampanya yürütüyor. Lula, 2003-2010 yılları arasındaki başkanlığı döneminde geniş sosyal programlarla yoksulluğu azaltmış, ancak yolsuzluk suçlamalarıyla hapse mahkûm edilmiş, ardından karar bozulmuştu. Bolsonaro ise ekonomik liberalizasyon, silah yasalarında gevşeme ve geleneksel değerleri savunma söylemiyle sağ seçmeni konsolide etmeye çalışıyor. Kampanya sürecinde her iki aday da birbirini ağır şekilde eleştiriyor; Lula, Bolsonaro'yu "soykırımcı" olarak nitelendirirken, Bolsonaro Lula'yı "yolsuzluk şampiyonu" olmakla suçluyor. Son mitinglerde taraftarlar arasında zaman zaman arbede yaşandığı bildiriliyor.
Seçim öncesi şiddet olayları da arttı. Eylül ayında bir Lula taraftarı, Bolsonaro destekçisi tarafından bıçaklanarak öldürüldü; olay ülke genelinde infial yarattı. Ayrıca, Bolsonaro'nun seçim sonuçlarını kabul etmeyebileceği yönündeki endişeler, uluslararası gözlemciler tarafından sıkça dile getiriliyor. Bolsonaro, elektronik oy sistemine olan güvensizliğini defalarca dile getirmiş, ancak seçim otoritesi bu iddiaları reddetmişti. Bu durum, 2021'de ABD Kongresi'ne düzenlenen baskını andıran bir kriz çıkabileceği korkusunu artırıyor.
Uluslararası Tepkiler ve Konsolosluk Kararları
ABD Büyükelçiliği, Cuma günü yaptığı yazılı açıklamada, "Brezilya genelinde artan güvenlik riskleri nedeniyle konsolosluk hizmetlerinin geçici olarak askıya alındığını" bildirdi. Açıklamada, vatandaşlara dikkatli olmaları ve kalabalık ortamlardan kaçınmaları tavsiye edildi. Avustralya Dışişleri Bakanlığı da benzer bir karar alarak, Brezilya'daki büyükelçiliği ve konsolosluklarında randevulu işlemlerin durdurulduğunu duyurdu. Her iki ülke de seçim günü ve sonrasında çıkabilecek olaylara karşı önlem aldıklarını belirtti. Öte yandan, Avrupa Birliği ve diğer Latin Amerika ülkeleri henüz böyle bir adım atmadı, ancak seçimleri yakından izlediklerini açıkladılar.
Brezilya hükümeti, konsolosluk hizmetlerinin askıya alınmasını "orantısız" bulduğunu açıkladı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Ülkemizde seçimler barışçıl bir ortamda gerçekleşecektir; bu tür kararlar Brezilya imajına zarar vermektedir" dedi. Ancak güvenlik uzmanları, özellikle büyük şehirlerde sokak protestoları ve olası çatışmalar nedeniyle yabancı misyonların temkinli davrandığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Brezilya, Latin Amerika'nın en büyük ekonomisi ve bölgesel bir güç merkezi olarak küresel dengeler açısından büyük önem taşıyor. Seçim sonucu, ülkenin dış politikasını da şekillendirecek. Lula'nın kazanması halinde Brezilya'nın BRICS içindeki aktif rolünü artırması, Çin ve Rusya ile ilişkileri derinleştirmesi ve iklim değişikliği konusunda daha yapıcı bir tutum alması bekleniyor. Bolsonaro'nun yeniden seçilmesi durumunda ise ABD ile yakın ilişkiler sürecek, Amazon yağmur ormanlarındaki tahribat ve yerli hakları konusundaki tartışmalar devam edecek. Seçim, aynı zamanda Latin Amerika'da sol dalganın güçlenip güçlenmeyeceğinin de göstergesi olacak. Arjantin, Şili, Kolombiya ve Meksika'da sol iktidarların iş başında olduğu bir dönemde Brezilya'nın yönü, bölgesel işbirliği açısından belirleyici olacak.
Uluslararası kamuoyu, Brezilya'daki seçim sürecini demokrasinin geleceği açısından bir test olarak görüyor. ABD yönetimi, seçim sonuçlarına saygı gösterilmesi çağrısında bulunurken, Rusya ve Çin'den henüz resmi bir açıklama gelmedi. Seçim sonuçlarının ardından olası bir kriz, küresel piyasaları da etkileyebilir; zira Brezilya, tarım ürünleri, madenler ve enerji kaynakları açısından dünya ticaretinde kilit bir konumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya'daki seçim, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, Latin Amerika'daki siyasi dengelerin değişimi Türk dış politikası ve ekonomisi için dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türkiye, son yıllarda Latin Amerika'ya açılım politikası çerçevesinde Brezilya ile ticari ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Lula'nın zaferi, Türkiye'nin bölgedeki sol hükümetlerle olan diyaloğunu güçlendirebilir; Bolsonaro'nun kazanması ise mevcut ticari ilişkilerin devamını sağlar. Ayrıca, Brezilya'daki istikrarsızlık, emtia fiyatları üzerinden Türkiye'nin enerji ve gıda ithalatını etkileyebilir. Küresel ölçekte ise seçim, demokrasilerin popülist liderlere karşı dayanıklılığının bir göstergesi olarak izlenmeli.