Gazze'de İsrail savaş uçaklarının düzenlediği bir hava saldırısında, 7 yaşındaki Ahmed El-Ferra, babası Muhammed ve 9 yaşındaki ağabeyi Yusuf'u kaybetti. Olay, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya mülteci kampında meydana geldi. Küçük Ahmed, enkaz altından çıkarılan babası ve kardeşinin cansız bedenleri başında gözyaşı döktü. Görgü tanıkları, saldırının sivil bir evi hedef aldığını belirtirken, İsrail ordusu hedefin bir Hamas militanı olduğunu iddia etti.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalar, Ekim 2023'te başlayan savaşın ardından şiddetlenerek devam ediyor. Gazze Sağlık Bakanlığı'na göre, bugüne kadar 30 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, bunların büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşuyor. Birleşmiş Milletler, sivil kayıpların yüzde 70'inin çocuk ve kadın olduğunu raporladı. Ahmed'in ailesi, daha önce de birkaç kez yerlerinden edilmişti. Son saldırıda, aile geçici olarak sığındıkları okul binasında bulunuyordu. İsrail ordusu, okulun Hamas tarafından kullanıldığını öne sürse de, BM okulun sivillere ait olduğunu belgeledi. Olay, uluslararası toplumda büyük tepki çekti. İnsan Hakları İzleme Örgütü, sivil hedeflere yönelik saldırıların savaş suçu teşkil edebileceğini açıkladı.
Ahmed, babasının bir fırında çalıştığını ve ağabeyinin okula gitmeyi sevdiğini anlattı. Gözyaşları arasında, "Babam bana her akşam hikaye okurdu. Yusuf'la oyun oynardık. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" dedi. Komşuları, ailenin yardım çağrılarına rağmen bölgedeki çatışmalar nedeniyle ambulansın saatlerce ulaşamadığını aktardı. Gazze'de sağlık sistemi çökmüş durumda; hastanelerin yüzde 80'i ya yıkıldı ya da kullanılamaz hale geldi. Dünya Sağlık Örgütü, bölgede salgın hastalık riskinin arttığı uyarısında bulundu.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu tür olaylar, Orta Doğu'da tansiyonu daha da yükseltiyor. Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen ateşkes müzakereleri, sivil kayıpların artmasıyla sekteye uğradı. Hamas, sivillerin korunması için uluslararası garantiler talep ederken, İsrail askeri operasyonların devam edeceğini duyurdu. ABD, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini ancak sivil kayıpların en aza indirilmesi gerektiğini belirtti. Avrupa Birliği, sivil hedeflere yönelik saldırıları kınadı ve bağımsız bir soruşturma çağrısında bulundu. BM Güvenlik Konseyi, konuyu görüşmek üzere acil toplantı kararı aldı. Rusya ve Çin, İsrail'e yönelik eleştirilerini sertleştirirken, İran ise Hamas'a desteğini yineledi. Bölgede gerilim, Lübnan sınırında Hizbullah ile İsrail arasında da çatışmalara yol açıyor. Uzmanlar, sivil kayıpların kronikleşmesinin, kalıcı bir barışın önündeki en büyük engel olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki sivil kayıplara karşı en sert tepki gösteren ülkelerden biri. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in sivil hedeflere yönelik saldırılarını savaş suçu olarak nitelendirdi. Türkiye, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için Mısır üzerinden aktif bir diplomasi yürütüyor. Ancak bu tür olaylar, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk girişimlerini zorlaştırıyor. Ayrıca, İsrail'le normalleşme sürecini de olumsuz etkiliyor. Türk kamuoyunda Filistin'e verilen destek, bu tür haberlerle daha da pekişiyor. Ekonomik olarak, bölgedeki istikrarsızlık enerji fiyatlarını ve ticaret yollarını etkileyebilir. Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bölgesel bir aktör olarak konumunu güçlendirmeye çalışıyor.