Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın başkent Kiev ve Boryspil Uluslararası Havalimanı'na düzenlediği füze saldırılarının, ABD elçilerinin Ukrayna ziyareti sırasında gerçekleştiğini ve bunun "açıkça" Moskova'nın barış müzakerelerindeki tutumunu yansıttığını ifade etti. Savaşın 1.656. gününde, Rusya'nın saldırıları devam ederken, Vladimir Putin'in barış taleplerinde somut bir değişiklik olmadığı görülüyor.
Saldırıların Arka Planı ve Zamanlaması
Rusya, 15 Şubat 2025 tarihinde Kiev ve Boryspil Uluslararası Havalimanı'na yönelik geniş kapsamlı bir füze saldırısı düzenledi. Ukrayna hava savunma sistemleri bazı füzeleri düşürse de, saldırılar altyapıda hasara yol açtı. Saldırıların zamanlaması dikkat çekiciydi; çünkü aynı gün ABD'nin Ukrayna Özel Temsilcisi ve diğer yetkililer, Kiev'de üst düzey görüşmelerde bulunuyordu. Zelenskiy, saldırıların "açıkça" ABD elçilerinin varlığına bir yanıt olduğunu ve Rusya'nın diplomatik çabaları sabote etmeyi amaçladığını belirtti. Boryspil Havalimanı, Ukrayna'nın en büyük uluslararası havalimanı olup, savaşın başlangıcından bu yana sivil uçuşlara kapalıydı; ancak askeri ve lojistik açıdan stratejik öneme sahip.
Müzakereler ve Putin'in Tutumu
ABD'nin Ukrayna Özel Temsilcisi'nin Kiev ziyareti, ateşkes ve barış müzakerelerini ilerletmek amacıyla gerçekleşti. Ancak görüşmelerden somut bir sonuç çıkmadı. Putin, Ukrayna'nın NATO'ya katılmaması, Kırım'ın Rusya'ya ait olduğunun tanınması ve doğu bölgelerindeki ayrılıkçı yönetimlerin meşruiyetinin kabul edilmesi gibi ön koşullarda ısrar ediyor. Bu talepler, Ukrayna ve Batılı müttefikleri tarafından kabul edilemez bulunuyor. Zelenskiy, Rusya'nın saldırılarının müzakere masasında gerçek bir barış isteği olmadığını gösterdiğini vurguladı. ABD'li yetkililer ise saldırıları kınayarak, Rusya'nın diplomatik süreci baltaladığını belirtti.
Uluslararası Tepkiler ve Bölgesel Boyut
Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırıları, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. NATO ve AB, saldırıları kınayan açıklamalar yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Rusya'nın sivil altyapıya yönelik saldırıları kabul edilemez" dedi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, sivil kayıplardan endişe duyduğunu belirtti. Saldırılar, Batı'nın Ukrayna'ya askeri desteğini artırma çağrılarını güçlendirdi. Avrupa Birliği, Rusya'ya yönelik yeni yaptırımlar üzerinde çalışıyor. Öte yandan, Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların "askeri hedeflere" yönelik olduğunu iddia etti, ancak Ukrayna yetkilileri bunu reddediyor. Savaşın 1.656. gününde, çatışmalar özellikle doğu cephesinde yoğunlaşmış durumda. Rusya, Donbas bölgesinde ilerlemeye çalışırken, Ukrayna savunma hatlarını güçlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşta denge politikası izleyerek, her iki tarafla da diyalog kanallarını açık tutuyor. Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırıları, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenlik endişelerini artırıyor. Türkiye, Montrö Bozcaada Boğazı Sözleşmesi çerçevesinde boğazları savaş gemilerine kapatarak bölgedeki gerilimi düşürmeye çalışıyor. Ancak saldırıların sürmesi, Karadeniz'de istikrarsızlığı derinleştirebilir. Ayrıca Türkiye, tahıl koridoru anlaşmasının yeniden canlandırılması için diplomatik çaba harcıyor; saldırılar bu çabaları zora sokabilir. Enerji güvenliği açısından, Türkiye Rusya'ya bağımlılığını azaltmaya çalışsa da, savaşın uzaması ekonomik ve siyasi riskleri beraberinde getiriyor. Türkiye'nin arabuluculuk rolü, bu tür saldırıların ardından daha da önem kazanıyor.