Avrupa Birliği (AB), İngiltere ile Fransa arasındaki Manş Denizi'nde (English Channel) yasa dışı göç geçişlerini engellemek için kapsamlı yeni önlemler açıkladı. AB Komisyonu'nun hazırladığı plana göre, bölgeye ek personel sevk edilecek, gözetim ve izleme ekipmanları artırılacak. Hedef, özellikle Fransa'nın kuzey kıyılarından İngiltere'ye yönelen göç akışını kesmek ve insan kaçakçılığı ağlarını çökertmek.
Yeni planın ayrıntıları
AB sınır ajansı Frontex, Manş Denizi'ndeki operasyonları için 50 ek sınır muhafızı ve dron temin edecek. Ayrıca Avrupa Sığınma Destek Ofisi (EASO) ve Europol de sürece dahil olacak. Plana göre, Fransa ve İngiltere arasındaki istihbarat paylaşımı güçlendirilecek. AB Komisyonu, insan kaçakçılığıyla mücadele için ortak soruşturma ekipleri kurulacağını duyurdu. Geçen yıl 45 binden fazla kişi Manş Denizi'ni geçerek İngiltere'ye ulaştı, bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 60 arttı.
AB İçişleri Komiseri Ylva Johansson, planı "Manş Denizi'nde can kayıplarını önlemek ve organize suçla mücadele etmek için atılmış önemli bir adım" olarak nitelendirdi. Johansson, bu yılın ilk üç ayında 10'dan fazla göçmenin hayatını kaybettiğini hatırlattı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Rishi Sunak daha önce yaptıkları ortak açıklamada, insan kaçakçılığına karşı operasyonları yoğunlaştıracaklarını belirtmişti.
Bölgesel ve küresel boyut
Manş Denizi'ndeki göç hareketliliği, AB üyesi olmayan İngiltere ile AB arasında hassas bir konu. Brexit sonrası Birleşik Krallık, AB'nin sığınma politikalarına dahil değil. Ancak Fransa üzerinden gelen göç dalgası, iki ülke arasında sık sık gerilime yol açıyor. AB'nin yeni planı, özellikle Fransa kıyılarındaki gözetimi artırarak, teknelerle yapılan tehlikeli geçişleri caydırmayı amaçlıyor. Bu tür önlemler, insan hakları örgütleri tarafından sığınma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de benzer konularda kararlar vermiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin Manş Denizi'ndeki bu operasyonu, Türkiye'nin göç yönetimiyle doğrudan karşılaştırılabilir. Türkiye, 2016 AB-Türkiye Göç Mutabakatı ile Ege'de benzer bir tampon bölge işlevi görüyor. AB'nin bu yeni adımı, Türkiye'nin de daha fazla baskıyla karşılaşabileceğine işaret ediyor. Ancak Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılar konusunda Maruz kaldığı yük, AB'nin Manş Denizi'ndeki krizinden daha büyük ölçekte. Dolayısıyla bu gelişme, AB'nin Türkiye ile göç konusunda iş birliğini sürdürmesinin önemini vurguluyor. Aksi takdirde Türkiye üzerinden Avrupa'ya yeni göç rotaları açılabilir.