Avrupa Birliği ile Vietnam arasındaki ekonomik ve diplomatik bağlar hızla güçleniyor. Ancak bu yakınlaşma, Brüksel'in Hanoi'nin insan hakları sicili, çalışma standartları ve ticaret dengesizlikleri konusundaki endişeleri ne ölçüde dile getirdiği tartışmasını da beraberinde getiriyor. AB-Vietnam Serbest Ticaret Anlaşması'nın (EVFTA) 2020'de yürürlüğe girmesinden bu yana ticaret hacmi önemli ölçüde arttı; fakat anlaşmanın insan hakları ve sürdürülebilir kalkınma taahhütleri kâğıt üzerinde kaldığı yönünde eleştiriler var.
Gelişmenin arka planı: EVFTA ve sonrası
AB ile Vietnam arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması, 1 Ağustos 2020'de yürürlüğe girdi. Anlaşma, gümrük tarifelerinin büyük bölümünü sıfırlayarak Vietnam'ın tekstil, ayakkabı, mobilya ve elektronik ürünlerine AB pazarına geniş erişim sağladı. Karşılıklı ticaret 2022'de 60 milyar avroyu aştı. Ancak AB'nin Vietnam'a yönelik ihracatı, Vietnam'ın AB'ye ihracatının oldukça gerisinde; bu durum Brüksel'de ticaret dengesizliği endişelerini artırıyor.
Anlaşmanın 'Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma' bölümü, her iki tarafın da Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) temel sözleşmelerine uymasını ve insan haklarına saygı göstermesini şart koşuyor. Fakat Vietnam'da bağımsız sendikaların yasaklanması, ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar ve işçi hakları ihlalleri devam ediyor. AB, 2023'te Hanoi'ye teknik düzeyde uyarılarda bulundu; ancak somut yaptırım uygulanmadı.
Diplomatik alanda da ilişkiler derinleşiyor. AB-Vietnam ortaklığı, 2023'te kapsamlı bir yatırım koruma anlaşmasının (IPA) onaylanma sürecine girmesiyle yeni bir boyut kazandı. Ayrıca AB, Vietnam'ın yeşil enerji dönüşümünü desteklemek için 'Adil Enerji Dönüşüm Ortaklığı' (JETP) kapsamında 15,5 milyar dolarlık bir finansman paketi açıkladı. Bu paket, Vietnam'ın kömürden çıkışını hızlandırmayı hedefliyor. Ancak insan hakları örgütleri, bu tür finansmanların Hanoi'nin reform yapma konusundaki isteksizliğini maskeleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AB'nin Vietnam ile yakınlaşması, geniş Indo-Pasifik stratejisi çerçevesinde değerlendiriliyor. Brüksel, Çin'e olan ekonomik bağımlılığını azaltmak ve bölgede etkisini artırmak için Vietnam gibi ülkelerle ticaret anlaşmalarına yöneliyor. Ancak bu strateji, AB'nin 'değerler temelli dış politika' iddiasıyla çelişebiliyor. İnsan hakları savunucuları, AB'nin ekonomik çıkarlar uğruna otoriter eğilimlere göz yumduğunu belirtiyor.
Vietnam ise AB ile ilişkilerini, Çin'e olan bağımlılığını dengelemek ve Batılı yatırımcıları çekmek için bir araç olarak görüyor. Hanoi, aynı zamanda ABD ile de ilişkilerini geliştiriyor; 2023'te iki ülke kapsamlı stratejik ortaklık ilan etti. Bu denge politikası, Vietnam'ın insan hakları konusundaki baskılara direnmesini kolaylaştırıyor.
AB içinde ise bazı üye devletler ve Avrupa Parlamentosu, Vietnam'a yönelik daha sert bir tutum alınmasını istiyor. Parlamento, 2022'de kabul ettiği bir kararda Vietnam'daki insan hakları ihlallerini kınadı ve EVFTA'nın sürdürülebilirlik bölümünün etkin uygulanması çağrısında bulundu. Ancak AB Konseyi ve Komisyon, ticari ilişkilerin kopmasının bölgedeki etkiyi azaltacağı endişesiyle temkinli davranıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin Vietnam ile ticaret ve yatırım ilişkilerini derinleştirmesi, Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi tartışmaları açısından dolaylı bir ders niteliği taşıyor. AB, ticaret anlaşmalarına insan hakları ve çalışma standartları maddeleri eklerken, Türkiye gibi aday ülkelerle ilişkilerinde bu koşulları daha katı uyguluyor. Vietnam örneği, AB'nin ekonomik çıkarlar söz konusu olduğunda değerler temelli yaklaşımından ne kadar taviz verebildiğini gösteriyor. Bu durum, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde çifte standart algısını güçlendirebilir. Ayrıca Vietnam'ın AB pazarına artan erişimi, tekstil ve hazır giyim gibi sektörlerde Türk ihracatçıları için rekabet baskısı yaratabilir.