15 Temmuz 2016 gecesi, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki bir grup asker, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümeti devirmek için darbe girişiminde bulundu. Başarısızlıkla sonuçlanan bu kalkışma, Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve toplumsal yapısında köklü değişimlere yol açtı. Alman DW'nin geriye dönük analizinde, darbe girişiminin ülkeyi nasıl dönüştürdüğü ve bu dönüşümün bugünkü yansımaları ele alınıyor.
Darbe girişiminin arka planı ve gelişmeler
15 Temmuz 2016 akşamı, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait savaş uçakları Ankara ve İstanbul semalarında alçak uçuşlar yapmaya başladı. Boğaziçi Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü tanklar tarafından kapatıldı. TRT binası işgal edilerek darbe bildirisi okutuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, cep telefonuyla katıldığı bir televizyon yayınında halkı sokağa çağırdı. Hükümet yanlısı güçler ve sivil direniş sayesinde darbe girişimi kısa sürede bastırıldı. Resmi rakamlara göre 251 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 196 kişi yaralandı. Hükümet, darbenin arkasında ABD'de yaşayan Fethullah Gülen liderliğindeki FETÖ'nün olduğunu açıkladı.
Darbenin ardından gelen değişimler
Darbe girişiminin ardından Türkiye'de olağanüstü hal (OHAL) ilan edildi ve iki yıl süreyle yürürlükte kaldı. Kamu kurumlarında, orduda, yargıda ve eğitim kurumlarında geniş çaplı tasfiyeler yapıldı. 130 binden fazla kamu görevlisi ihraç edilirken, 50 bin kişi tutuklandı. Ordunun yapısı yeniden dizayn edildi; Jandarma Genel Komutanlığı İçişleri Bakanlığı'na bağlanırken, askeri liseler ve harp akademileri kapatıldı. Ayrıca, 2017 referandumuyla Türkiye parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçti. Bu değişiklikler, muhalefet ve uluslararası gözlemciler tarafından demokratik gerileme olarak eleştirildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Darbe girişimi ve sonrasındaki gelişmeler Türkiye'nin dış politikasını da derinden etkiledi. ABD ile Gülen'in iadesi konusunda yaşanan gerginlik, iki ülke arasındaki ilişkileri zorladı. AB, OHAL uygulamalarını ve ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaları gerekçe göstererek Türkiye ile üyelik müzakerelerini fiilen dondurdu. Rusya ile ilişkiler ise darbe girişiminin hemen öncesinde yaşanan uçak krizi sonrası normalleşmeye başladı; Erdoğan'ın Ağustos 2016'da Moskova'yı ziyaretiyle bu süreç hızlandı. Suriye'de Türkiye'nin askeri operasyonları artarken, NATO ile işbirliği de dönüşüm geçirdi. Türkiye, S-400 hava savunma sistemlerini Rusya'dan satın alarak Batı ittifakında tartışmalara neden oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
15 Temmuz darbe girişimi, Türkiye'nin siyasi ve kurumsal dönüşümünde bir kırılma noktası oldu. Olay, devletin güvenlik yapılanmasını radikal biçimde değiştirirken, sivil-asker ilişkilerinde yeni bir denge kurdu. Darbe sonrası başlayan OHAL ve kapsamlı tasfiyeler, muhalefet ve sivil toplum üzerinde baskı oluşturdu; uluslararası alanda Türkiye'nin demokratik standartları sorgulanır hale geldi. Jeopolitik olarak ise bu süreç, Türkiye'nin Batı ittifakından uzaklaşıp Rusya gibi alternatif aktörlerle daha bağımsız bir dış politika izlemesine zemin hazırladı. Ekonomik olarak ise darbe girişimi ve sonrasındaki istikrarsızlık, yatırımcı güvenini sarstı ve Türk lirasının değer kaybını hızlandırdı.