Thoma Bravo, 2021 yılında Medallia’ya yatırdığı yaklaşık 5 milyar doların tamamını kaybetmeye hazırlanıyor. Özel sermaye devi, müşteri deneyimi yazılımı geliştiren şirketi borç veren kurumlara devrederken, bu işlem 2008 küresel mali krizinden bu yana özel sermaye (PE) tarihinin en büyük kaybı olarak kayıtlara geçiyor. Silikon Vadisi merkezli Medallia, pandemi sonrası büyüme ivmesini koruyamazken, Thoma Bravo’nun kaldıraçlı satın alma modeli ciddi bir darbe aldı. Olay, yüksek faiz ortamında kaldıraçlı satın almaların kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Gelişmenin arka planı: Bir teknoloji yatırımının çöküşü
Medallia, 2001 yılında kurulan ve müşteri geri bildirimlerini yapay zeka ile analiz eden bir yazılım şirketiydi. 2019’da halka arz edilen firma, pandemi döneminde dijital dönüşüm rüzgarıyla değerini katlamıştı. Thoma Bravo, 2021 ortasında hisse başına 63,50 dolardan, yaklaşık 5 milyar dolarlık bir bedelle şirketi satın aldı. Ancak faiz oranlarının hızla yükselmesi ve teknoloji harcamalarındaki daralma, Medallia’nın gelir beklentilerini karşılayamamasına yol açtı. Şirket, yılın ilk yarısında %10’un altında büyüme kaydederken, 1,2 milyar doların üzerinde borç yükü altında ezildi.
Thoma Bravo, Medallia’yı satın almak için 2,5 milyar dolar öz sermaye kullanmış, kalan kısmını ise borçlanarak finanse etmişti. Borç verenler arasında büyük yatırım bankaları ve varlık yöneticileri bulunuyor. Şirket şimdi bu borç verenlere devredilirken, Thoma Bravo’nun öz sermaye kısmı tamamen buharlaşıyor. Bu, Blackstone’un 2008’deki bazı emlak yatırımlarındaki zararlarından bu yana PE sektörünün en büyük başarısızlığı olarak görülüyor.
Uzmanlar, bu olayın özel sermaye fonlarının değerleme ve risk yönetimi pratiklerini sorgulattığını belirtiyor. “Thoma Bravo gibi deneyimli bir oyuncunun böyle bir hataya düşmesi, sektördeki aşırı iyimserliğin ve agresif kaldıraç kullanımının bir yansıması” diyor M&A danışmanlık firması Clairfield’den bir analist. Ayrıca, bu tür kayıpların fon yatırımcıları arasında güven sarsıntısına yol açabileceği, yeni fon toplama süreçlerini zorlaştırabileceği ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: PE sektörü için bir uyarı
Küresel özel sermaye piyasası, 2021-2022’de rekor seviyede anlaşma yaparken, düşük faiz ortamında borçlanarak büyük satın almalar gerçekleştirmişti. Ancak merkez bankalarının faiz artırımına gitmesi, bu işlemlerin finansman maliyetini şişirdi ve nakit akışı zayıf şirketleri zora soktu. Medallia örneği, özellikle teknoloji sektöründe bu kırılganlığın ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.
Avrupa ve ABD’de benzer durumdaki birçok PE destekli şirket, yeniden yapılandırma veya iflas eşiğinde. Veri sağlayıcı PitchBook’a göre, 2023 yılında PE fonlarındaki temerrüt oranları %2’nin üzerine çıktı ve 2024’te daha da artması bekleniyor. Bu durum, PE sektörünün “sihirli formülü” olan kaldıraçlı satın alma modelinin sürdürülebilirliğini sorgulatıyor. Ayrıca, bankaların bilançolarındaki bu tür sorunlu krediler, finansal istikrar riski oluşturabilir.
Türkiye açısından bakıldığında, gelişmekte olan piyasalara yönelen PE fonlarının da benzer baskılarla karşı karşıya olduğu görülüyor. Ancak Türkiye’deki PE yatırımları genellikle daha küçük ölçekli ve yerel ortaklıklar şeklinde olduğu için doğrudan bir etki beklenmiyor. Bununla birlikte, küresel risk iştahındaki daralma, Türk şirketlerinin uluslararası fonlara erişimini zorlaştırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Thoma Bravo’nun Medallia kaybı, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da küresel özel sermaye piyasalarındaki kırılganlığı gösteriyor. Yüksek faiz ortamı, gelişmekte olan ülkelere yönelen yatırımların azalmasına neden olurken, Türk şirketlerinin uluslararası finansa erişimini de olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, teknoloji şirketlerinin değerlemelerindeki düşüş, Türkiye’deki girişim ekosistemine yabancı yatırımcı ilgisini azaltabilir. Bununla birlikte, Türkiye’deki PE sektörü daha muhafazakar bir yapıya sahip olduğu için benzer bir kriz yaşanması beklenmiyor. Yine de, bu olay tüm piyasa katılımcıları için risk yönetimi ve borçluluk seviyeleri konusunda bir uyarı niteliği taşıyor.