Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, savaşın başlarında Rus milyarder ve eski Chelsea futbol kulübü sahibi Roman Abramoviç'in kendisiyle Kiev'de görüştüğünü ve Kremlin'e 'sessiz' bir barış mesajı götürdüğünü açıkladı. Zelenskiy, Abramoviç'in bu görüşmede Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e doğrudan bir kanal olarak hizmet ettiğini belirtti. Ukrayna lideri, görüşmenin savaşın ilk haftalarında, Kiev'in kuşatma altında olduğu dönemde gerçekleştiğini ifade etti. Bu açıklama, savaşın 1566. gününde yapıldı ve Ukrayna ile Rusya arasında olası müzakere süreçlerine ilişkin yeni soru işaretleri doğurdu.
Abramoviç'in Arabuluculuk Rolü ve Görüşmenin Detayları
Zelenskiy, İngiliz yayın kuruluşuna verdiği röportajda, Abramoviç'in Kiev'e gelerek kendisiyle görüştüğünü ve Putin'e 'sessiz' bir mesaj iletme teklifinde bulunduğunu söyledi. Ukrayna lideri, "O (Abramoviç) bana, Putin'e gidip barış görüşmeleri hakkında konuşabileceğini söyledi. Ben de 'Tamam, git ve ona söyle' dedim" ifadelerini kullandı. Görüşmenin ardından Abramoviç'in Moskova'ya döndüğü ve Putin ile görüştüğü belirtiliyor. Ancak Zelenskiy, bu görüşmenin somut bir sonuç doğurmadığını ve Rusya'nın Ukrayna'ya karşı saldırılarını sürdürdüğünü vurguladı. Abramoviç, savaşın başlamasından kısa süre sonra Batı yaptırımlarına maruz kalmış ve Chelsea'yi satmak zorunda kalmıştı. Ancak Rus milyarderin, savaşın ilk dönemlerinde hem Ukrayna hem de Rusya ile temas halinde olduğu biliniyordu.
Bu açıklama, savaşın başlarında Ukrayna ve Rusya arasında yapılan gizli görüşmelere dair yeni bir pencere açıyor. İstanbul'da Mart 2022'de yapılan yüz yüze görüşmelerden önce, taraflar arasında çeşitli kanallar aracılığıyla mesaj trafiği olduğu biliniyordu. Abramoviç'in bu süreçte önemli bir aracı rolü üstlendiği daha önce de iddia edilmişti ancak Zelenskiy'nin bu açıklaması, iddiaları resmiyete dökmüş oldu.
Barış Görüşmelerinin Geleceği ve Küresel Yansımalar
Zelenskiy'nin açıklaması, savaşın başlarında yapılan gizli diplomasi çabalarının yeniden hatırlanmasına neden oldu. Ukrayna, uzun süredir Rusya ile doğrudan müzakere masasına oturmayı reddediyor. Kiev yönetimi, Rus güçlerinin Ukrayna topraklarından tamamen çekilmesi ve egemenliğin tanınması gibi şartlar öne sürüyor. Moskova ise Ukrayna'nın NATO'ya katılmaması ve Kırım'ın Rusya'nın parçası olarak tanınması gibi taleplerde ısrarcı. Taraflar arasındaki bu pozisyon farkı, barış görüşmelerinin başlamasını engelliyor.
Abramoviç'in arabuluculuk girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması, Rusya-Ukrayna savaşında diyalog kanallarının ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Öte yandan uluslararası kamuoyunda, savaşın sona erdirilmesi için Çin, Hindistan ve Brezilya gibi ülkelerin arabuluculuk çabaları gündemde. Ancak Zelenskiy, Batı'nın askeri ve mali desteği olmadan Ukrayna'nın müzakere masasına oturmayacağını defalarca dile getirdi. Bu durum, savaşın kısa vadede sona ermesinin zor olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna-Rusya savaşında Türkiye, arabulucu rolüyle öne çıkan ülkelerden biri oldu. Zelenskiy'nin Abramoviç aracılığıyla Putin'e mesaj göndermesi, Türkiye'nin İstanbul'da ev sahipliği yaptığı müzakerelerin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, hem Ukrayna hem de Rusya ile iyi ilişkilerini koruyarak taraflar arasında bir köprü işlevi görmeye devam ediyor. Tahıl koridoru anlaşması gibi somut başarılarla diplomatik kredibilitesini artıran Türkiye, savaşın sona erdirilmesi için aktif bir rol üstleniyor. Ancak savaşın uzaması, Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırıyor ve Karadeniz'deki istikrarsızlık Ankara'nın bölgesel politikalarını etkiliyor. Türkiye, ABD ve AB ile koordineli bir şekilde Ukrayna'ya destek verirken, Rusya ile de diyalog kanallarını açık tutma stratejisini sürdürüyor.