ABD'de 6 Kasım 2018'de yapılacak ara seçimler, Temsilciler Meclisi'nin 435 sandalyesinin tamamı ile Senato'nun 100 sandalyesinin 35'inin yenilenmesi için sandık başına gidilmesini sağlayacak. Cumhuriyetçiler ve Demokratlar, Kongre'nin kontrolü için kıyasıya yarışıyor. Seçim sonuçları, Başkan Donald Trump'ın görev süresinin son iki yılında yasama gündemini belirleyecek ve siyasi geleceği üzerinde belirleyici olacak.
Ara seçimlerin arka planı
ABD'de ara seçimler, başkanlık seçimlerinin yapılmadığı yıllarda, başkanın görev süresinin ortasında yapılıyor. Bu seçimlerde Temsilciler Meclisi'nin tüm üyeleri, Senato'nun ise yaklaşık üçte biri yenileniyor. Ayrıca eyalet valilikleri ve yerel yönetimler için de seçimler yapılıyor. 2018 ara seçimleri, Trump'ın 2016'daki seçim zaferinin ardından yapılan ilk ulusal seçim olma özelliği taşıyor. Seçim kampanyası, göçmenlik, sağlık sigortası, ekonomi ve Trump'ın siyasi üslubu gibi konular etrafında şekilleniyor.
Cumhuriyetçiler şu anda Kongre'nin her iki kanadında da çoğunluğu elinde bulunduruyor. Temsilciler Meclisi'nde 240'a 195, Senato'da ise 51'e 47 sandalye üstünlükleri var. Ancak anketler, Demokratların Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu ele geçirme ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Senato'da ise Cumhuriyetçilerin az farkla avantajlı olduğu değerlendiriliyor. Seçim sonuçları, Trump'ın yasama ajandası için kritik önemde. Eğer Demokratlar Temsilciler Meclisi'ni kazanırsa, Trump'ın vergi reformu, sağlık sigortası ve göçmenlik politikaları gibi konularda istediği yasaları geçirmesi zorlaşacak. Ayrıca Demokratlar, Trump yönetimine karşı soruşturma başlatma yetkisini de elde edebilir.
Seçim kampanyası sırasında Trump, göçmen karşıtı söylemlerini ve ekonomik başarılarını öne çıkardı. Demokratlar ise sağlık hizmetlerine erişimin genişletilmesi ve Trump'ın vergi indirimlerinin zenginlere yaradığı eleştirisi üzerinde durdu. Seçim sonuçları, aynı zamanda 2020 başkanlık seçimleri için de bir referans niteliği taşıyacak.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD ara seçimleri, sadece ülke içi siyaseti değil, aynı zamanda küresel dengeleri de etkileyebilir. Trump'ın dış politikada attığı adımlar, örneğin ticaret savaşları, İran'a yönelik yaptırımlar ve NATO müttefikleriyle yaşanan gerilimler, Kongre'deki güç dengesine bağlı olarak şekillenebilir. Demokratların Kongre'de güçlenmesi, Trump'ın dış politikada daha fazla denetimle karşılaşmasına yol açabilir. Özellikle Rusya soruşturması ve Suudi Arabistan ile ilişkiler gibi konularda Kongre'nin tutumu belirleyici olacak. Ayrıca ABD'nin iklim değişikliği, ticaret anlaşmaları ve uluslararası kurumlarla ilişkileri de seçim sonuçlarından etkilenebilir. Küresel piyasalar da seçim belirsizliğinden etkilenebilir; özellikle ticaret politikaları ve düzenlemeler konusunda olası değişiklikler, yatırımcı kararlarını etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ara seçimleri, Türkiye-ABD ilişkileri açısından dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. Kongre'nin kontrolünün değişmesi, özellikle Türkiye'ye yönelik silah satışları ve yaptırım kararlarında etkili olabilir. Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanması, Türkiye'nin Suriye politikası ve Fethullah Gülen'in iadesi gibi konularda Kongre'deki dengeleri değiştirebilir. Ayrıca ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve bölgesel güvenlik politikaları, Türkiye'nin enerji güvenliği ve dış ticaretini etkileyebilir. Seçim sonuçları, Türkiye'nin ABD ile yaşadığı mevcut anlaşmazlıklarda yeni bir dönemin habercisi olabilir.