ABD Adalet Bakanlığı (DOJ) tarafından yayımlanan yeni verilere göre, ülkedeki göçmenlik mahkemelerinde yargılanan çocukların yarısından fazlası, kendilerini avukatsız olarak temsil ediyor. Bu durum, Donald Trump yönetiminin katı göç politikalarıyla daha da vahim bir hal alıyor. Verilere göre, şu anda 750 binden fazla çocuk sınır dışı edilme tehdidi altında bulunuyor. Bu çocukların çoğu, Orta Amerika ülkelerinden (El Salvador, Guatemala, Honduras) şiddet, yoksulluk ve zulümden kaçarak ABD'ye sığınan refakatsiz çocuklar.
Çocukların mahkemede yalnız mücadelesi
Mahkemede kendini temsil eden çocuklar, genellikle İngilizce bilmiyor, hukuki süreçleri anlamıyor ve haklarını savunacak donanıma sahip değil. Uzmanlar, avukatsız çocukların sınır dışı edilme olasılığının, avukata sahip olanlara göre çok daha yüksek olduğunu vurguluyor. 2024 yılı itibarıyla, çocukların mahkemeye çıkma süreci ortalama 2 yılı buluyor ve bu süreçte çocuklar travma, eğitimsizlik ve yalnızlıkla baş etmek zorunda kalıyor. Hawaii merkezli bir sivil toplum kuruluşu olan Kids in Need of Defense (KIND), bu soruna dikkat çekerek, “Bu çocuklar, yetişkinlerin bile zorlandığı bir hukuk sisteminde yapayalnız bırakılıyor” açıklamasını yaptı.
Trump yönetiminin göç politikalarının dönüşü
Trump'ın 2025'te yeniden başkan seçilmesinin ardından, göçmen karşıtı politikalarını daha da sertleştirdiği biliniyor. Özellikle “Sıfır Tolerans” politikası kapsamında ailelerin ayrılması ve çocukların gözaltı merkezlerinde tutulması, uluslararası eleştirilere yol açmıştı. Şimdi ise binlerce çocuk, hukuki temsil hakkı olmadan sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya. DOJ verileri, 2025 yılının ilk üç ayında göçmenlik mahkemelerine 100 bini aşkın yeni çocuk davası açıldığını gösteriyor. Bu rakam, 2024'ün aynı dönemine göre yüzde 40 artış anlamına geliyor. İnsan hakları örgütleri, çocuklara ücretsiz avukat atanması için yasal düzenleme çağrılarında bulunuyor, ancak Trump yönetimi bu taleplere soğuk bakıyor.
Küresel insan hakları krizi
Bu durum sadece ABD'nin değil, tüm dünyanın insan hakları karnesini de sorgulatıyor. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi, ABD'yi çocuk hakları ihlalleri konusunda sık sık uyarıyor. Uzmanlar, çocukların mahkemede temsil edilmemesinin, adil yargılanma hakkını ciddi şekilde ihlal ettiğini belirtiyor. Meksika sınırında yaşanan bu kriz, aynı zamanda ABD'nin uluslararası taahhütleriyle de çelişiyor. Başta Avrupa Birliği (AB) olmak üzere birçok ülke ve uluslararası kuruluş, ABD'nin bu politikasını kınarken, Trump yönetimi ise “yasadışı göçle mücadele” kapsamında bu uygulamaları savunuyor. Özellikle Guatemala, Honduras ve El Salvador hükümetleri, ABD ile yaptıkları geri kabul anlaşmaları çerçevesinde binlerce çocuğun ülkelerine iade edilmesini bekliyor. Bu ülkelerde çocukları bekleyen tehlike ise şiddet, çete baskısı ve yoksulluktan ibaret değil; çoğu çocuk, sınır dışı edildikten sonra yeniden kaçış yolları arıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda Suriyeli mülteciler başta olmak üzere büyük bir göçmen nüfusuna ev sahipliği yapıyor. ABD'deki bu uygulama, uluslararası göç yönetiminde çocukların korunmasının evrensel bir sorun olduğunu hatırlatıyor. Türkiye'nin mülteci çocuklara eğitim ve sağlık hizmeti sunma konusundaki çabaları, uluslararası toplumda takdir toplarken, ABD'nin bu politikaları, göçmen çocukların hakları konusunda farkındalığı artırabilir. Öte yandan, Türkiye ile ABD arasındaki göçmen anlaşmaları ve vize politikaları bu gelişmeden dolaylı olarak etkilenebilir. Türkiye, uluslararası platformlarda çocuk haklarının korunması için daha güçlü bir duruş sergileyebilir.