Avrupa Birliği (AB), Taliban yönetiminin üst düzey yetkilileriyle Brüksel'de bir araya gelerek Afganistan'da yaşayan ve yurt dışına çıkmak isteyen Afgan vatandaşlarının durumunu masaya yatırdı. Görüşme, AB'nin Kabil'de düzenlediği ilk teknik toplantının ardından gerçekleşti. Toplantının ana gündem maddesi, Avrupa'ya sığınma başvurusunda bulunan Afganların gönüllü geri dönüşü ve Taliban yönetiminin bu sürece ilişkin taahhütleri oldu.
Gelişmenin arka planı
AB, Taliban'ın Ağustos 2021'de Kabil'i ele geçirmesinin ardından Afganistan'daki insani krize yanıt olarak bir dizi diplomatik girişim başlatmıştı. Brüksel'deki toplantı, AB'nin Taliban ile doğrudan diyaloğunu sürdürme kararlılığını gösteriyor. AB, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması, kadın hakları ve azınlıkların korunması gibi konularda Taliban'dan somut adımlar bekliyor. Ancak Brüksel yönetimi, Taliban'ı resmen tanımadığını ve görüşmelerin sadece operasyonel konularla sınırlı olduğunu vurguluyor.
Toplantıya katılan AB yetkilileri, Afganistan'da yaklaşık 20 milyon kişinin akut gıda güvensizliği yaşadığını ve milyonlarca kişinin yerinden edildiğini hatırlattı. AB, 2021'den bu yana Afganistan'a 1,5 milyar Euro'nun üzerinde insani yardım sağladı. Ancak Taliban'ın kız çocuklarının eğitimine getirdiği kısıtlamalar ve kadınların kamu hayatından dışlanması, AB'nin yardımların etkinliğine ilişkin endişelerini artırıyor.
Görüşmenin bir diğer önemli başlığı, AB ülkelerine sığınma başvurusu yapan Afganların geri dönüşü oldu. AB, gönüllü geri dönüş programları kapsamında Afganları teşvik etmeye çalışıyor, ancak Taliban'ın ülkede güvenli bir ortam sağlayamaması nedeniyle bu programlar sınırlı kalıyor. Taliban heyeti, geri dönenlerin güvenliğini garanti edeceklerini belirtirken, AB somut güvenlik önlemleri talep etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Taliban'la yürütülen bu diyalog, sadece AB için değil, bölge ülkeleri için de kritik önem taşıyor. Afganistan'daki istikrarsızlık, Pakistan, İran ve Orta Asya ülkelerine düzensiz göç dalgalarına yol açıyor. AB, bu göç baskısını azaltmak için Taliban'la işbirliğini artırmaya çalışıyor. Öte yandan, Taliban'ın uluslararası toplumla yeniden entegrasyonu, ülkenin ekonomik çöküşten kurtarılması için hayati görülüyor. Ancak insan hakları ihlalleri ve terörle bağlantıları nedeniyle Taliban'a yönelik yaptırımlar devam ediyor.
Rusya ve Çin gibi ülkeler, Afganistan'da nüfuz mücadelesi verirken, AB'nin Taliban'la diyaloğu, Batı'nın bölgede etkin olma çabası olarak yorumlanıyor. AB, aynı zamanda Katar ve Türkiye gibi bölgesel aktörlerle koordinasyon halinde çalışarak Afganistan'daki diplomatik varlığını sürdürmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan'da istikrarın sağlanması ve düzensiz göçün önlenmesi konusunda AB ile benzer endişeleri paylaşıyor. Türkiye, 2021'den bu yana Afgan mültecilere ev sahipliği yapan ülkeler arasında öne çıkarken, Taliban yönetimiyle diplomatik temaslarını sürdürüyor. AB'nin Taliban'la görüşmeleri, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ancak Türkiye, Taliban'ın uluslararası tanınırlık kazanmasına temkinli yaklaşıyor ve insan hakları konusunda somut adımlar atılmasını bekliyor. Afganistan'daki güvenlik boşluğu, Türkiye'nin güney sınırlarını da etkileyebileceğinden, Ankara gelişmeleri yakından izliyor.