New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun ikinci gününde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ülkesinin savaş ve barış vizyonunu dünya liderlerine sunacak. Genel Kurul salonundaki konuşmaların yanı sıra Güvenlik Konseyi'nde de Ukrayna gündemi öne çıkacak. Avrupa liderlerinin de söz alacağı oturumlarda, küresel güvenlik ve enerji krizi ele alınacak. ABD eski Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in ilerleyen saatlerde yapacağı görüşme ise uluslararası dengeler açısından ayrı bir önem taşıyor.
Ukrayna'nın BM diplomasisi ve Avrupa'nın rolü
Zelenskiy'nin BM Genel Kurulu'ndaki konuşması, Ukrayna'nın 10 maddelik barış formülünü uluslararası toplumun gündemine taşımayı amaçlıyor. Bu formül, Rusya'nın tüm askerlerini çekmesi, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün sağlanması ve savaş suçlularının yargılanması gibi talepleri içeriyor. Ancak Rusya'nın BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto yetkisi nedeniyle bu adımların hayata geçirilmesi zor görünüyor. Genel Kurul'da yapılacak oylamalar bağlayıcı olmasa da, uluslararası kamuoyunun Ukrayna'ya desteğini göstermesi açısından kritik.
Avrupa liderlerinin konuşmalarında, Rusya'ya yönelik yaptırımların sürdürülmesi ve Ukrayna'ya askeri yardımın artırılması çağrıları öne çıkacak. Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in yanı sıra NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de mesajlarını iletecek. Avrupa ülkeleri, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve artan savunma harcamaları nedeniyle kendi kamuoylarında zorlanırken, Ukrayna'ya verilen desteğin sürdürülebilirliği tartışılıyor.
BM Genel Kurulu'nun ikinci gününde ayrıca gıda güvenliği, iklim değişikliği ve küresel ekonomik istikrar gibi başlıklar da ele alınacak. Ancak Ukrayna savaşı, bu konuların gölgesinde kalabilir. Gelişmekte olan ülkelerin bir kısmı, Batı'nın Ukrayna'ya odaklanmasının diğer krizleri ikinci plana attığını düşünüyor.
Trump-Şi görüşmesi ve küresel dengeler
ABD eski Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in New York'ta bir araya gelmesi, ticaret savaşları ve Tayvan gerilimi gibi konularda yeni bir sayfa açabilir. Trump'ın olası bir ikinci başkanlık döneminde Çin'e karşı daha sert politikalar izleyeceği biliniyor. Şi ise ABD'nin Ukrayna'ya verdiği desteği dengelemek için Rusya ile yakın ilişkilerini sürdürüyor. Bu görüşme, Ukrayna savaşının seyrini dolaylı olarak etkileyebilir; zira Çin, Rusya'nın en büyük ticari ortaklarından biri.
BM Genel Kurulu'ndaki konuşmalar, uluslararası toplumun Ukrayna konusundaki bölünmüşlüğünü de gözler önüne serecek. Batılı ülkeler Rusya'yı kınayan açıklamalar yaparken, Çin, Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika gibi ülkeler daha dengeli bir dil kullanmayı tercih ediyor. Bu ülkeler, savaşın sona ermesi için müzakere çağrısı yapıyor ancak Rusya'nın çekilmesi konusunda net bir tavır almıyor.
Zelenskiy'nin konuşması, Ukrayna'nın Batı'dan daha fazla silah ve mali yardım taleplerini yineleyecek. Ancak ABD Kongresi'nde Ukrayna'ya yardım konusunda artan şüpheler ve Avrupa'da yükselen aşırı sağ, bu taleplerin karşılanmasını zorlaştırabilir. Yine de Zelenskiy, BM kürsüsünü küresel kamuoyunu etkilemek için bir fırsat olarak görüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna savaşı, Türkiye'nin dengeli diplomasisi için hem fırsat hem de risk oluşturuyor. Türkiye, Montrö Sözleşmesi'ni uygulayarak Boğazlar'daki gerilimi kontrol altında tutuyor ve tahıl koridoru anlaşmasıyla küresel gıda güvenliğine katkı sağlıyor. Zelenskiy'nin BM'deki çıkışı, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ancak Batı'nın Rusya'ya yönelik yaptırımlarına Türkiye'nin katılmaması, Ankara ile müttefikleri arasında zaman zaman gerginliğe yol açıyor. Türkiye, hem Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü destekleyip hem de Rusya ile enerji ve ticaret ilişkilerini sürdürerek hassas bir denge gözetiyor. Bu denge, savaşın uzaması halinde daha da zorlaşabilir.