Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Cuma günü Avrupalı müttefiklerine yönelerek Brüksel'den gelecek yıl Rusya'ya karşı savaşı finanse etmek için ek 70 milyar euro talep etti. Zelenskiy'nin ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkileri, Washington'un Moskova'ya yönelik yaptırımları dizel tedariki kapsamında hafifletmesinin ardından bozuldu. Bu gelişme, Ukrayna'nın Batı'dan aldığı desteğin geleceği konusunda soru işaretleri yaratırken, Kiev'in Avrupa'ya yönelme çabasını hızlandırdı.
Zelenskiy'nin Avrupa hamlesi ve ABD ile gerilim
Ukrayna lideri, Rusya'nın 2022'de başlayan işgaline karşı mücadelesinde kritik bir dönemeçte. ABD'nin Moskova'ya uyguladığı yaptırımları kısmen kaldırması, Kiev'de endişeyle karşılandı. Trump yönetiminin Rusya ile ilişkileri normalleştirme sinyali vermesi, Zelenskiy'yi Avrupa başkentlerinde yeni kaynak arayışına itti.
Zelenskiy'nin talebi, Ukrayna'nın 2025 yılı savunma bütçesindeki açığı kapatmayı hedefliyor. Savaşın başlangıcından bu yana ABD, Ukrayna'ya en büyük askeri ve mali yardımı sağlayan ülke oldu. Ancak Trump'ın göreve gelmesiyle birlikte ABD yardımlarının geleceği belirsizleşti. Avrupa Birliği ülkeleri ise şimdiye kadar yaklaşık 80 milyar euro civarında destek taahhüt etti, ancak bu miktarın önemli bir kısmı henüz fiilen gönderilmedi.
Brüksel'deki temaslarında Zelenskiy, AB liderlerine Ukrayna'nın acil ihtiyaçlarını aktardı. Talebin 70 milyar euro'luk kısmı, doğrudan askeri yardım, mühimmat tedariki ve Ukrayna'nın tahrip olan enerji altyapısının yeniden inşası için kullanılacak. Ayrıca Zelenskiy, Avrupa'nın Rus varlıklarına el koyarak elde edilecek gelirleri Ukrayna'ya aktarması çağrısında bulundu.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Bu gelişme, transatlantik ilişkilerdeki çatlağı gözler önüne seriyor. ABD'nin Ukrayna konusundaki tutumunun yumuşaması, Avrupa'nın kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk alması gerektiği tartışmalarını alevlendirdi. Almanya ve Fransa gibi kilit ülkeler, Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi konusunda istekli olsa da, kamuoyu baskısı ve ekonomik zorluklar nedeniyle yeni finansman paketlerinin onaylanması zorlaşabilir.
Öte yandan, Rusya ile ABD arasındaki yaptırım hafifletmesi, Moskova'nın elini güçlendirebilir. Dizel tedariki gibi kritik alanlarda yaptırımların kaldırılması, Rus ekonomisine rahatlama sağlayarak savaş kapasitesini artırabilir. Bu durum, Ukrayna'nın sahadaki direncini zayıflatma riski taşıyor.
Avrupa Birliği'nin Ukrayna'ya yönelik yeni bir mali yardım paketini onaylaması, üye ülkeler arasında uzun süredir devam eden bütçe tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Özellikle Macaristan gibi Rusya'ya daha ılımlı yaklaşan ülkelerin vetosu, karar sürecini kilitleyebilir. Zelenskiy'nin talebi, AB'nin ortak savunma politikası açısından da bir test niteliğinde.
Küresel ölçekte ise, ABD'nin Ukrayna'dan uzaklaşması, Çin'in bölgedeki etkisini artırmasına yol açabilir. Pekin, Moskova ile yakın ilişkilerini sürdürürken, Kiev'e de ekonomik angajmanlar önerebilir. Bu durum, Avrupa'nın doğusundaki güç dengelerini değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna krizinde denge politikası izleyerek hem Kiev'e hem de Moskova'ya yakın durmayı başardı. Zelenskiy'nin Avrupa'dan ek finansman arayışı, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. ABD ile Ukrayna arasındaki gerilim, Türkiye'nin bölgesel bir enerji ve tahıl koridoru aktörü olarak önemini artırıyor. Ancak Avrupa'nın Ukrayna'ya yönelik yeni yardım paketlerine Türkiye'nin dahil edilmemesi, Ankara'nın AB ile ilişkilerinde yeni bir sorun yaratabilir. Ayrıca Rusya'ya uygulanan yaptırımların hafifletilmesi, Türkiye'nin Rus gazı ve ticaretine olan bağımlılığı nedeniyle Ankara'nın enerji güvenliğini de etkileyebilir.