İsrail'deki Arap partisi Birleşik Liste'nin (Ra'am) lideri Mansur Abbas, 23 Mart 2021 seçimlerinde Siyonist siyasetçi Naftali Bennett'in Yamina partisinden aday olan Shimrit Segalovich ile işbirliği yaparak Filistinli vatandaşların oylarını İsrail koalisyon siyasetinde daha etkili kılmaya çalışıyor. Abbas, bu hamleyle hem Arap toplumunun taleplerini meclise taşımayı hem de İsrail siyasetinde daha geniş kabul görmeyi umut ediyor.
Yamina'nın Arap adayı: Shimrit Segalovich
Shimrit Segalovich, İsrail'deki Siyonist partilerden biri olan Yamina'nın listesinde yer alan bir Arap kadın siyasetçi. Yamina, Naftali Bennett liderliğinde milliyetçi ve dindar Siyonist bir çizgide konumlanıyor. Segalovich'in adaylığı, İsrail siyasetinde alışılmadık bir durum olarak dikkat çekiyor; zira Siyonist partiler genellikle Arap adayları listelerine koymaktan kaçınıyor. Ancak Segalovich, uzun yıllardır Arap toplumuyla diyalog içinde olan ve ortak yaşamı savunan bir isim olarak biliniyor.
Mansur Abbas ise Ra'am partisinin lideri olarak, İsrail'deki İslami hareketin güney koluna mensup. Abbas, geçmişte İsrail ile Filistin arasındaki çatışmalarda ılımlı bir çizgi izlemiş ve diyalog yanlısı bir tutum sergilemişti. Şimdi ise Segalovich ile ittifak yaparak, hem kendi partisinin meclisteki gücünü artırmayı hem de Arap toplumunun sorunlarını gündeme taşımayı hedefliyor.
2021 seçimleri öncesinde Ra'am, Birleşik Liste'den ayrılarak bağımsız hareket etme kararı almıştı. Bu karar, Arap siyasetinde bir bölünmeye işaret ediyordu. Abbas, bu stratejiyle Arap oylarının dağılmasını önlemek ve seçim barajını geçmek için Siyonist partilerle işbirliği yapmanın gerekli olduğunu düşünüyor.
İsrail koalisyon siyasetinde Arap faktörü
İsrail'de hükümet kurmak için 120 sandalyeli Knesset'te 61 sandalyeye ihtiyaç var. Arap partileri genellikle koalisyonlara katılmaz, ancak dışarıdan destek verebilirler. Mansur Abbas, bu dengeyi kullanarak Arap toplumunun çıkarlarını koruyabileceğine inanıyor. Segalovich ile ittifak, hem Yamina'nın Arap seçmen nezdindeki meşruiyetini artırabilir hem de Abbas'a mecliste daha fazla söz hakkı tanıyabilir.
Ancak bu ittifak, her iki taraf için de riskler barındırıyor. Yamina'nın sağcı seçmen tabanı, Arap bir adayın listeye girmesinden rahatsız olabilir. Öte yandan, Abbas'ın Siyonist bir partinin listesinden aday göstermesi, Arap toplumunda "normalleşme" eleştirilerine yol açabilir. Yine de Abbas, pragmatik bir yaklaşımla, Arap vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesi için bu tür işbirliklerinin şart olduğunu savunuyor.
İsrail'deki Arap vatandaşlar, nüfusun yaklaşık %20'sini oluşturuyor ve son yıllarda siyasi katılımları artmış durumda. 2020'deki seçimlerde Arap partileri ortak liste halinde girerek 15 sandalye kazanmıştı. Ancak iç anlaşmazlıklar nedeniyle bu birlik bozuldu. Abbas, şimdi yeni bir stratejiyle Arap oylarını merkeze taşımayı amaçlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mansur Abbas'ın Siyonist bir partinin listesinden aday göstermesi, Filistin davası açısından karmaşık bir tablo oluşturuyor. Türkiye, İsrail'deki Arap vatandaşların haklarını desteklemekle birlikte, Siyonist partilerle işbirliğini Filistin davasına zarar verici olarak görebilir. Bu gelişme, Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerinde yeni bir denge arayışını gerektirebilir. Ayrıca, İsrail'deki Arap siyasetindeki bölünmeler, Türkiye'nin bölgesel müttefikleri nezdinde Filistin meselesinin nasıl ele alınacağı konusunda stratejik bir gözden geçirmeye yol açabilir.