ABD Adalet Bakanlığı, Yüksek Mahkeme'nin Başkan Donald Trump'ın doğuştan vatandaşlık hakkını kısıtlama girişimini reddetmesinin ardından, federal savcılara 'doğum turizmi' olarak bilinen uygulamalara yönelik soruşturmaları önceliklendirme talimatı verdi. 30 Haziran tarihli resmi yazıda, savcıların bu tür planları tespit etmek ve kovuşturmak için kaynaklarını yoğunlaştırmaları istendi. Doğum turizmi, hamile yabancı kadınların çocuklarının otomatik olarak ABD vatandaşı olabilmesi için ABD'ye seyahat etmesini ifade ediyor.
Gelişmenin arka planı
ABD Anayasası'nın 14. Ek Maddesi, ABD topraklarında doğan herkese vatandaşlık hakkı tanıyor. Trump yönetimi, bu hakkın turist vizesiyle gelenlerin çocuklarını kapsamadığını savunarak Ekim 2018'de yürütme emri çıkarmıştı. Ancak Yüksek Mahkeme, Haziran ayında oybirliğiyle bu girişimi anayasaya aykırı bularak reddetti. Kararın ardından Adalet Bakanlığı, doğum turizminin yasa dışı göç ve vize dolandırıcılığı boyutuna odaklanılması gerektiğini belirtti. Bakan Yardımcısı Joseph H. Hunt imzalı talimatta, 'Bu tür planlar, ABD göçmenlik sistemini istismar etmekte ve ulusal güvenlik riski oluşturmaktadır' ifadelerine yer verildi.
Doğum turizmi, özellikle Çin, Rusya ve Nijerya gibi ülkelerden gelen aileler arasında yaygın. Şirketler, hamile kadınlara ABD'de doğum yapmaları için paket turlar düzenliyor. FBI ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi'nin (ICE) daha önce bu tür planlara yönelik operasyonlar düzenlediği biliniyor. 2019'da California'da 3 şirket kapatılmış ve müşterilere 5 yıla kadar hapis cezaları verilmişti. Yeni talimat, soruşturmaların kapsamını genişletmeyi ve cezai kovuşturmaları artırmayı hedefliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Doğum turizmi, sadece ABD'de değil, Kanada, Avustralya ve Avrupa'nın bazı ülkelerinde de tartışma konusu. ABD'nin bu konudaki sertleşen tutumu, diğer ülkelerin de benzer politikalar benimsemesine yol açabilir. Özellikle Kanada'da da doğuştan vatandaşlık hakkı bulunuyor ve hükümet bu uygulamayı sınırlamak için çalışmalar yürütüyor. Öte yandan, küresel ölçekte artan milliyetçilik ve göç karşıtı söylemler, doğum turizminin bir güvenlik meselesi olarak görülmesine neden oluyor. Uzmanlar, bu tür uygulamaların ekonomik eşitsizlikleri derinleştirdiğine dikkat çekiyor; zengin aileler çocuklarına ABD pasaportu alırken, yoksul göçmenler aynı haktan yararlanamıyor.
ABD'de yılda yaklaşık 40 bin bebeğin doğum turizmi kapsamında dünyaya geldiği tahmin ediliyor. Bu durum, sağlık sisteminde mali yüke yol açtığı gibi, vize başvurularında belge sahteciliğini de beraberinde getiriyor. Trump yönetiminin son dönemde göçmenlik politikalarını sıkılaştırdığı bir ortamda, bu talimatın seçim öncesi bir hamle olarak da değerlendirilebileceği yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de doğum turizmi ABD'deki kadar yaygın olmasa da, özellikle vize serbestisi olan ülkelerden gelen hamile kadınların Türkiye'de doğum yapması mümkün. Türkiye'nin vatandaşlık politikası kan bağı esasına dayandığı için doğum turizmi doğrudan bir risk oluşturmuyor. Ancak ABD'nin bu konuda attığı adımlar, küresel göç politikalarındaki katılaşmanın bir yansıması. Türkiye, AB ile vize serbestisi müzakerelerinde benzer argümanlarla karşılaşabilir. Ayrıca, Türk vatandaşlarının ABD'de doğum turizmi yapması durumunda, iki ülke arasındaki vize süreçleri etkilenebilir. Bu gelişme, Türkiye'nin göçmenlik ve vatandaşlık politikalarını gözden geçirmesi açısından dolaylı bir uyarı niteliği taşıyor.