ABD Adalet Bakanlığı (DOJ), 2026 yılında yapılacak ara seçimlerde olası usulsüzlükleri izlemek ve müdahale etmek amacıyla kurmayı planladığı “seçim bütünlüğü komuta merkezini” sessizce iptal etti. Söz konusu merkez, saha ajanları ve savcılar için düzenlenmesi öngörülen eğitim programlarının da askıya alınmasıyla birlikte, seçim güvenliği konusunda endişelere yol açtı.
Planlanan Yapı ve İptal Süreci
DOJ bünyesinde oluşturulması planlanan komuta merkezi, 50 eyaletteki seçim süreçlerini anlık olarak izleyecek, şikayetleri değerlendirecek ve gerektiğinde federal müdahaleyi koordine edecekti. Ancak iç kaynaklara göre, merkezin kurulumu için ayrılan bütçe ve personel tahsisi, üst düzey yetkililer tarafından durduruldu. Bununla birlikte, seçim suçları konusunda uzmanlaşmış savcılar için planlanan ileri düzey eğitim oturumları da iptal edildi. Eğitimlerin iptali, özellikle seçim güvenliği alanında deneyim eksikliği yaşanmasına neden olabileceği gerekçesiyle eleştiriliyor.
Başkan Donald Trump'ın seçimlerde “hile” ve “manipülasyon” yapıldığı yönündeki sık sık tekrarladığı iddialar, bu iptalin zamanlamasını daha da tartışmalı hale getiriyor. Trump, 2024 başkanlık seçimlerine ilişkin benzer suçlamalarda bulunmuş ve bu durum Kongre baskınına varan olaylara zemin hazırlamıştı. 2026 ara seçimleri öncesinde böyle bir adım atılması, muhalefet ve sivil toplum kuruluşları tarafından “seçim güvenliğinin zayıflatılması” olarak yorumlanıyor.
Tepkiler ve Olası Sonuçlar
Demokrat Parti senatörleri, DOJ'un bu kararını “sorumluluktan kaçış” olarak nitelendirirken, bazı eski federal savcılar da konunun takip edilmesi gerektiğini vurguluyor. Eğitimlerin iptali, özellikle eyaletler arasında farklılık gösteren seçim yasaları konusunda savcıların yeterince bilgi sahibi olmamasına yol açabilir. Ayrıca, komuta merkezinin olmaması, seçim günü yaşanabilecek teknik aksaklıklar veya siber saldırılara karşı koordineli bir yanıt verilmesini engelleyebilir.
Bu gelişme, ABD'de seçim güvenliği konusundaki kutuplaşmayı daha da derinleştirme potansiyeli taşıyor. 2020 başkanlık seçimlerinin ardından yaşanan güven bunalımı, Trump'ın söylemleriyle beslenmeye devam ediyor. 2026 ara seçimleri, Senato ve Temsilciler Meclisi'nin kontrolünü belirleyecek kritik bir süreç olacak. DOJ'un bu adımı, seçimlere yönelik güveni sarsabileceği gibi, siyasi istikrarsızlığı da tetikleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki seçim güvenliği tartışmaları, Türkiye'nin de yakından izlediği bir konudur. ABD'nin iç siyasi istikrarı, küresel ekonomik ve güvenlik dengelerini doğrudan etkilemektedir. Seçim sürecine yönelik güven erozyonu, ABD'nin dış politikada öngörülemezlik yaşamasına yol açabilir. Bu durum, Türkiye-ABD arasındaki savunma, ticaret ve diplomasi alanlarındaki ilişkileri dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, seçim güvenliği konusundaki bu tür gelişmeler, Türkiye'nin kendi seçim sistemlerini güçlendirme çabalarına referans oluşturabilir. Ankara'nın, özellikle dezenformasyon ve siber tehditlerle mücadele konusunda ABD'deki deneyimlerden ders çıkarması beklenir.