Dünya genelinde hava kirliliği 2021 yılında sağlıksız seviyelere yükseldi. IQAir tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, birçok ülkede partikül madde (PM2.5) konsantrasyonları Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) standartlarının çok üzerinde seyretti. Raporda, Bangladeş ve Çad en kirli ülkeler olarak öne çıkarken, Yeni Kaledonya ve ABD'nin Porto Riko bölgesi gibi yerler en temiz hava kalitesine sahip bölgeler oldu. Türkiye ise orta sıralarda yer alarak, özellikle büyük şehirlerde kirlilik sorununun devam ettiğini gösterdi.
Raporun Arka Planı ve Metodolojisi
IQAir'in 2021 Dünya Hava Kalitesi Raporu, dünya çapında binlerce şehirdeki yer istasyonlarından toplanan PM2.5 verilerine dayanıyor. PM2.5, çapı 2,5 mikrometreden küçük olan ve akciğerlerin derinliklerine kadar inebilen ince partikül maddeleri ifade ediyor. Bu parçacıklar, solunum yolu hastalıkları, kalp rahatsızlıkları ve erken ölümlere yol açabiliyor. Rapora göre, 2021'de dünya nüfusunun büyük bir kısmı DSÖ'nün belirlediği yıllık ortalama 5 µg/m³ sınırının üzerinde hava soludu. Hatta birçok bölgede bu değerin 10 katına kadar çıkan kirlilik seviyeleri kaydedildi.
Rapor, ülkelerin ve bölgelerin hava kalitesi sıralamasını yaparken, aynı zamanda yıllar içindeki değişimleri de ortaya koyuyor. 2021 verileri, pandemi kısıtlamalarının gevşemesiyle birlikte fosil yakıt tüketiminin yeniden artmasının etkisini yansıtıyor. Özellikle sanayi faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelerde kirlilik seviyeleri hızla yükseldi.
En Kirli ve En Temiz Bölgeler
Rapora göre, Güney Asya ülkeleri hava kirliliğinde başı çekiyor. Bangladeş, ortalama PM2.5 konsantrasyonu 76,9 µg/m³ ile dünyanın en kirli ülkesi oldu. Çad 75,9 µg/m³ ile ikinci sırada yer alırken, Pakistan 66,8 µg/m³ ile üçüncü oldu. Hindistan ise 58,1 µg/m³ ile dördüncü sırada bulunuyor. Bu ülkelerdeki kirliliğin ana nedenleri arasında kömür ve biyokütle yakımı, sanayi emisyonları, araç trafiği ve tarımsal atık yakma yer alıyor. Özellikle kış aylarında kuzey Hindistan ve Pakistan'da görülen yoğun sis ve duman, hayatı olumsuz etkiliyor.
En temiz hava kalitesine sahip bölgeler ise genellikle ada ülkeleri ve uzak coğrafyalar oldu. Yeni Kaledonya, 3,8 µg/m³ ile dünyanın en temiz havasına sahip bölgesi olarak kaydedildi. ABD'nin Porto Riko bölgesi 4,8 µg/m³ ile ikinci sırada yer aldı. Kuzey Mariana Adaları ve ABD Virgin Adaları da temiz hava kalitesiyle dikkat çekti. Bu bölgelerde sanayi faaliyetlerinin az olması, deniz etkisi ve rüzgarların kirleticileri dağıtması etkili oldu.
Avrupa'da ise genel olarak hava kalitesi iyileşme eğiliminde olsa da, bazı ülkeler hala DSÖ standartlarının üzerinde. Örneğin, Bosna-Hersek ve Kuzey Makedonya gibi Balkan ülkeleri, kömür kullanımı ve eski sanayi tesisleri nedeniyle yüksek kirlilik seviyeleriyle mücadele ediyor. Batı Avrupa'da ise Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerde PM2.5 seviyeleri görece düşük, ancak yine de DSÖ'nün yeni sıkılaştırılmış kılavuz değerlerinin üzerinde.
Türkiye'nin Durumu ve Bölgesel Karşılaştırma
Türkiye, 2021 hava kalitesi raporunda orta sıralarda yer aldı. Ülke genelinde ortalama PM2.5 konsantrasyonu 21,4 µg/m³ olarak ölçüldü. Bu değer, DSÖ'nün yıllık 5 µg/m³ sınırının dört katından fazla. Türkiye'de özellikle büyük şehirlerde hava kirliliği ciddi boyutlarda. İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropollerde trafik yoğunluğu, sanayi tesisleri ve ısınma amaçlı fosil yakıt kullanımı kirliliği artırıyor. Ayrıca, bazı bölgelerde kömürle çalışan termik santraller ve maden ocakları da hava kalitesini olumsuz etkiliyor.
Raporda, Türkiye'deki şehirler arasında en yüksek kirlilik seviyesine sahip olanlar arasında Batman, Hakkari ve Iğdır gibi iller öne çıkıyor. Bu illerde kış aylarında kömür yakımı ve coğrafi koşullar nedeniyle kirlilik zirve yapıyor. Öte yandan, Karadeniz bölgesindeki bazı iller ve Ege kıyılarındaki şehirler daha temiz hava kalitesine sahip. Ancak genel olarak Türkiye, hava kirliliğiyle mücadelede henüz istenen seviyeye ulaşamadı.
Bölgesel karşılaştırmada, Türkiye'nin komşuları arasında Yunanistan ve Bulgaristan'da hava kalitesi Türkiye'ye göre daha iyi durumda. Ancak İran ve Irak gibi ülkelerde kirlilik seviyeleri Türkiye'den yüksek. Özellikle İran'da sanayi faaliyetleri ve düşük kaliteli yakıt kullanımı nedeniyle hava kirliliği ciddi boyutlarda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hava kirliliği, Türkiye için hem halk sağlığı hem de ekonomik açıdan önemli bir sorun. Rapordaki veriler, Türkiye'nin birçok bölgesinde hava kalitesinin DSÖ standartlarının çok üzerinde olduğunu gösteriyor. Bu durum, solunum yolu hastalıklarının artmasına ve sağlık harcamalarının yükselmesine yol açıyor. Ayrıca, hava kirliliği iş gücü verimliliğini düşürerek ekonomik kayıplara neden oluyor. Türkiye'nin Paris İklim Anlaşması'nı onaylaması ve yeşil enerjiye geçiş hedefleri doğrultusunda, fosil yakıt kullanımının azaltılması ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması kritik önem taşıyor. Özellikle kış aylarında yaşanan kirlilik episodesi, doğalgaz ve kömür kullanımının çevresel etkilerini gözler önüne seriyor. Hükümetin hava kalitesi izleme ağını genişletmesi ve kirlilikle mücadele için daha etkin politikalar geliştirmesi gerekiyor. Aksi halde, Türkiye'nin hava kalitesi sorunu gelecekte daha da kötüleşebilir ve uluslararası iklim taahhütlerini yerine getirmesi zorlaşabilir.