Avrupa Birliği (AB) ve Güney Kore, artan jeopolitik gerilimler ve güvenlik risklerinin küresel ölçekte birbirine bağlı hale geldiği bir ortamda, stratejik iş birliklerini derinleştirme kararı aldı. İki taraf, özellikle savunma, istihbarat ve siber güvenlik alanlarında kritik öneme sahip gizli bilgilerin güvenli bir şekilde paylaşılmasını sağlayacak bir Güvenlik Bilgi Anlaşması’nı (Security of Information Agreement) hızlandırma konusunda mutabık kaldı. Brüksel'de bir araya gelen AB Konseyi Başkanı Charles Michel, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, ortak basın toplantısında anlaşmanın iki taraf arasındaki stratejik ortaklığın yeni bir safhasını temsil ettiğini vurguladı. Liderler, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı, Doğu Çin Denizi'ndeki gerilimler ve Kuzey Kore'nin nükleer programı gibi konuların, güvenlik mimarisinin artık ulusal sınırlarla sınırlı kalamayacağını gösterdiğini belirtti.
Anlaşmanın kapsamı ve önemi
Güvenlik Bilgi Anlaşması, AB ile Güney Kore arasında 2010 yılında imzalanan Çerçeve Anlaşması'nın bir uzantısı olarak görülüyor. Mevcut anlaşma, gizlilik dereceli bilgilerin korunması ve paylaşılmasına ilişkin standartları belirleyerek iki tarafın istihbarat, savunma sanayii ve siber güvenlik alanlarında daha yakın iş birliği yapmasını mümkün kılacak. AB yetkilileri, bu tür bir anlaşmanın özellikle siber saldırılar, dezenformasyon kampanyaları ve teknoloji hırsızlığına karşı ortak mücadelede hayati olduğunu vurguluyor. Güney Kore, halihazırda AB'nin Asya'daki en yakın ortaklarından biri olarak kabul ediliyor; iki taraf arasındaki ticaret hacmi 2022 yılında 130 milyar Euro'yu aştı. Ancak güvenlik alanındaki iş birliği, özellikle son yıllarda artan jeopolitik rekabet nedeniyle daha da önem kazandı. Liderler, anlaşmanın yanı sıra Hint-Pasifik bölgesinde deniz güvenliği, iklim değişikliğiyle mücadele ve kritik minerallerin tedarik zinciri gibi konularda da iş birliğini artırma kararı aldı.
Güney Kore, AB'nin Hint-Pasifik stratejisinde önemli bir ortak olarak görülüyor. AB, bölgede Çin'in artan etkisine karşı denge unsuru olarak Güney Kore, Japonya, Avustralya ve Hindistan gibi ülkelerle bağlarını güçlendirmeye çalışıyor. Yoon Suk Yeol, AB'nin Hint-Pasifik'teki angajmanını memnuniyetle karşıladıklarını ve Güney Kore'nin AB ile bir 'kapsamlı stratejik ortaklık' kurmayı hedeflediğini ifade etti. Ayrıca, Kuzey Kore'nin nükleer ve füze programlarının bölgesel güvenliğe yönelik en büyük tehdit olduğunu belirterek, AB'nin bu konudaki yaptırım ve diplomatik çabalarına destek verdi.
Küresel bağlamda değerlendirme
AB-Güney Kore güvenlik anlaşması, sadece iki taraf arasındaki ilişkilerin değil, aynı zamanda küresel güç dengelerinin de bir yansıması. Rusya-Ukrayna savaşı, Batılı ülkelerin güvenlik politikalarında köklü değişikliklere yol açarken, Asya'da Çin'in yükselişi ve Kuzey Kore'nin provokasyonları AB ve müttefiklerini yeni arayışlara itiyor. AB, geleneksel olarak daha çok transatlantik güvenlik mimarisine odaklanmışken, son yıllarda Hint-Pasifik bölgesine yönelik stratejisini belirgin şekilde güçlendirdi. 2021'de yayımlanan Hint-Pasifik Stratejisi, AB'nin bölgedeki ticaret, bağlantısallık ve güvenlik iş birliğini artırmayı hedefliyor. Bu çerçevede Güney Kore ile imzalanacak Güvenlik Bilgi Anlaşması, somut bir adım olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, Çin'in bu gelişmeyi nasıl karşılayacağı merak konusu. Pekin, AB'nin Hint-Pasifik angajmanını genellikle 'müdahaleci' olarak nitelendiriyor. Ancak AB, Güney Kore ile olan iş birliğinin üçüncü taraflara karşı olmadığını, aksine bölgesel istikrarı güçlendirmeyi amaçladığını vurguluyor. Ayrıca, Güney Kore'nin AB ile güvenlik alanında yakınlaşması, ABD ile olan ittifakını tamamlayıcı nitelikte görülüyor. ABD, Güney Kore'nin en önemli güvenlik ortağı olmaya devam ediyor; ancak Seul yönetimi, Çin ile ticari ilişkilerini de dengelemek zorunda. Bu bağlamda Güney Kore, AB ile güvenlik iş birliğini artırarak Çin'e karşı aşırı bağımlılıktan kaçınmayı ve stratejik otonomisini güçlendirmeyi hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB ile Güney Kore arasındaki güvenlik anlaşması, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, bölgesel ve küresel güç dengeleri açısından önemli sinyaller veriyor. AB'nin Asya-Pasifik'e yönelik artan ilgisi, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir alan. Türkiye, hem AB üyesi olmamasına rağmen AB güvenlik politikalarıyla uyum içinde olması hem de Asya ülkeleriyle geliştirdiği ikili ilişkiler nedeniyle bu tür anlaşmaları analiz etmelidir. Özellikle savunma sanayii ve teknoloji transferi alanlarında AB-Güney Kore iş birliğinin artması, Türkiye'nin potansiyel ortaklık fırsatlarını yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Ayrıca, küresel tedarik zincirlerinde çeşitlenme ve stratejik otonomi arayışı, Türkiye'nin de kendi dış politikasında dikkate alması gereken bir trend.