Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rus milyarder Roman Abramoviç ile yaptığı görüşmede, Ukrayna'nın hiçbir toprak parçasından geri çekilmeyeceğini açık bir dille ifade etti. Zelenskiy, bu mesajın, olası bir diplomatik müzakere sürecinin çerçevesini oluşturmak amacıyla Abramoviç aracılığıyla Rusya'ya iletildiğini belirtti. İngiliz The Guardian gazetesine verdiği röportajda konuşan Ukraynalı lider, Abramoviç'in Kiev'e getirdiği mesajın, diplomasi altyapısının ne olabileceğine dair bir ön bilgi niteliği taşıdığını ifade etti. Görüşme, savaşın seyri ve uluslararası arabuluculuk çabaları açısından kritik bir dönemeçte gerçekleşti.
Zelenskiy-Abramoviç görüşmesinin arka planı
2022 yılının başlarında başlayan Rusya-Ukrayna savaşı, uluslararası toplumun yoğun diplomatik çabalarına rağmen devam ediyor. Bu süreçte, İsrail, Türkiye ve Suudi Arabistan gibi ülkeler arabuluculuk girişimlerinde bulunurken, eski Chelsea FC sahibi Roman Abramoviç de Moskova ile Kiev arasında bir tür özel kanal görevi üstlenmişti. Abramoviç, savaşın ilk dönemlerinde her iki tarafça da kabul edilebilir bir ara bulucu olarak öne çıkmıştı. Zelenskiy, The Guardian'a yaptığı açıklamada, Abramoviç'in kendisine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin adına bir mesaj getirdiğini, ancak bu mesajın Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü konusunda herhangi bir taviz içermediğini vurguladı. Ukraynalı lider, 'Abramoviç bize Putin'in ne söylemek istediğini iletti. Biz de ona net bir cevap verdik: Ukrayna topraklarından vazgeçmez.' ifadelerini kullandı. Görüşmenin, savaşın gidişatını değiştirecek bir diplomatik açılıma yol açmadığı, ancak tarafların pozisyonlarını netleştirdiği belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Zelenskiy'nin bu açık ve net tutumu, Batılı müttefikler tarafından da destekleniyor. ABD ve Avrupa Birliği, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini defalarca vurgularken, Rusya'nın ilhak ettiği Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerini tanımadıklarını yineliyor. Öte yandan, savaşın üçüncü yılına yaklaşılırken, uluslararası kamuoyunda yorgunluk belirtileri görülüyor ve bazı ülkeler Kiev'e askeri yardımı azaltma sinyali veriyor. Bu bağlamda, Zelenskiy'nin sert duruşu, müzakereler için zemin arayışında olduğu ancak Ukrayna'nın temel taleplerinden ödün vermeyeceği anlamına geliyor. Abramoviç aracılığıyla yürütülen bu tür gayriresmi temaslar, resmi diplomatik kanalların yanı sıra alternatif iletişim hatlarının varlığını gösteriyor. Ancak, iki taraf arasındaki temel farklılıklar (Rusya'nın ilhak talepleri ve Ukrayna'nın tam egemenlik ısrarı) daha geniş bir müzakereyi şimdilik imkansız kılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında aktif arabuluculuk rolü üstlenen ülkelerden biri olarak, Zelenskiy'nin Abramoviç'e verdiği bu net mesajı yakından izlemektedir. Ankara, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni uygulayarak savaşın yayılmasını engellemeye çalışırken, bir yandan da tarafları masaya oturtmak için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Zelenskiy'nin 'Ukrayna topraklarından çekilmeyeceğiz' açıklaması, Türkiye'nin BM nezdinde savunduğu 'toprak bütünlüğü' ilkesiyle örtüşüyor. Ancak bu net duruş, İstanbul ve Ankara'da yapılan müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından taraflar arasındaki uçurumun ne kadar derin olduğunu bir kez daha teyit ediyor. Türkiye, enerji ve güvenlik konularında Rusya ile iş birliğini sürdürürken, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne verdiği desteği de uluslararası platformlarda sıkça dile getiriyor. Bu gelişme, Türk dış politikasının denge arayışını daha da karmaşık hale getiriyor.