Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky, savaşın sürdüğü bir dönemde seçim yapılmasının ülkeyi 'böleceğini' belirterek bu yöndeki çağrıları reddetti. Zelensky'nin açıklaması, eski Savunma Bakanı Andriy Zagorodnyuk'un savaş koşullarında seçimlerin önünü açacak bir yol haritası önermesinin ardından geldi. Kyiv Uluslararası Sosyoloji Enstitüsü'nün (KIIS) son kamuoyu yoklamasına göre, Ukraynalıların büyük bir çoğunluğu savaş bitene kadar seçimlerin ertelenmesini destekliyor.
Seçim tartışması ve anayasal engeller
Ukrayna anayasası, sıkıyönetim ilan edildiği sürece parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılmasını yasaklıyor. Şubat 2022'de Rusya'nın işgalinin başlamasının ardından ülkede sıkıyönetim ilan edilmişti ve bu durum hala geçerli. Zelensky'nin görev süresi Mayıs 2024'te dolacak olsa da, seçimlerin yapılamaması nedeniyle görevde kalması bekleniyor. Ancak bu durum, hem iç politikada hem de uluslararası kamuoyunda tartışmalara yol açıyor.
Zagorodnyuk, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, savaşın uzayabileceği ihtimaline karşı seçimlerin belirli bir takvime bağlanmasının önemli olduğunu savundu. Eski bakan, "Demokrasinin savaş sırasında bile askıya alınmaması gerektiğini düşünüyorum" dedi. Ancak Zelensky, bu öneriye sert bir dille karşı çıktı. Devlet başkanı, seçimlerin ülkenin savunma çabalarını böleceğini ve siyasi istikrarsızlık yaratacağını belirterek, "Şu an tek önceliğimiz ülkemizi savunmak ve topraklarımızı geri almak. Seçimler, düşmanın işine yarar" ifadelerini kullandı.
KIIS'in anketine göre, Ukraynalıların %85'i savaş süresince seçimlerin ertelenmesini destekliyor. Sadece %10'luk bir kesim, savaş koşullarında bile seçim yapılması gerektiğini düşünüyor. Bu oranlar, halkın çoğunluğunun Zelensky'nin tutumunu paylaştığını gösteriyor. Ancak bazı Batılı ülkeler ve insan hakları örgütleri, demokratik meşruiyetin korunması adına seçimlerin yapılması gerektiğini savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ukrayna'daki seçim tartışması, sadece iç siyaseti değil aynı zamanda Batılı müttefiklerle olan ilişkileri de etkiliyor. ABD ve Avrupa Birliği, Ukrayna'nın demokratik değerlere bağlılığını sık sık vurguluyor. Ancak savaş döneminde seçim yapılmasının güvenlik riskleri taşıdığı da açık. Seçimler, Rusya'nın saldırılarına hedef olabilecek kalabalık toplantıları ve oy verme merkezlerini içerebilir. Ayrıca, milyonlarca Ukraynalının ülke içinde yerinden edilmiş veya yurt dışına kaçmış olması, oy kullanma sürecini lojistik olarak zorlaştırıyor.
Siyasi analistler, Zelensky'nin seçimlere karşı çıkmasının sadece güvenlik gerekçeleriyle açıklanamayacağını, aynı zamanda siyasi hesaplar da içerdiğini belirtiyor. Savaşın başlamasından bu yana Zelensky'nin popülaritesi yüksek seyrediyor ve erken seçim yapılması durumunda olası bir zafer kazanması güçlü görünüyor. Ancak yine de savaş yorgunluğunun artması ve ekonomik zorluklar, ileriki dönemde hükümete olan desteği azaltabilir. Bu nedenle Zelensky, seçimleri zamanı geldiğinde kendi lehine kullanabileceği bir koz olarak tutmak isteyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'daki seçim tartışması, Türkiye'nin Karadeniz bölgesindeki istikrarı açısından önem taşıyor. Türkiye, savaşın başından bu yana hem Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü destekleyen hem de Rusya ile diyaloğu sürdüren bir denge politikası izliyor. Savaşın uzaması, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını ve Montrö Sözleşmesi'nden doğan haklarını etkileyebilir. Ayrıca, Ukrayna'daki istikrarsızlık, Karadeniz'deki güvenlik dengelerini ve Türkiye'nin enerji güvenliğini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, bu süreçte Ukrayna'nın egemenliğini desteklerken, savaşın sona ermesi için diplomasi yollarını açık tutmayı hedefliyor. Seçimlerin ertelenmesi, kısa vadede Ukrayna'nın savaş çabalarına odaklanmasına yardımcı olabilir, ancak uzun vadede demokratik meşruiyet sorunları bölgesel istikrarı tehdit edebilir.