ABD, Avrupa kıtasında konuşlu askeri gücünü önemli ölçüde azaltmaya hazırlanıyor. The New York Times’ın haberine göre, Pentagon bütçe kısıtlamaları ve stratejik önceliklerin Asya-Pasifik'e kayması nedeniyle NATO'nun Avrupa’daki varlığına doğrudan destek sağlayan uçak ve savaş gemilerinin sayısını düşürecek. Bu hamle, Soğuk Savaş sonrası dönemin en kapsamlı yeniden konuşlandırma planı olarak değerlendiriliyor. Plan dahilinde Avrupa'daki ABD asker sayısının yaklaşık 10 bin kişi azaltılması, bazı hava üslerinin kapatılması ve deniz kuvvetlerinin rotasyonunun seyrekleştirilmesi öngörülüyor.
Gelişmenin Arka Planı: Bütçe Kısıtlamaları ve Stratejik Öncelik Değişimi
Pentagon'un yeni bütçe teklifi, 2025 mali yılında savunma harcamalarını 895 milyar dolar olarak öngörse de, bu rakamın enflasyon ve operasyonel maliyetler düşünüldüğünde reel olarak azalmaya işaret ettiği belirtiliyor. Özellikle Ukrayna savaşı nedeniyle artan savunma harcamaları, ABD’nin kendi stoklarını yenileme ihtiyacı ve Çin’e karşı Hint-Pasifik bölgesinde yoğunlaşma isteği, Avrupa’daki yükü azaltma kararını tetikledi. ABD’li yetkililere göre, Avrupa’daki müttefiklerin artık kendi savunmalarına daha fazla katkı sağlaması bekleniyor. Bu kapsamda, Almanya’da konuşlu bir F-16 filosunun geri çekilmesi, İngiltere’deki bir insansız hava aracı üssünün küçültülmesi ve Akdeniz’deki uçak gemisi görev sürelerinin kısaltılması gibi dört büyük kesinti gündemde.
Uzmanlar, bu kesintilerin kısa vadede NATO’nun caydırıcılık kabiliyetini zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Doğu Avrupa’daki müttefikler, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı sürerken ABD’nin askeri varlığını azaltmasının 'yanlış sinyal' vereceğini savunuyor. Öte yandan ABD Savunma Bakanlığı, Avrupa’da hızlı konuşlandırma kabiliyetini korumak için yeni lojistik merkezler kurulacağını ve tatbikatların artırılacağını belirterek endişeleri gidermeye çalışıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: NATO’nun Geleceği ve Avrupa’nın Sorumluluğu
ABD’nin askeri kesinti planı, NATO’nun doğu kanadının güvenliği kadar ittifakın geleceği açısından da kritik. Avrupa ülkeleri, yıllardır GSYİH’lerinin yüzde 2’sini savunmaya ayırma taahhüdünü tam olarak yerine getirememişti; şimdi ise ABD’nin bu adımı, Avrupa’yı kendi savunmasını üstlenmeye zorluyor. Almanya’nın 100 milyar euroluk özel savunma fonu oluşturması, Polonya’nın askeri harcamalarını GSYİH’nin yüzde 4’üne çıkarması bu bağlamda atılmış adımlar. Ancak uzmanlar Avrupa’nın kısa vadede ABD’nin sağladığı hava ikmal, istihbarat, lojistik ve komuta-kontrol kapasitesini ikame edemeyeceği görüşünde.
Küresel ölçekte, ABD’nin Avrupa’dan çekilmesi Çin ve Rusya’ya stratejik fırsat alanı yaratabilir. Rusya, Ukrayna savaşında yıpranmış olsa da, ABD’nin azalan varlığını NATO’nun bölünmüşlüğü olarak yorumlayabilir. Çin ise ABD’nin Avrupa’ya olan ilgisinin azalmasını, Tayvan ve Güney Çin Denizi’nde daha agresif politikalar için bir zemin olarak görebilir. Bu nedenle ABD, kesintileri Asya’ya kaydırılan kaynaklarla dengelemeye çalışsa da, küresel güç dengesinde önemli bir kayma yaşanabileceği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltması, Türkiye’nin NATO içindeki stratejik konumunu daha da kritik hale getiriyor. Türkiye, Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki jeopolitik konumuyla ABD’nin azalan varlığının oluşturduğu boşluğu doldurabilecek potansiyele sahip. Ancak ABD ile ilişkilerdeki S-400 gerilimi ve F-35 programının dışında bırakılma gibi sorunlar, bu potansiyelin kullanılmasını engelliyor. Ayrıca Türkiye’nin Suriye ve Doğu Akdeniz’deki tezleri, ABD’nin bölgedeki askeri gücünün azalmasıyla daha da önem kazanacak. Ankara, bu süreçte NATO’nun güney kanadının güvenliği için daha fazla sorumluluk üstlenmek durumunda kalabilir, ancak bu durum aynı zamanda Türkiye’nin elini güçlendiren bir pazarlık kozu da olabilir.