Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, Avrupa Birliği'nin bir sonraki çok yıllı bütçesini finanse etmek için yeni AB çapında vergiler oluşturulması konusunda üye ülkeleri ikna etmeye çalışıyor. Costa'nın girişimi, küresel vergi anlaşmasından elde edilecek gelirlerin AB bütçesine aktarılmasını da kapsıyor. Bu hamle, Birliğin gelecekteki harcamalarını güvence altına almak ve üye devletlerin ulusal katkılarına bağımlılığı azaltmak için kritik bir adım olarak görülüyor.
Yeni AB vergileri tartışması
Avrupa Birliği, 2021'de mutabık kalınan ve 2027 sonrası dönemi kapsayacak yeni bütçe dönemi için hazırlıklarını sürdürüyor. Ancak Konsey Başkanı Costa'nın önerisi, bütçenin geleneksel kaynaklardan ziyade öz kaynaklarla finanse edilmesi gerektiği yönünde. Costa, ulusal başkentlere yeni AB çapında vergiler konusunda çağrıda bulunuyor. Bu vergiler arasında küresel vergi anlaşması kapsamında çok uluslu şirketlerden alınacak ek vergiler, karbon sınır düzenleme mekanizmasından elde edilecek gelirler ve dijital hizmet vergisi gibi seçenekler bulunuyor.
Küresel vergi anlaşması, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) öncülüğünde 2021'de varılan ve büyük çok uluslu şirketlerin kârlarının daha adil dağıtılmasını amaçlayan bir düzenleme. Anlaşma, şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülkelerde daha fazla vergi ödemesini öngörüyor. AB, bu anlaşmadan doğacak gelirin bir kısmını kendi bütçesine aktarmak istiyor. Ancak bazı üye ülkeler, ulusal vergi egemenliklerine müdahale olarak gördükleri bu öneriye temkinli yaklaşıyor.
Bütçe üzerindeki etkileri ve üye ülke tepkileri
AB bütçesi, üye devletlerin gayri safi milli gelirlerine dayalı katkılar ve gümrük vergileri gibi geleneksel kaynaklarla finanse ediliyor. Ancak Brexit sonrası oluşan gelir kaybı ve artan harcama talepleri, Birliği yeni gelir kaynakları aramaya itiyor. Costa'nın önerisi, 2028-2034 dönemini kapsayacak yeni Çok Yıllı Mali Çerçeve (MFF) müzakerelerinde merkezi bir konu haline gelecek.
Şu anda AB bütçesinin yaklaşık %70'i üye ülkelerin doğrudan katkılarıyla finanse ediliyor. Yeni öz kaynaklar, bu bağımlılığı azaltarak Birliğe daha fazla mali özerklik kazandırabilir. Ancak Almanya, Hollanda gibi net katkı sağlayan ülkeler, yeni vergilerin ulusal bütçeler üzerinde ek yük oluşturabileceğinden endişe ediyor. Öte yandan Fransa, İtalya ve İspanya gibi ülkeler, AB'nin kendi gelir kaynaklarına sahip olmasını destekliyor.
Costa'nın girişimi, aynı zamanda AB'nin iklim hedefleri ve dijital dönüşüm gibi öncelikli alanlardaki harcamalarını finanse etmek için de önemli. Karbon sınır düzenleme mekanizması (CBAM) 2026'dan itibaren gelir getirmeye başlayacak ve bu gelirin AB bütçesine aktarılması planlanıyor. Ayrıca dijital hizmet vergisi konusunda da henüz bir uzlaşı sağlanamadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin yeni öz kaynak arayışı, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren sonuçlar doğurabilir. Küresel vergi anlaşması kapsamında çok uluslu şirketlerin AB'de ödeyeceği ek vergiler, Türkiye'de faaliyet gösteren ve AB ile ticaret yapan şirketleri de etkileyebilir. Ayrıca AB'nin karbon sınır düzenleme mekanizmasından elde edeceği gelirler, Türkiye'nin AB'ye ihracatında karbon maliyetlerini artırabilir. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği ilişkisi çerçevesinde bu gelişmeleri yakından takip etmeli ve yeni vergi düzenlemelerine uyum sağlamak için hazırlık yapmalı. Öte yandan AB bütçesinin güçlenmesi, Türkiye'ye yönelik mali yardımların sürekliliği açısından da önem taşıyor.