ABD Adalet Bakanlığı, Maryland eyaletinde yürürlüğe giren ve federal kolluk görevlilerinin maske takmasını yasaklayan, ayrıca görev sırasında kimliklerini açıklamalarını zorunlu kılan yeni yasaya karşı dava açtı. Dava, yasanın yürürlüğe girdiği Perşembe günü Maryland ve eyaletin en büyük iki kenti aleyhine federal mahkemede açıldı. Bakanlık, yasanın federal hükümetin anayasal yetkilerine müdahale ettiğini savunuyor.
Yasanın Arka Planı ve Dava Süreci
Maryland eyalet yasama organı tarafından kabul edilen ve Vali Wes Moore tarafından onaylanan yasa, federal kolluk görevlilerinin görev başındayken yüzlerini maske veya benzeri bir örtüyle gizlemesini yasaklıyor. Yasa ayrıca, federal ajanların talep üzerine kimliklerini açıklamasını ve görevlerinin niteliğini belirtmelerini şart koşuyor. Yasa, 1 Haziran 2023 itibarıyla yürürlüğe girdi.
Adalet Bakanlığı'nın açtığı dava, yasanın federal hükümetin üstünlüğü ilkesine (supremacy clause) aykırı olduğunu ve federal kolluk görevlilerinin görevlerini güvenli bir şekilde yerine getirmesini engellediğini öne sürüyor. Dava dilekçesinde, yasanın federal ajanları hedef alarak onların kimliklerini açıklamaya zorlamasının, ajanların ve ailelerinin güvenliğini riske attığı belirtiliyor. Bakanlık ayrıca, yasanın federal görevlilere yönelik operasyonel güvenlik protokollerini ihlal ettiğini savunuyor.
Dava, Maryland ve eyaletin en büyük iki şehri olan Baltimore ve Annapolis'e karşı açıldı. Federal hükümet, eyalet yasalarının federal yetkililerin görevlerini yerine getirmesini engelleyemeyeceğini, Anayasa'nın federal hükümete üstünlük tanıdığını vurguluyor. Adalet Bakanlığı, yasanın iptali için acil geçici ihtiyati tedbir talebinde de bulundu.
Bölgesel ve Ulusal Boyut
Bu dava, ABD'de federal ve eyalet yetkileri arasındaki gerilimin son örneği. Maryland yasası, özellikle 2020'deki George Floyd protestoları sırasında federal ajanların kimliklerini gizlemesi ve üniformasız görev yapması nedeniyle artan kamu baskısı sonucu hazırlandı. Yasa, federal ajanların görev sırasında kimliklerini gizlemesini engelleyerek hesap verebilirliği artırmayı amaçlıyordu.
Ancak Adalet Bakanlığı, yasanın federal kolluk görevlilerini hedef aldığını ve onların güvenliğini tehlikeye attığını belirtiyor. Bakanlık sözcüsü, "Federal ajanlar, eyalet yasalarına değil federal yasalara tabidir. Bu yasa, federal hükümetin anayasal yetkilerine doğrudan bir müdahaledir" açıklamasında bulundu.
Maryland Başsavcısı Anthony Brown ise yasanın eyaletin kendi topraklarında federal ajanların hesap verebilirliğini sağlamak için gerekli olduğunu savunuyor. Brown, "Hiç kimse yasanın üstünde değildir. Federal ajanlar da dahil olmak üzere tüm kolluk görevlileri, görevlerini yerine getirirken kimliklerini açıklamalıdır" dedi.
Dava, federal mahkemede görülecek ve muhtemelen temyiz süreciyle Yüksek Mahkeme'ye kadar gidebilir. Bu tür davalar, federal ve eyalet yetkileri arasındaki dengeyi yeniden tanımlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de federal ve eyalet yasaları arasındaki bu çatışma, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD'nin iç hukuk mücadelesi küresel güvenlik ve istihbarat paylaşımını dolaylı yoldan etkileyebilir. Federal ajanların kimliklerini gizlemek zorunda kalması veya operasyonel kısıtlamalar, ABD'nin terörle mücadele ve uluslararası istihbarat iş birliği kapasitesini sınırlayabilir. NATO müttefiki olarak Türkiye, ABD ile yürüttüğü ortak güvenlik operasyonlarında benzer düzenlemelerin yansımalarını izlemeli. Ayrıca, bu dava, devletlerin kendi topraklarında yabancı ajanlara yönelik düzenleme yetkisinin sınırlarını tartışmaya açarak, uluslararası hukukta egemenlik ve yargı yetkisi konularında emsal teşkil edebilir.