Avrupa Birliği (AB), Pazartesi günü Filistin topraklarındaki erken toparlanma çabalarını desteklemek amacıyla 883,6 milyon avro (yaklaşık 1 milyar dolar) mali katkıyı bir araya getiren 'Team Gaza Girişimi'ni resmen başlattı. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, girişim ikinci bakanlar toplantısı öncesinde duyuruldu ve uluslararası toplumun Gazze'deki insani krize yanıtını koordine etmeyi hedefliyor. AB Konseyi tarafından yapılan açıklamada, girişimin ilk etapta temel altyapı, sağlık hizmetleri ve eğitim gibi kritik sektörlere odaklanacağı belirtildi.
Girişimin Arka Planı ve Kapsamı
'Team Gaza Girişimi', AB ve üye ülkelerinin yanı sıra Norveç, İsviçre ve Birleşik Krallık gibi uluslararası ortakların katkılarını içeriyor. Girişim, Gazze Şeridi'nde 7 Ekim 2023'te başlayan çatışmaların ardından büyük yıkıma uğrayan bölgede acil iyileştirme çalışmalarını hızlandırmayı amaçlıyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, girişimin lansmanında yaptığı konuşmada, "Gazze halkı acil insani yardıma ve sürdürülebilir bir toparlanma sürecine ihtiyaç duyuyor. Bu girişim, uluslararası toplumun dayanışmasını somut bir eyleme dönüştürüyor" ifadelerini kullandı.
Girişim kapsamında sağlanan fonların, su ve sanitasyon sistemlerinin onarımı, geçici barınma alanlarının oluşturulması ve sağlık tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi gibi öncelikli alanlara tahsis edilmesi planlanıyor. Ayrıca, Gazze'deki eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması ve psikososyal destek hizmetlerinin sunulması da girişimin hedefleri arasında yer alıyor. AB, bu fonların Birleşmiş Milletler kuruluşları ve uluslararası sivil toplum örgütleri aracılığıyla dağıtılmasını öngörüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
'Team Gaza Girişimi', İsrail-Hamas çatışmasının ardından Gazze'deki yıkımın boyutunun uluslararası toplum tarafından acil bir müdahale gerektirdiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. BM verilerine göre, çatışmalar nedeniyle Gazze'de evlerin yüzde 60'ından fazlası hasar görmüş veya yıkılmış durumda. Su ve elektrik altyapısı büyük ölçüde çökmüş, sağlık sistemi çöküşün eşiğine gelmişti.
AB'nin bu girişimi, aynı zamanda ABD ve diğer Batılı ülkelerin Gazze'deki ateşkes ve iki devletli çözüm çağrılarıyla da örtüşüyor. Uzmanlar, girişimin başarısının İsrail'in bölgeye insani yardım geçişine izin vermesine ve kalıcı bir ateşkes sağlanmasına bağlı olduğuna dikkat çekiyor. Aksi takdirde, sağlanan fonların etkili bir şekilde kullanılması mümkün olmayabilir. Öte yandan, girişim AB'nin Orta Doğu'da artan diplomatik rolünü ve küresel etkisini göstermesi açısından da önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krizin başından bu yana bölgeye yardım gönderen ve İsrail-Filistin çatışmasında iki devletli çözümü savunan ülkelerin başında geliyor. AB'nin 'Team Gaza Girişimi', Türkiye'nin insani diplomasi vizyonuyla uyumlu bir adım olarak değerlendirilebilir. Ancak, Türkiye'nin girişime doğrudan katılmamış olması, AB ile dış politika alanında iş birliğini güçlendirme potansiyelini sınırlayabilir. Öte yandan, Türkiye'nin kendi başına yürüttüğü insani yardım çabaları, bu tür uluslararası girişimlerle eşgüdüm sağlandığında daha etkili hale gelebilir. Girişimin barış sürecine katkı sağlaması, Türkiye'nin istikrarlı bir Orta Doğu için uzun vadeli güvenlik çıkarlarıyla da örtüşmektedir. Türkiye'nin bu tür çok taraflı mekanizmalara daha aktif şekilde katılımı, küresel insani liderlik iddiasını güçlendirebilir.