Avrupa Parlamentosu'nda (AP) kabul edilen tartışmalı bir yasa tasarısının ardından bazı milletvekilleri 'Geri gönderin' sloganları atarak göçmen karşıtı bir atmosfer yarattı. 10 Mart 2025 tarihli oturumda, AP üyeleri, sığınma başvurularının reddedildiği kişilerin sınır dışı edilme sürecini hızlandırmayı hedefleyen bir yasa tasarısını oyladı. Oylama sonrası, aşırı sağcı ve milliyetçi gruplara mensup bazı vekiller, 'Send them back' (Onları geri gönderin) sloganları atarak salonu terk etti. Olay, AB'nin göç politikası konusundaki derin bölünmüşlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Yasa Tasarısının İçeriği ve Tepkiler
Kabul edilen yasa tasarısı, sığınma başvuruları reddedilen göçmenlerin sınır dışı işlemlerinin altı aydan üç aya indirilmesini ve üye ülkelerin bu kişileri daha hızlı bir şekilde geri göndermesini öngörüyor. Ayrıca, sınır dışı kararlarına itiraz süreci de kısaltılıyor. Tasarı, Avrupa Komisyonu tarafından 'düzensiz göçle mücadele' adı altında sunulmuş ancak insan hakları örgütleri tarafından sert şekilde eleştirilmişti. Amnesty International, tasarının 'geri gönderme yasağı' ilkesini ihlal ettiğini ve sığınmacıların korunmasını zayıflattığını belirtti. AP'deki Sosyalistler ve Demokratlar grubu, tasarıya karşı oy kullanırken, Hristiyan Demokratlar ve aşırı sağcı Avrupa Muhafazakârları ve Reformistleri (ECR) ile Kimlik ve Demokrasi (ID) grubu lehte oy kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, AB genelinde yükselen göçmen karşıtı söylemin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Almanya, Fransa ve İtalya gibi büyük üye ülkelerde aşırı sağ partilerin güç kazanması, AB'nin ortak göç politikasını daha da katılaştırıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), alınan kararın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve mülteci koruma mekanizmalarını zayıflattığını açıkladı. Öte yandan, Akdeniz üzerinden Avrupa'ya ulaşmaya çalışan düzensiz göçmen sayısının 2024'te %15 artarak 300 bini geçtiği belirtiliyor. Bu durum, AB ülkelerinin sınır güvenliği politikalarını sertleştirmesine yol açıyor. Göçmen hakları savunucuları, yasanın Avrupa'nın insanlık değerlerine gölge düşürdüğünü savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin göçmen karşıtı yasa tasarısını kabul etmesi, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişmedir. Türkiye, halihazırda 4 milyona yakın mülteciye ev sahipliği yaparken, AB'nin katılaşan göç politikaları, Türkiye'nin üzerindeki yükü daha da artırabilir. 2016 Türkiye-AB Göç Mutabakatı'nın yeniden gözden geçirilmesi gündeme gelebilir. Ayrıca, sınır dışı işlemlerinin hızlandırılması, Türkiye'nin AB'den mali destek alma sürecini etkileyebilir. Türk diplomasisi, bu gelişmeyi yakından takip ederek hem kendi çıkarlarını hem de insani yükümlülüklerini dengelemek durumundadır.