Avrupa Birliği, İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk kenti Ceuta'ya son haftalarda artan düzensiz göç akını nedeniyle acil toplantı kararı aldı. İspanya ile diğer AB ülkeleri arasında sınır yönetimi ve yük paylaşımı konularında yaşanan gerginlik, bloğun göç politikasında yeni bir krizi işaret ediyor. AB Konseyi Başkanı Charles Michel, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Durumun ciddiyetinin farkındayız; üye devletler arasında dayanışma ve ortak çözüm bulmak için bir araya geleceğiz' ifadelerini kullandı.
Ceuta'ya göç akını ve İspanya'nın tepkisi
İspanya'nın Fas sınırındaki Ceuta kentine, son günlerde çoğu Sahra altı Afrika ülkesinden gelen yüzlerce göçmen karadan ve denizden ulaşmaya çalışıyor. İspanyol hükümeti, sınır güvenliğini artırma sözü verirken, Fas'ı göçmen akınını durdurmak için etkili önlemler almamakla suçluyor. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, 'Fas'ın bu konudaki işbirliği yetersiz; Avrupa'nın bu soruna ortak bir yanıt vermesi şart' dedi.
Ceuta, İspanya'nın Avrupa kıtası dışındaki iki özerk kentinden biri ve Avrupa Birliği'nin tek kara sınırı Fas ile paylaşılıyor. Son olaylar, bu stratejik noktanın göç baskısı altındaki kırılganlığını bir kez daha ortaya koydu. İspanyol yetkililer, yılbaşından bu yana yaklaşık 8 bin düzensiz göçmenin kente giriş yaptığını, bunun son on yılın en yüksek rakamı olduğunu açıkladı.
AB içinde görüş ayrılıkları
Ceuta krizi, AB ülkeleri arasındaki göç politikası uçurumunu derinleştiriyor. Özellikle İtalya, Yunanistan gibi ön cephe ülkeleri, yükün daha adil dağıtılmasını talep ederken, Polonya ve Macaristan gibi ülkeler zorunlu kota sistemine sert şekilde karşı çıkıyor. AB Komisyonu'nun önerdiği Yeni Göç ve Sığınma Paktı uzun süredir üye ülkeler arasında müzakere ediliyor; ancak bu tür krizler, anlaşma ihtimalini her seferinde zora sokuyor.
Uzmanlar, AB'nin göç konusunda ortak bir dil bulamamasının, bloğun dış sınırlarının güvenliğini ve insan hakları ilkelerini tehdit ettiğini belirtiyor. Brüksel merkezli Avrupa Politika Merkezi analisti Olivia Barder, 'Bu kriz, AB'nin göç konusundaki kırılganlığını açıkça gösteriyor; üye devletler kendi ulusal çıkarlarını ön planda tutarken, ortak bir Avrupa çözümü imkansız hale geliyor' değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ceuta'daki gelişmeler, Türkiye'nin düzensiz göçle mücadelesinde yalnız olmadığını, aynı sorunun AB'nin güney sınırlarında da yaşandığını gösteriyor. Türkiye, 2016 göç anlaşması kapsamında AB'nin mali desteğini alırken, benzer bir mekanizmanın Fas üzerinden de kurulmak istenmesi, Ankara'nın elini güçlendirebilir. Ayrıca, bu kriz, AB'nin göç yükünü komşu ülkelere aktarma eğilimini yeniden gündeme getiriyor. Türkiye, AB'nin bu tutumunu eleştirerek, adil yük paylaşımı ve insan haklarına saygılı bir göç politikası çağrısını yineleyebilir. Kriz, Doğu Akdeniz ve Batı Balkan rotalarındaki benzer dinamikleri akıllara getiriyor.