Columbia Business School profesörü Abby Joseph Cohen, Bloomberg televizyonunda yayınlanan "Bloomberg Money" programında eski ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Alan Greenspan'ın mirasını değerlendirdi. Greenspan, bu hafta 100 yaşında hayatını kaybetmişti. Cohen, programda Greenspan'ın Fed başkanlığı döneminde uyguladığı para politikalarının küresel ekonomi üzerindeki uzun vadeli etkilerini analiz etti ve Greenspan'ın düşük enflasyon ile sürdürülebilir büyüme arasında kurduğu dengenin günümüz merkez bankacıları için hala geçerli bir model olduğunu vurguladı.
Greenspan Dönemi ve Para Politikasının Dönüşümü
Alan Greenspan, 1987'den 2006'ya kadar süren 19 yıllık Fed başkanlığı boyunca ABD ekonomisini önemli krizlerden geçirdi. 1987 Kara Pazartesi borsa çöküşü, 1990'lardaki dot-com balonu ve 2001 terör saldırıları sonrası ekonomik durgunluk, onun yönetiminde şekillendi. Greenspan, enflasyonu kontrol altında tutarken ekonomik büyümeyi teşvik etme konusunda "Yeni Ekonomi" kavramının mimarı olarak anıldı. Cohen, "Greenspan, veri odaklı kararları ve piyasalarla açık iletişimiyle Fed'in şeffaflık politikasının temelini attı. Onun döneminde faiz oranları, enflasyon beklentilerini yönetmede etkili bir araç haline geldi" dedi.
Greenspan'in en tartışmalı kararlarından biri, 2000'li yılların başında faizleri çok düşük tutarak konut balonunu beslemesiydi. 2008 küresel finans krizinin ardından birçok ekonomist, Greenspan'in düzenleyici politikalarının yetersiz kaldığını eleştirdi. Ancak Cohen, "Greenspan, kriz sonrası dönemde de savunduğu gibi, piyasa mekanizmalarına olan inancıyla biliniyor. Onun mirası, başarıları kadar hatalarıyla da merkez bankacılığına yön vermeye devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Küresel Ekonomiye Etkileri ve Günümüze Yansımaları
Greenspan'in politikaları sadece ABD'yi değil, küresel ekonomiyi de derinden etkiledi. Düşük faiz ortamı, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını hızlandırırken, döviz kurlarında dalgalanmalara neden oldu. Cohen, Greenpan'ın küresel merkez bankaları arasında koordinasyonun önemini vurguladığını belirtti: "Greenspan, merkez bankalarının birbirleriyle istişare içinde olması gerektiğini sıkça dile getirdi. Bugün Fed, Avrupa Merkez Bankası ve diğer büyük merkez bankaları arasındaki işbirliği, Greenspan'in mirasının bir parçası olarak görülebilir." Programda ayrıca Greenspan'in enflasyon hedeflemesi konusundaki katkıları da ele alındı. Cohen, Greenspan'in enflasyonu kontrol altında tutarken büyümeyi destekleme konusunda 'asimetrik' bir yaklaşım benimsediğini ve bu yaklaşımın günümüz Fed başkanları tarafından da benimsendiğini söyledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Greenspan dönemi Türkiye ekonomisi için de önemli dersler barındırıyor. 2000'li yılların başında Türkiye'nin uyguladığı enflasyon hedeflemesi ve mali disiplin politikaları, Greenspan'in küresel çapta öncülük ettiği para politikası yaklaşımının bir yansımasıydı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın bağımsızlık ve şeffaflık vurgusu, Greenspan'in Fed'de oluşturduğu kurumsal kültürden izler taşıyor. Ancak Greenspan'in düşük faiz politikalarının küresel sermaye akışlarına etkisi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde kırılganlıkları artırmıştı. Günümüzde Türkiye'nin karşı karşıya olduğu enflasyon sorunları, Greenspan döneminin para politikası derslerinin yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Merkez bankalarının kredibilitesi ve bağımsızlığı, Greenspan'in mirasının en kritik öğesi olarak öne çıkıyor.