Avrupa Birliği (AB), İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'e yönelik yaptırım kararı alma girişiminde başarısız oldu. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, üye ülkeler arasında bu konuda ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu ve oy birliği sağlanamadığını doğruladı. Kallas, AB'nin İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikalarına yönelik tutumunda prensipte bir değişiklik olmadığını ancak yaptırım konusunun şu an için gündemden düştüğünü belirtti.
Gelişmenin arka planı
Itamar Ben-Gvir, İsrail siyasetinin en tartışmalı isimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Yahudi gücü partisinin lideri olan Ben-Gvir, Filistinlilere yönelik sert söylemleri ve 1990'larda bir terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle mahkûmiyet geçmişiyle tanınıyor. 2022 yılında Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetinde Ulusal Güvenlik Bakanı olarak göreve başlayan Ben-Gvir, özellikle Kudüs'teki Mescid-i Aksa çevresinde yürüttüğü politikalar ve Filistinli mahkumlara yönelik uygulamalarıyla uluslararası eleştirilerin hedefi oldu.
AB içinde bazı ülkeler, Ben-Gvir'in insan hakları ihlallerine karıştığı gerekçesiyle kişisel yaptırım uygulanmasını talep ediyordu. Ancak Macaristan başta olmak üzere bir grup ülke, İsrail ile ilişkileri zedeleyecek gerekçesiyle bu adıma karşı çıktı. Diplomatik kaynaklar, Almanya ve Avusturya gibi ülkelerin de yaptırım konusunda çekimser kaldığını aktarıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AB'nin bu konudaki uzlaşmazlığı, birliğin Ortadoğu politikasındaki çatlakları bir kez daha gözler önüne serdi. Brüksel, İsrail-Filistin çatışmasında iki devletli çözümü resmi olarak desteklese de, üye ülkelerin İsrail'e yönelik politikaları arasında derin uçurumlar bulunuyor. Özellikle doğu Avrupa ülkeleri, İsrail ile güçlü ikili ilişkilere sahipken, İskandinav ülkeleri daha eleştirel bir duruş sergiliyor.
Bu gelişme, AB'nin küresel insan hakları savunuculuğu rolüne de gölge düşürüyor. Bir yandan Ukrayna'ya yönelik Rus saldırganlığına karşı sert yaptırımlar uygulayan AB, diğer yandan kendi müttefiki İsrail'in aşırı sağcı bir bakanına yaptırım konusunda adım atamıyor. Bu durum, AB'nin çifte standart uyguladığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Filistin meselesinde tarihsel olarak Filistin davasına destek veren bir pozisyonda bulunuyor. AB'nin Ben-Gvir gibi radikal bir isme yaptırım uygulayamaması, Türkiye'nin gözünde AB'nin bu konudaki samimiyetini sorgulatabilir. Öte yandan Türkiye, özellikle son dönemde İsrail ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerini normalleştirme çabası içinde. Bu nedenle AB'nin bu uzlaşmazlığı, Ankara'nın İsrail politikasında denge arayışını etkilemeyebilir. Ancak Türkiye, Filistin topraklarındaki ihlallerin uluslararası toplum tarafından görmezden gelinmesinin, bölgesel istikrarsızlığı derinleştirebileceği endişesini taşıyor.