Hong Kong yetkilileri, ABD'nin çocukluk aşı önerilerini daraltmasının ardından şehrin aşı programını savunarak, halk sağlığı politikalarının keyfi olarak değiştirilemeyeceğini vurguladı. Çin'in özel yönetim bölgesi, aşılamanın önemine dikkat çekerek ebeveynlerin çocuklarının aşılarını geciktirmemesi gerektiğini bildirdi.
Hong Kong'un Aşı Programına Tam Güven
Sağlık Koruma Merkezi (CHP) Salı günü yaptığı açıklamada, şehrin çocukluk aşı programının bilimsel temellere dayandığını ve toplumun bağışıklık kazanması için kritik önem taşıdığını belirtti. Açıklamada, aşı programının ulusal ve uluslararası sağlık otoriteleriyle uyumlu şekilde sürekli gözden geçirildiği ve güncellendiği ifade edildi.
Hong Kong'da çocuklar doğumdan itibaren hepatit B, tüberküloz (BCG), difteri-tetanoz-boğmaca (DTaP), çocuk felci (IPV), kızamık-kabakulak-kızamıkçık (KKK) ve suçiçeği gibi hastalıklara karşı düzenli olarak aşılanıyor. CHP yetkilileri, aşılamadaki aksaklıkların özellikle kızamık gibi salgın riskini artırabileceği konusunda uyardı.
Yetkililer, pandemi döneminde aşı oranlarındaki düşüşün ardından ebeveynlere çocuklarının aşı takvimini tamamlamaları çağrısında bulundu. Bu kapsamda sağlık merkezlerinde ek aşı klinikleri açılırken, okullarda aşı farkındalık kampanyaları yürütülüyor.
ABD'nin Kararı Küresel Tartışma Yarattı
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) geçtiğimiz haftalarda çocukluk aşı önerilerinde önemli değişikliklere gitti. Yeni kılavuza göre, RSV aşısı ve bazı pnömokok aşıları önerilen listeden çıkarılırken, KKK aşısının tek doz uygulanması yönünde öneri getirildi. Bu değişiklik, aşı karşıtı grupların etkisiyle yapıldığı iddialarıyla tartışma yarattı.
Hong Kong Sağlık Bakanlığı'nın açıklaması, ABD'nin kararının diğer ülkelerin halk sağlığı politikalarını etkilememesi gerektiği mesajını verdi. "Sağlık politikaları bilimsel verilere dayanmalıdır; popülist yaklaşımlar toplum sağlığını tehlikeye atabilir" ifadeleri dikkat çekti. Uzmanlar, ABD'deki bu değişikliğin özellikle gelişmekte olan ülkelerde aşı tereddütünü artırabileceği endişesini dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, küresel aşı politikalarındaki belirsizliğin Türkiye'yi de etkileyebileceğini gösteriyor. Türkiye, DSÖ'nün önerdiği bağışıklama programını uygularken, ABD gibi ülkelerdeki aşı karşıtlığının yayılması, toplumsal bağışıklık oranlarını düşürebilir. Türk sağlık otoritelerinin, bilimsel temelli aşı politikasını sürdürmesi ve aşı tereddüdünü önlemek için kamuoyu bilgilendirme çalışmalarına ağırlık vermesi önem taşıyor. Ayrıca, aşı tedarik zincirindeki olası aksamalar göz önünde bulundurulmalı.