Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, savaş döneminde seçim yapılması çağrılarını reddederek, bunun ülkeyi bölebileceğini söyledi. Eski Savunma Bakanı Andriy Zagorodnyuk'un seçim çağrısına yanıt veren Zelenskiy, savaş sürerken seçim yapmanın 'sorumluluktan kaçış' olacağını ve cephedeki askerlerin oy kullanamayacağını belirtti. Ayrıca Rusya'nın Eylül ayındaki sözde seçimlerinin ardından yüz binlerce askeri seferber etmeyi planladığını iddia etti.
Gelişmenin Arka Planı: Ukrayna'da Savaş ve Seçim Tartışmaları
Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı tam ölçekli işgalden bu yana Ukrayna'da sıkıyönetim ilan edilmiş durumda. Sıkıyönetim altında, Anayasa gereği seçimlerin yapılması yasak. Ancak, bazı siyasi figürler ve Batılı ortaklar, demokratik meşruiyetin korunması adına seçimlerin yapılması gerektiğini savunuyor. Eski Savunma Bakanı Andriy Zagorodnyuk, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, savaşın uzayacağına dikkat çekerek, Ukrayna'nın demokratik süreçleri işletmesi gerektiğini ve uluslararası toplumun bu konuda baskı yaptığını ifade etmişti. Zelenskiy ise bu çağrıya sert bir dille karşı çıktı. Kiev yönetimi, seçimlerin ancak savaş sona erdikten sonra yapılabileceğini, aksi takdirde ülkenin iç istikrarının bozulacağını ve Rusya'nın bu durumdan faydalanacağını savunuyor.
Zelenskiy, yaptığı açıklamada, 'Savaş sırasında seçim yapmak, cephedeki askerlerin ve sığınaklardaki sivillerin oy kullanma hakkını elinden almak demektir. Bu, ülkeyi böler ve Rusya'nın işine yarar' dedi. Ayrıca, eski Savunma Bakanı'nın bu çağrısını 'yanlış yönlendirilmiş' olarak nitelendirdi. Zelenskiy, ülkenin birliğinin en önemli öncelik olduğunu ve bu tür tartışmaların ancak savaş sonrasına ertelenmesi gerektiğini vurguladı.
Öte yandan, Rusya'nın Eylül ayında yapmayı planladığı sözde seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zelenskiy, Moskova'nın bu seçimleri bahane ederek büyük bir seferberlik dalgası başlatacağını iddia etti. Ukrayna istihbaratına göre, Rusya'nın 2024 sonuna kadar 300 bin ila 500 bin arasında yeni asker toplamayı hedeflediği belirtiliyor. Bu iddialar, Batılı istihbarat kaynakları tarafından da destekleniyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce yaptığı açıklamalarda, Rus ordusunun güçlendirilmesi gerektiğini ve Ukrayna'daki askeri operasyonun devam edeceğini söylemişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Savaşın Seyri ve Uluslararası Toplum
Zelenskiy'nin bu açıklamaları, savaşın üçüncü yılına girerken Ukrayna'nın iç siyasi dinamiklerinin yanı sıra Batı desteğinin sürdürülebilirliği açısından da kritik bir döneme denk geliyor. Ukrayna, Batı'dan gelen askeri ve mali yardımlarla direnişini sürdürüyor. Ancak, ABD ve Avrupa Birliği'nde seçim yılları yaşanırken, Ukrayna'ya yönelik desteğin azalabileceğine dair endişeler bulunuyor. Bu bağlamda, Ukrayna'da demokratik süreçlerin işletilmesi gerektiği yönündeki uluslararası baskılar da artıyor.
Ancak, Kiev yönetimi, savaş sürerken seçim yapmanın uluslararası gözlemcilerin güvenliği açısından da sorunlu olduğunu, ayrıca ülke genelinde sandık kurulmasının lojistik olarak imkânsız olduğunu belirtiyor. Bu durum, Ukrayna'nın Batı ile ilişkilerinde yeni bir gerilim unsuru olabilir. Zelenskiy, bu konuda uluslararası topluma mesaj vererek, 'Ukrayna'nın demokrasisi, ancak savaş sona erdiğinde güvende olacak' dedi.
Rusya'nın seferberlik planları ise savaşın daha da genişleyebileceği endişelerini artırıyor. Rusya'nın Eylül ayındaki yerel seçimlerin ardından yeni bir askeri yığınak yapabileceği, cephedeki gerilimi tırmandırabileceği yorumları yapılıyor. Zelenskiy'nin bu iddiası, Ukrayna'nın Batı'dan daha fazla hava savunma sistemi ve uzun menzilli silah talebini de güçlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Karadeniz bölgesindeki güvenlik dengeleri açısından doğrudan önem taşıyor. Savaşın uzaması ve Rusya'nın olası yeni seferberlik planları, bölgede istikrarsızlığı artırabilir. Türkiye, savaşın başından bu yana arabuluculuk ve tahıl koridoru girişimleri gibi diplomatik çabalarla öne çıktı. Ancak, savaşın derinleşmesi, Türkiye'yi daha aktif bir rol oynamaya zorlayabilir. Ayrıca, Rusya'nın askeri gücünü artırması, Karadeniz'deki güç dengesini değiştirebilir; Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesindeki kazanımları ve deniz güvenliği politikaları yeniden şekillenebilir. Türkiye, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne destek verirken, bir yandan da Rusya ile dengeli ilişkilerini sürdürme çabasında. Bu nedenle, savaşın gidişatı hem Türkiye'nin dış politikasındaki esnekliği hem de bölgesel istikrar açısından kritik önemde.