ABD'de yapılan yeni bir kamuoyu araştırması, vatandaşların giderek daha büyük bir kesiminin aşırı sıcakların hayatlarını olumsuz etkilediğini belirttiğini ortaya koydu. Axios ile birlikte yürütülen ve Associated Press (AP) tarafından yayımlanan ankete göre, Amerikalıların yüzde 55'i son bir yılda aşırı sıcakların günlük yaşamlarını etkilediğini söylüyor. Bu oran, geçen yılın aynı döneminde yapılan benzer bir ankette yüzde 47 olarak kaydedilmişti. Anket, iklim değişikliğinin etkilerinin ABD'de giderek daha fazla hissedildiğini ve toplumun geniş kesimlerinin bu durumdan endişe duyduğunu gösteriyor.
Aşırı sıcakların artan etkisi ve toplumsal kabul
AP-NORC Kamuoyu Araştırma Merkezi tarafından 11-15 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen ankete katılan yetişkinlerin yüzde 55'i, aşırı sıcakların hayatlarını "çok" veya "biraz" etkilediğini ifade etti. Bu oran, geçen yılın aynı döneminde yapılan anketteki yüzde 47'lik orana göre belirgin bir artış gösteriyor. Anket sonuçları, iklim değişikliğinin etkilerinin yalnızca çevresel bir sorun olmaktan çıkıp, bireylerin günlük yaşam pratiklerini doğrudan etkileyen bir gerçeklik haline geldiğini ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre, sıcaklar nedeniyle en çok etkilenenler arasında gelir düzeyi düşük olanlar ve Latin kökenli Amerikalılar yer alıyor. Geliri düşük hanelerin yüzde 62'si, Latin kökenli vatandaşların ise yüzde 61'i aşırı sıcakların hayatlarını etkilediğini belirtiyor. Bu gruplar, genellikle iklim değişikliğinin olumsuz sonuçlarına karşı daha savunmasız olan kesimler olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu durumun iklim adaleti konusundaki endişeleri artırdığını vurguluyor.
Anketin dikkat çekici bulgularından biri de partiler arası farklılaşma. Demokratların yüzde 73'ü aşırı sıcakların hayatlarını etkilediğini söylerken, bu oran Cumhuriyetçilerde yüzde 40'ta kalıyor. Ancak her iki grupta da bu oranın geçen yıla göre arttığı görülüyor; Demokratlarda 7 puan, Cumhuriyetçilerde ise 4 puanlık bir artış yaşandı. Bu durum, iklim değişikliği konusundaki algının siyasi yelpazenin genelinde güçlendiğine işaret ediyor.
Küresel ısınma ve bölgesel yansımalar
Uzmanlar, aşırı sıcakların artmasını küresel ısınmanın doğrudan sonucu olarak değerlendiriyor. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) verilerine göre, geçtiğimiz yıl kaydedilen en sıcak yazların ardından bu yıl da sıcaklık rekorları kırıldı. ABD'de özellikle güneybatı eyaletleri ve büyük şehirler, sıcak hava dalgalarının etkisi altında kalıyor. Phoenix, Las Vegas ve Houston gibi kentlerde sıcaklıkların 45 dereceyi aştığı günler yaşandı. Bu durum, elektrik şebekeleri üzerinde baskı oluştururken, sağlık sistemlerini de zorluyor.
İklim değişikliğine uyum konusunda atılan adımlar da hızlanıyor. ABD hükümeti, ısıya karşı dayanıklı altyapı projeleri ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi için kaynak ayırıyor. Ancak bilim insanları, bu tür önlemlerin yetersiz kalabileceği konusunda uyarıyor. İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için sera gazı emisyonlarının hızla düşürülmesi gerektiği belirtiliyor. Biden yönetiminin temiz enerji yatırımlarını teşvik eden Enflasyon Azaltma Yasası, bu kapsamda atılan önemli adımlardan biri olarak gösteriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki aşırı sıcakların artan etkisi, iklim değişikliğinin küresel boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, Akdeniz Havzası'nda yer alması nedeniyle iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında gösteriliyor. Son yıllarda Türkiye'de de orman yangınları, kuraklık ve aşırı sıcaklar sıklaştı. Bu durum, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele politikalarını gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. ABD'nin deneyimi, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, ekonomik ve sosyal etkileri de olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin, iklim değişikliğine uyum süreçlerini hızlandırması ve sera gazı emisyonlarını azaltma taahhütlerini güçlendirmesi, gelecek nesiller için kritik önem taşıyor.