Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin memleketi olan ve Rus saldırılarının sık sık hedefi haline gelen Krivoy Rog kenti, bu sabah erken saatlerde Rus insansız hava araçlarının (İHA) hedefi oldu. Ukraynalı yetkililer, gece boyunca düzenlenen saldırılarda en az iki kişinin hayatını kaybettiğini, aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişinin yaralandığını açıkladı. Zaporijya bölgesindeki Krivoy Rog'da bir İHA saldırısı sonucu bir kişi ölürken dört kişi yaralandı. Başkent Kiev'de ise bir depoda çıkan yangın, Rus saldırısının ardından kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Bu saldırılar, cuma günü Rusya'nın düzenlediği ve en az 20 kişinin ölümüne yol açan bombardımanın hemen ardından geldi.
Saldırının Detayları ve Bölgedeki Durum
Krivoy Rog Belediye Başkanı Oleksandr Vilkul, yaptığı açıklamada, sabaha karşı düzenlenen saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiğini, dört kişinin yaralandığını, yaralılar arasında iki çocuğun da bulunduğunu belirtti. Saldırının bir apartmanın yakınına isabet ettiği ve çevredeki binalarda hasara yol açtığı bildirildi. Ukrayna Devlet Acil Servisi ekipleri, enkaz altında kalanlar olabileceği ihtimaline karşı arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor.
Ukrayna Hava Kuvvetleri, gece boyunca Rusya'nın farklı bölgelerden çok sayıda İHA fırlattığını, bunların büyük bir kısmının imha edildiğini ancak bazılarının hedeflerine ulaştığını duyurdu. Kiev'de ise bir sanayi bölgesinde bulunan depoda yangın çıktığı, itfaiye ekiplerinin yangına müdahale ettiği öğrenildi. Yangının çevreye yayılma riski nedeniyle bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı.
Cuma günü Rusya'nın düzenlediği saldırılarda ise aralarında 16 kişinin iki ardışık saldırıda hayatını kaybettiği bildirilmişti. Bu saldırılar, Rus ordusunun son haftalarda Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir döneme denk geldi. Ukrayna Enerji Bakanlığı, ülkenin birçok bölgesinde elektrik kesintileri yaşandığını ve ekiplerin hasarlı tesislerde onarım çalışması yürüttüğünü açıkladı.
Uluslararası Tepkiler ve Savaşın Sivillere Etkisi
Birleşmiş Milletler (BM), Ukrayna'da savaşın başlangıcından bu yana binlerce sivilin hayatını kaybettiğini, son saldırılarda da sivillerin hedef alınmasının uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğunu vurguladı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, saldırılarda ölen ve yaralanan sivillerin sayısındaki artışa dikkat çekerek taraflara itidalli olma çağrısında bulundu.
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, yaptığı açıklamada, Rusya'nın sivillere yönelik saldırılarını kınadı ve Ukrayna'ya askeri ve mali desteğin süreceğini belirtti. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de benzer bir açıklamayla Rusya'nın saldırılarının savaşı tırmandırdığını ifade etti. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Her gece Rus terörüne karşı direniyoruz. Çocukların öldüğü bir dünya kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
Saldırılar, Ukrayna'nın doğusunda Rus güçlerine karşı yoğun çatışmaların sürdüğü bir dönemde geldi. Donetsk bölgesindeki çatışmalarda son 24 saatte 5 sivilin öldüğü, 12 kişinin yaralandığı bildirildi. Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı, Rus ordusunun son haftalarda cephe hattında önemli ilerlemeler kaydettiğini, ancak savunmanın devam ettiğini açıkladı. Batılı askeri analistler ise Rusya'nın insan gücü ve topçu üstünlüğüne rağmen ilerleyişinin yavaşladığını, tarafların birbirine karşı üstünlük sağlayamadığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları, Karadeniz'in kıyıdaş ülkelerden biri olan Türkiye'yi doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, savaşın başından bu yana hem Rusya hem Ukrayna ile ilişkilerini dengede tutmaya çalışırken, tahıl koridoru anlaşması gibi girişimlerde arabulucu rolü oynamıştı. Ancak son haftalarda Rusya'nın tahıl koridoru anlaşmasını askıya alması ve saldırılarını artırması, Ankara'yı zor durumda bırakıyor. Türkiye'nin, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne verdiği destek ile Rusya ile enerji ve ticaret alanındaki derin bağları arasındaki dengeyi koruma çabası sürüyor. Bu saldırılar, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarında yeni bir ivme arayışına girmesine neden olabilir. Ayrıca, savaşın uzaması, Karadeniz'deki güvenlik risklerini artırıyor ve Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesindeki tutumunu daha da önemli kılıyor. Türkiye'nin hem savunma sanayii ihracatı hem de bölgesel istikrar açısından bu savaşın seyrini yakından takip etmesi gerekiyor.