ABD'de 6 Kasım'da yapılacak ara seçimler yaklaşırken, ülkenin önde gelen iki siyasi tahmincisi, Demokratların Temsilciler Meclisi'ni büyük olasılıkla ele geçireceğini, Senato'da ise çoğunluğu kazanma şansının giderek arttığını belirtiyor. Cumhuriyetçilerin kayıplarını sınırlamak için güvendikleri denge unsurlarının ise işe yaramadığı görülüyor. Bu değerlendirme, Başkan Donald Trump'ın ilk iki yılında Kongre'nin her iki kanadını da kontrol eden Cumhuriyetçiler için ciddi bir uyarı niteliğinde.
Ara Seçimlerin Arka Planı ve Tahminler
Ara seçimler, başkanlık seçimlerinin ortasında yapılan ve genellikle iktidardaki partinin oy kaybettiği seçimler olarak bilinir. 2018 ara seçimlerinde de benzer bir dinamik öngörülüyor. Temsilciler Meclisi'nin 435 üyesinin tamamı, Senato'nun ise 100 üyesinin 35'i yenilenecek. Ayrıca 36 eyalette valilik ve eyalet meclisleri için de oy verilecek. Demokratlar, Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu ele geçirmek için 23 sandalye kazanmak zorunda. Senato'da ise mevcut 49 sandalyeye ek olarak 2 sandalye daha kazanmaları gerekiyor (Başkan yardımcısının eşitliği bozma yetkisi Cumhuriyetçilerde olduğu için fiilen 51 sandalye hedefleniyor).
Önde gelen tahmincilerden biri olan Cook Political Report'un analisti Amy Walter, "Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanma olasılığı %85'in üzerinde" diyor. Senato için ise "cumhuriyetçilerin elindeki kritik eyaletlerde (Missouri, Indiana, Tennessee, Texas, Arizona, Nevada) Demokrat adayların anketlerde önde olması nedeniyle Senato'nun da Demokratlara geçme ihtimali %40-45 bandında" değerlendirmesini yapıyor. Diğer bir tahminci olan Sabato's Crystal Ball direktörü Larry Sabato ise Temsilciler Meclisi'nde Demokratların 30-40 sandalye kazanacağını, Senato'da ise 'belirsiz' bir tablo olduğunu ancak Demokratların az bir farkla çoğunluğu alabileceğini ifade ediyor.
Cumhuriyetçilerin bu dalgayı durdurmak için güvendiği faktörler arasında güçlü ekonomi, vergi indirimleri ve Başkan Trump'ın kampanya mitingleri yer alıyordu. Ancak anketler, bu faktörlerin seçmen davranışını değiştirmediğini gösteriyor. Özellikle banliyölerdeki eğitimli beyaz kadın seçmenler ve genç seçmenler arasında Demokratlara yönelik artan destek dikkat çekiyor. Ayrıca sağlık hizmetleri, göçmenlik politikaları ve Trump yönetiminin tartışmalı uygulamaları seçmenin gündeminde üst sıralarda yer alıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD ara seçimleri, sadece ülke içi siyaseti değil, aynı zamanda küresel dengeleri de etkiliyor. Kongre'nin kontrolünün değişmesi, Başkan Trump'ın dış politika hamlelerini sınırlayabilir. Örneğin, Demokratlar Temsilciler Meclisi'ni kazanırsa, Rusya soruşturması, ticaret savaşları, NATO ile ilişkiler ve Orta Doğu politikaları konusunda daha fazla denetim ve engelleme girişimi olabilir. Ayrıca, Demokratların çoğunluğu ele geçirmesi, Paris İklim Anlaşması'na geri dönüş, İran nükleer anlaşması gibi konularda yeni adımların önünü açabilir. Ancak dış politika genellikle başkanın yetkisinde olduğu için Kongre'nin rolü daha çok bütçe ve onay süreçlerinde kendini gösterir. Yine de Demokratların kontrolündeki bir Temsilciler Meclisi, Trump'ın politikalarını yavaşlatabilir ve 2020 başkanlık seçimleri öncesinde bir denge unsuru oluşturabilir.
Seçim sonuçları, ABD'nin ticaret politikalarını da etkileyebilir. Trump'ın Çin'e karşı başlattığı ticaret savaşı ve tarifeler, Demokratlar tarafından da eleştiriliyor ancak Demokratların alternatif politikaları henüz net değil. Yine de Kongre'deki değişiklik, uluslararası anlaşmaların onaylanması ve dış yardımların şekillenmesinde rol oynayacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ara seçimlerinin Türkiye açısından doğrudan bir etkisi olmasa da, Kongre'nin kontrolünün değişmesi Türk-Amerikan ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanması, Türkiye'ye yönelik eleştirel tutumlarıyla bilinen isimlerin komite başkanlıklarına gelmesi anlamına gelebilir. Özellikle Ermeni soykırımı tasarısı, Suriye'deki YPG/PYD konusu ve Türkiye'nin Rusya'dan S-400 alımı gibi başlıklarda Kongre'den Türkiye aleyhine adımlar gelebilir. Ayrıca, Demokratların çoğunluğu ele geçirmesi, İran yaptırımları ve Orta Doğu politikalarında Türkiye'nin pozisyonunu zorlaştırabilir. Ancak her iki partinin de Türkiye'ye yönelik tutumları zaman zaman sertleşebiliyor; bu nedenle net bir sonuç çıkarmak güç. Yine de Türkiye, ABD ile ilişkilerinde Kongre faktörünü dikkate almak zorunda.