Avrupa Birliği, İran'daki savaşın ekonomik yansımaları ve yükselen küresel rekabet baskısıyla bu yıl 1 milyondan fazla iş kaybı riskiyle karşı karşıya kaldı. Brüksel'in yürütme organı Avrupa Komisyonu'nun yayımladığı yeni bir rapora göre, jeopolitik gerilimler ve tedarik zincirindeki aksaklıklar, AB ekonomisini derinden etkiliyor ve işsizlik oranlarını artırma potansiyeli taşıyor. Ekonomik İşlerden Sorumlu Komisyon Üyesi Valdis Dombrovskis, yaptığı açıklamada, “Blok, İran çatışmasının yarattığı belirsizlik ve Asya'dan gelen artan rekabet karşısında istihdamı korumak için acil önlemler almalı” dedi.
Artan ticaret savaşları ve enerji krizi
Raporda, İran savaşının küresel enerji fiyatlarını yukarı çektiği ve Avrupa'nın enerji yoğun sektörlerinde üretim maliyetlerini artırdığı vurgulanıyor. Özellikle Almanya, Fransa ve İtalya gibi büyük ekonomilerde imalat sanayii darbe alırken, otomotiv ve kimya sektörlerinde işten çıkarmalar hızlandı. Komisyon, AB'nin 2025 büyüme tahminini yüzde 1,2'den yüzde 0,8'e düşürürken, işsizlik oranının mevcut yüzde 6,2'den yüzde 7,5'e yükselebileceğini öngörüyor. Ayrıca, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin yeşil teknoloji ve dijital alanlardaki yatırımları, Avrupalı firmaların rekabet gücünü zayıflatıyor. AB liderleri, 21 Mart'ta Brüksel'de yapacakları özel zirvede, iş kayıplarını önlemek için kapsamlı bir istihdam paketi ve sanayi stratejisi üzerinde uzlaşmaya çalışacak.
Küresel tedarik zincirinde kırılma
İran savaşı, Basra Körfezi'ndeki deniz ticaret yollarını tehdit ederken, Asya ile Avrupa arasındaki navlun maliyetlerini yüzde 40 artırdı. Özellikle yarı iletken ve hammadde tedarikinde yaşanan aksamalar, Avrupa'nın yeşil dönüşüm hedeflerini de sekteye uğratıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, “Avrupa, tedarik zincirlerini çeşitlendirmezse, iş kayıpları yapısal hale gelebilir” uyarısında bulundu. Bu bağlamda AB, Meksika ve Güneydoğu Asya ülkeleriyle yeni ticaret anlaşmaları müzakere ederken, kısa vadede işsizlik sigortası fonlarını genişletmeyi planlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'de yaşanacak büyük çaplı iş kayıpları, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Avrupa pazarına ihracat yapan Türk firmaları, talep daralması nedeniyle sipariş kayıpları yaşayabilir. Öte yandan, enerji fiyatlarındaki yükseliş Türkiye'nin cari açığını daha da artırabilir. Ancak tedarik zincirindeki kırılma, özellikle otomotiv ve tekstil sektörlerinde Avrupalı şirketlerin üretimlerini Türkiye gibi yakın ve istikrarlı ülkelere kaydırmasına yol açabilir. Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve yeşil mutabakata uyum süreci, bu bağlamda daha da kritik hale geliyor. Ekonomi yönetiminin, olası bir resesyona karşı iç talebi canlandırıcı tedbirleri devreye sokması ve ihracat pazarlarını çeşitlendirmesi gerekiyor.