ABD, ticaret müzakerelerinin son anda başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, 1 Şubat Cumartesi günü erken saatlerde Kanada'dan ithal edilen 20 milyar dolar değerindeki ürünlere yüzde 50 gümrük vergisi uygulamaya başladı. Kanada Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada, bu karara derhal misilleme yapılacağı belirtildi. İki ülke arasındaki tarihi ittifak ve yakın ekonomik ilişkiler, son dönemde artan ticari gerilimlerle sarsılıyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump'ın imzaladığı kararnameyle, Kanada'dan gelen çelik ve alüminyum ürünlerine ek olarak, otomotiv, tarım ve tüketim mallarını kapsayan geniş bir ürün yelpazesine yüzde 50 oranında ek vergi getirildi. Bu karar, iki ülke arasında iki yıldır devam eden USMCA (ABD-Meksika-Kanada Anlaşması) kapsamındaki ticaret anlaşmazlıklarının çözülememesi üzerine geldi.
Son haftalarda taraflar, özellikle Kanada'nın süt ürünleri ve kereste sektörlerinde ABD'ye uygulanan kotaların kaldırılması konusunda yoğun görüşmeler yürütüyordu. Ancak Cuma akşamı yapılan son görüşmede taraflar uzlaşma sağlayamadı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Kanada'nın "haksız ticaret uygulamalarına" devam ettiği ve ABD'nin "işçilerini ve sanayisini koruma hakkını kullandığı" ifade edildi.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau, yaptığı açıklamada, "ABD'nin bu kararı kabul edilemez. Misilleme olarak, ABD'den ithal edilen ürünlere eşit oranda vergi uygulayacağız. Bu, iki ülke arasındaki ilişkileri derinden etkileyecek bir adımdır" dedi. Trudeau, Kanada'nın Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) şikayette bulunacağını ve ABD ürünlerine yönelik kapsamlı bir misilleme listesi hazırladığını da sözlerine ekledi.
Uzmanlar, bu kararın iki ülke arasındaki günlük ticaret hacminin yaklaşık 2 milyar dolar olduğu göz önüne alındığında, hem Amerikalı hem de Kanadalı tüketicileri ve işletmeleri olumsuz etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Özellikle otomotiv sektörü, parçaların sınır ötesi hareketine bağımlı olduğu için en çok etkilenecek sektörlerin başında geliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Kuzey Amerika'daki ticaret dengelerini sarsarken, küresel ölçekte de domino etkisi yaratabilir. ABD'nin son yıllarda Çin ve Avrupa Birliği ile yaşadığı ticaret savaşlarına bir yenisinin eklenmesi, küresel tedarik zincirlerinde belirsizliği artırıyor. Dünya Bankası ve IMF, bu tür korumacı önlemlerin küresel ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği konusunda uyarılarda bulunmuştu.
Kanada'nın misilleme kararı, ABD'nin orta batı eyaletlerinde tarım ürünleri ihraç eden çiftçileri doğrudan etkileyecek. Özellikle soya fasulyesi, domuz eti ve sığır eti gibi ürünlere uygulanacak vergiler, Trump'ın popülerlik tabanını oluşturan kesimler arasında rahatsızlık yaratabilir. Uzmanlar, bu durumun 2024 ABD başkanlık seçimleri öncesinde iç politikada yankı bulabileceğini belirtiyor.
Avrupa Birliği ve Meksika, gelişmeleri yakından izliyor. Meksika, USMCA kapsamında benzer bir anlaşmazlık yaşamaması için ABD ile diyalog halinde olduğunu açıkladı. AB ise, bu tür korumacı politikalara karşı ortak bir tutum sergilenmesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret savaşı, küresel ticaret ortamındaki belirsizliği artırarak Türkiye ekonomisini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, ihracatının önemli bir kısmını AB ülkelerine yapıyor; bu nedenle ABD'nin korumacı politikaları, AB ekonomisini yavaşlatabilir ve Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, ABD ile yaşanan benzer ticaret anlaşmazlıkları (örneğin çelik tarifeleri) Türkiye'ye de uygulanmıştı; bu gelişme, Türkiye'nin ticaret politikalarında daha temkinli olması gerektiğini gösteriyor. Türk yetkililerin, bu tür korumacı dalgaların dış ticaret stratejilerine etkisini yakından izlemesi önem taşıyor.