Avrupa Birliği'nin bu yaz başlattığı yeni Dijital Giriş-Çıkış Sistemi (EES), özellikle Schengen bölgesine seyahat eden milyonlarca turist için kabusa dönüştü. Havalimanlarında ve sınır kapılarında uzun kuyruklara, kaçırılan uçuşlara ve artan güvenlik kontrollerine neden olan sistem, tatil planlarını altüst etti. Sistemin uygulamaya konulmasıyla birlikte, yolcular pasaport kontrolünde ortalama 30-45 dakika fazla bekleme süresiyle karşılaştı. Özellikle yoğun yaz sezonunda, Londra Heathrow, Paris Charles de Gaulle ve Amsterdam Schiphol gibi büyük havalimanlarında durum daha da kritik hale geldi.
EES Nedir ve Nasıl Çalışıyor?
Avrupa Birliği’nin geliştirdiği Entry/Exit System (EES), üçüncü ülke vatandaşlarının Schengen bölgesine giriş ve çıkışlarını kayıt altına alan otomatik bir dijital sistemdir. Sistem, yolcuların biyometrik verilerini (parmak izi ve yüz görüntüsü) topluyor ve her geçişte bu verileri doğruluyor. Amaç, sınır güvenliğini artırmak, vize ihlallerini önlemek ve yasadışı göçle mücadele etmek. Ancak uygulama aşamasında yaşanan teknik aksaklıklar ve personel yetersizliği, sistemin beklenenin aksine gecikmelere yol açmasına neden oldu. AB Komisyonu, ilk haftalarda yaşanan sorunların normal olduğunu ve sistemin zamanla oturacağını belirtse de, turistler ve havayolu şirketleri durumdan oldukça rahatsız.
Birçok havayolu, check-in sırasında yolculara sınır kontrolleri için ek süre ayırmaları uyarısında bulunuyor. British Airways ve Ryanair gibi büyük taşıyıcılar, yolcularına en az 3 saat önce havalimanında olmalarını tavsiye ediyor. Uzmanlar, sistemin tam anlamıyla verimli çalışabilmesi için en az bir yıl geçmesi gerektiğini ve bu süreçte aksaklıkların devam edebileceğini ifade ediyor. Özellikle yoğun dönemlerde, sınır kapılarında yeterli sayıda donanım ve personel bulunmaması en büyük sorun olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
EES uygulaması sadece AB'yi değil, küresel seyahat endüstrisini de etkiliyor. İngiltere gibi AB üyesi olmayan ülkelerden gelen turistler, yeni sistem nedeniyle en çok etkilenen grupların başında geliyor. İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, konuyu AB liderleriyle gündeme taşıyacağını açıkladı. Öte yandan, ABD ve Kanada gibi diğer ülkeler de benzer dijital sınır sistemleri üzerinde çalışıyor. EES'in getirdiği zorluklar, küresel seyahat hareketliliğini yavaşlatabilir ve turizm gelirlerini olumsuz etkileyebilir. Dünya Turizm Örgütü (UNWTO), yeni sistemlerin seyahat özgürlüğünü kısıtlamaması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, sistemin veri güvenliği konusunda da endişeler bulunuyor; biyometrik verilerin kötüye kullanılması olasılığı, sivil toplum örgütleri tarafından sıkça dile getiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin yeni sınır sistemi, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir gelişme olmasa da dolaylı sonuçları bulunuyor. Türkiye, Schengen bölgesine en çok seyahat eden ülkeler arasında yer alıyor ve her yıl milyonlarca Türk vatandaşı AB ülkelerine gidiyor. EES sisteminin yarattığı gecikmeler, Türk turistlerin seyahat planlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile vize serbestisi müzakerelerinde, AB'nin sınır güvenliğine verdiği önem dikkate alındığında, Türkiye'nin de benzer bir sistemi uygulama baskısı hissedebilir. Öte yandan, Türkiye'nin kendi sınır güvenliğini modernize etmesi ve dijital sistemlere geçişi, EES tecrübesinden ders çıkararak daha planlı bir şekilde yapılabilir.