Ukrayna'nın en büyük çelik şirketlerinden biri olan Metinvest'in genel müdürü Yuriy Ryzhenkov, Avrupa Birliği'nin (AB) Çin'den gelen ucuz çelik ithalatını sınırlamaya yönelik koruma önlemlerinin Ukrayna'yı da olumsuz etkilediğini açıkladı. Ryzhenkov, AB'nin uyguladığı tarifelerin Ukrayna'nın "aynı torbaya konulduğunu" belirterek, ülkesinin bu önlemlerden muaf tutulması gerektiğini vurguladı. Açıklama, küresel çelik ticaretinde artan korumacılık eğilimlerinin yansımaları açısından dikkat çekici.
AB'nin Çin'e Yönelik Önlemleri ve Ukrayna'nın Durumu
Avrupa Birliği, son dönemde Çin menşeli çelik ürünlerine yönelik anti-damping ve sübvansiyon karşıtı önlemlerini sıkılaştırmış durumda. Bu kapsamda uygulanan ilave gümrük vergileri, AB pazarına giren Çin çeliğini caydırmayı amaçlıyor. Ancak Ukrayna, AB ile derin ve kapsamlı serbest ticaret anlaşması (DCFTA) çerçevesinde ticaret yapmasına rağmen, bu önlemlerden dolaylı olarak etkileniyor. Ryzhenkov, "AB'nin Çin'e yönelik adil olmayan ticaret uygulamalarına karşı aldığı önlemler anlaşılabilir, ancak Ukrayna'nın bu tedbirlerin kapsamına alınması kabul edilemez. Ukrayna çelik sektörü, Avrupa pazarına uyum sağlamak için büyük çaba sarf ediyor ve bu tür önlemler rekabet gücümüzü zayıflatıyor" dedi.
Ukrayna çelik sektörü, ülke ekonomisi için hayati öneme sahip. Savaş öncesinde çelik ihracatı, Ukrayna'nın toplam ihracatının yaklaşık %20'sini oluşturuyordu. Ancak Rusya'nın geniş çaplı işgali sonrasında üretim tesislerinin bir kısmı tahrip oldu veya işgal altındaki bölgelerde kaldı. Metinvest, Mariupol'daki Azovstal ve Ilyich demir-çelik fabrikalarını kaybetmesine rağmen, diğer bölgelerdeki tesisleriyle üretimi sürdürmeye çalışıyor. Şirket, AB pazarına yönelik ihracatını artırarak kayıplarını telafi etmeyi hedefliyordu. Ancak AB'nin koruma önlemleri, bu planları sekteye uğratabilir.
Küresel Çelik Ticaretinde Korumacılık Dalgası
AB'nin çelik ithalatına yönelik önlemleri, ABD'nin 2018'de uygulamaya koyduğu %25'lik çelik tarifeleri ve diğer ülkelerin benzer adımlarıyla birlikte küresel ticarette korumacılık eğiliminin bir parçası. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, 2020'den bu yana çelik ürünlerine yönelik ticaret kısıtlamaları %30'dan fazla arttı. Bu durum, küresel çelik piyasasında arz fazlası ve fiyat baskısı yaratırken, üreticiler arasında haksız rekabet endişelerini de beraberinde getiriyor.
Ukrayna, AB'nin yanı sıra diğer önemli pazarlara da çelik ihraç ediyor. Ancak savaş nedeniyle lojistik zorluklar yaşanıyor ve geleneksel pazarlara erişim kısıtlı. Bu nedenle AB pazarı, Ukrayna çelik ihracatı için kritik bir önem taşıyor. Ryzhenkov, AB'nin Ukrayna'ya yönelik ticaret liberalizasyonu taahhütlerini hatırlatarak, "AB, Ukrayna'ya ekonomik destek sözü verdi. Bu tür önlemler, bu desteğin altını oyuyor" ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin çelik ithalatına yönelik koruma önlemlerinin Ukrayna'yı da kapsaması, Türkiye'nin çelik ihracatı açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, AB'nin en büyük çelik tedarikçilerinden biri ve benzer tarifelerle karşı karşıya. Ukrayna'nın da bu önlemlerden etkilenmesi, AB pazarındaki rekabet koşullarını değiştirebilir. Türk çelik üreticileri, Ukrayna'nın yaşadığı sıkıntıların kendi ihracatlarını olumsuz etkilememesi için AB ile ticaret müzakerelerinde aktif rol almalı. Ayrıca, küresel çelik ticaretindeki korumacılık dalgası, Türkiye'nin ihracat pazarlarını çeşitlendirmesi gerektiğini gösteriyor.