İkinci Dünya Savaşı'nın en kanlı çarpışmalarından Bulge Muharebesi'ne katılan ve daha sonra Kore ile Vietnam savaşlarında da görev yapan Alman asıllı ABD'li Albay Frank Cohn, 4 Temmuz'da 100 yaşında hayatını kaybetti. Cohn'un ölümü, savaş gazilerine duyulan saygıyı bir kez daha gündeme getirirken, Nazi Almanyası'ndan kaçarak ABD ordusunda yarbaylığa kadar yükselen bir mültecinin olağanüstü hikayesini de hatırlatıyor.
Bir Mültecinin Askeri Kariyeri
Frank Cohn, 1923 yılında Almanya'nın Breslau kentinde (bugünkü Wroclaw, Polonya) Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Nazi rejiminin yükselişiyle birlikte ailesiyle birlikte 1937'de Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti. ABD vatandaşlığına geçtikten sonra 1942'de orduya katılan Cohn, istihbarat subayı olarak görevlendirildi.
Bulge Muharebesi (16 Aralık 1944 – 25 Ocak 1945), Hitler'in Batı Cephesi'ndeki son büyük taarruzu olup, Ardenler Ormanı'nda gerçekleşti. Cohn, bu muharebede keşif birliğinde görev yaptı ve savaşın seyrini değiştiren kritik istihbarat raporları hazırladı. Savaşın ardından, Almanya'da Nazi savaş suçlularının yargılanmasında da tercüman olarak görev aldı.
Kore Savaşı (1950-1953) sırasında Cohn, piyade bölüğü komutanlığı yaptı. Vietnam Savaşı'nda ise 1960'ların ortasında askeri danışman olarak görevlendirildi. 1973'te ordudan yarbay rütbesiyle emekli oldu. Askeri kariyeri boyunca Bronz Yıldız ve Liyakat Nişanı da dahil olmak üzere birçok madalya aldı.
Bir Asrı Aşan Yaşam ve Miras
Cohn, yaşamının son yıllarını New Jersey'de geçirdi. 100. doğum gününde yerel yönetim tarafından onurlandırıldı. Savaş anılarını anlattığı röportajlarda, "Benim gibi Alman kökenli bir Yahudi'nin ABD ordusunda hizmet edebilmesi, bu ülkenin en büyük gücüdür" ifadelerini kullanmıştı. Cohn'un vefatıyla birlikte, Bulge Muharebesi'ne katılan gazilerin sayısı birkaç yüze düştü.
Cohn, yalnızca askeri başarılarıyla değil, aynı zamanda mülteci geçmişiyle de dikkat çekti. Onun yaşam öyküsü, Amerika'nın göçmenlere sağladığı fırsatların bir sembolü olarak görülürken, aynı zamanda Nazi zulmünden kaçan yaklaşık 140.000 Alman Yahudisi mültecinin ABD'ye entegrasyonunun da bir örneği oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Her ne kadar Albay Cohn'un ölümü doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, bu haber küresel savunma tarihi bağlamında önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Bulge Muharebesi gibi kilit çatışmalar, NATO müttefiki iki ülke olan ABD ve Almanya'nın ortak geçmişini yansıtmakta; Türkiye de NATO müttefiki olarak bu tarihsel hafızanın bir parçasıdır. Ayrıca, Cohn'un bir mülteciden yarbaylığa yükselen hikayesi, Türkiye'nin de Suriye başta olmak üzere bölgesel krizlerden kaynaklanan göç dalgalarıyla başa çıkarken, entegrasyon politikalarının önemini hatırlatmaktadır. Savunma alanında, bu tür gazilerin anıları, savaşın yıkıcılığını ve barışın kıymetini vurgulayarak, Türkiye'nin savunma stratejilerine dolaylı da olsa bir perspektif sunmaktadır.