Avrupa Birliği'nin küresel rekabette ABD ve Çin karşısında geri kalmaması için hazırladığı kapsamlı rekabet gücü paketi, Avrupa Parlamentosu'nda (AP) siyasi engellere takılmış durumda. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen'in öncelikli projelerinden olan girişim, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme hedefleri doğrultusunda Avrupa sanayisini canlandırmayı amaçlıyor. Ancak AP'deki siyasi gruplar arasındaki görüş ayrılıkları ve ulusal çıkarlar, paketin onay sürecini yavaşlatıyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki artış ve tedarik zinciri kırılganlıkları, AB'nin acil önlem almasını gerektirirken, parlamentodaki tıkanma Brüksel'de hayal kırıklığı yaratıyor.
Paketin içeriği ve karşılaşılan engeller
AB Komisyonu'nun geçtiğimiz aylarda açıkladığı rekabet gücü paketi, kritik hammaddelerin tedariki, temiz teknoloji yatırımları ve düzenleyici yüklerin azaltılması gibi alanlarda yeni kurallar getiriyor. Paket, Avrupa'nın yeşil ve dijital geçişini hızlandırmayı ve Çin'e olan bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Ancak AP'deki merkez sağ Avrupa Halk Partisi (EPP), Sosyalistler ve Demokratlar (S&D) ile Renew Europe grubu arasında uyum sağlanamıyor. EPP, iş dünyasının rekabet gücünü artıracak daha esnek kurallar isterken, Sosyalistler işçi hakları ve çevre standartlarının düşürülmemesinde ısrar ediyor. Bu nedenle birçok madde komitelerde takılı kalmış durumda. Oylamanın yıl sonuna ertelenmesi gündemde.
Pegasus gölgesinde Yunan casus yazılımı krizi
Bu arada, Avrupa Birliği'nin üzerindeki bir başka kara bulut da Pegasus casus yazılımı skandalı. Yunanistan'da eski bir Avrupa Parlamentosu üyesinin, Pegasus yazılımıyla hedef alındığı ortaya çıktı. Söz konusu eski milletvekili, Yunan hükümetinin muhalifleri izlemek için kullandığı iddia edilen casus yazılımı soruşturması sırasında saldırıya uğradı. Olay, AB'nin dijital güvenlik ve hukukun üstünlüğü konusundaki hassasiyetini bir kez daha gündeme getirdi. Avrupa Komisyonu, üye ülkelere casus yazılım kullanımının sınırlandırılması çağrısında bulunurken, bağımsız medya ve sivil toplum örgütleri bu tür müdahalelerin demokrasiyi tehdit ettiği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin rekabet gücü paketindeki tıkanma, Türkiye açısından bir fırsat penceresi açabilir. Gümrük Birliği'nin güncellenmesi sürecinde, AB'nin Çin'den tedariki azaltma çabaları, Türkiye'nin üretim üssü olarak önemini artırabilir. Ancak Pegasus skandalının Yunanistan boyutu, Türkiye'nin de geçmişte benzer suçlamalarla karşılaştığı göz önüne alındığında, AB'deki siyasi gerginlikleri derinleştirebilir. Türkiye, AB pazarına erişimini korumak ve yabancı yatırım çekmek için istikrarlı bir hukuki ve dijital güvenlik ortamı sunmalıdır. Aksi takdirde, AB içindeki krizler Türkiye'nin ticari ve diplomatik manevra alanını daraltabilir.