Avrupa Birliği (AB), sosyal medya devi Meta'ya yönelik soruşturmasını genişletiyor. Düzenleyiciler, Meta'nın Instagram ve Facebook platformlarında çocukları hedef alan bağımlılık yapıcı tasarım unsurlarını inceliyor. Soruşturma, özellikle çocukların platformlarda uzun süre kalmasını sağlayan algoritmik öneriler ve bildirim sistemleri üzerinde yoğunlaşmış durumda. AB yetkilileri, bu uygulamaların genç kullanıcıların psikolojik gelişimine olumsuz etkileri olabileceğini belirtiyor. Ancak soruşturmanın sonuçlanacağı tarih henüz netleşmiş değil. Brüksel'deki kaynaklar, sürecin karmaşıklığı nedeniyle birkaç ay daha sürebileceğini ifade ediyor.
Gelişmenin arka planı
AB, dijital hizmetler yasası (DSA) kapsamında büyük teknoloji şirketlerine yönelik denetimlerini sıkılaştırıyor. Meta, daha önce de çocuk güvenliği konusunda eleştirilere maruz kalmıştı. 2021'de bir iç araştırma, Instagram'ın genç kızların beden imajı sorunlarını kötüleştirdiğini ortaya koymuştu. AB Komisyonu, bu bulguların ardından harekete geçmiş ve Meta'nın içerik moderasyonu ile algoritmik şeffaflık uygulamalarını mercek altına almıştı. Şimdi ise soruşturma, doğrudan çocukları bağımlı hale getiren tasarım öğelerine odaklanıyor. Uzmanlar, 'karanlık desen' olarak adlandırılan bu tekniklerin, kullanıcıları istenmeyen eylemlere yönlendirdiğini belirtiyor. AB, bu uygulamaların DSA'nın 'yüksek riskli' kategorisine girdiğini düşünüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AB'nin bu hamlesi, sadece Avrupa'da değil, küresel çapta da yankı uyandırdı. ABD'de eyalet düzeyinde benzer düzenlemeler tartışılırken, İngiltere Çevrimiçi Güvenlik Yasası ile çocukları çevrimiçi zararlardan korumayı hedefliyor. Meta ise platformlarında çocuk güvenliğine yatırım yaptığını ve ebeveyn denetim araçlarını geliştirdiğini savunuyor. Ancak Avrupa Tüketici Örgütü (BEUC) gibi gruplar, bu adımların yetersiz olduğunu söylüyor. Soruşturma sonucunda AB, Meta'ya ağır para cezaları verebilir veya hizmetlerini geçici olarak durdurmasını isteyebilir. Bu durum, dijital pazarın gelecekteki düzenlemelerine de emsal teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin Meta'ya yönelik soruşturması, Türkiye'deki dijital düzenleme tartışmalarını da etkileyebilir. Türkiye'de 2020'de yürürlüğe giren sosyal medya yasası, platformlara içerik çıkarma ve veri yerelleştirme zorunluluğu getirmişti. Ancak çocukların çevrimiçi güvenliği konusunda henüz AB kadar kapsamlı bir düzenleme bulunmuyor. AB'nin alacağı kararlar, Türkiye'deki yasa koyucular için bir referans olabilir. Ayrıca Meta'nın Türkiye'de geniş bir kullanıcı tabanı olduğu düşünüldüğünde, olası bir küresel uyum süreci, Türkiye'deki uygulamaları da şekillendirebilir. Türkiye'nin BTK gibi kurumları, AB'nin yaklaşımını takip ederek yerel düzenlemeleri güncellemeyi değerlendirebilir.