Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin, II. Dünya Savaşı döneminde Polonyalılar ve Yahudilere yönelik katliamlarla anılan bir milis birliğinin adını bir Ukrayna askeri birliğine verme kararı, Kiev ile Varşova arasında ciddi bir diplomatik krize yol açtı. Polonya Dışişleri Bakanlığı'nın sert tepkisi üzerine Ukrayna tarafı, kararın "yanlış anlaşıldığını" savunsa da, bu adım iki müttefik ülke arasındaki tarihsel yaraları yeniden deşti.
Ukrayna Milliyetçi Tarihi ve Tartışmalı Bir İsim
Zelenski, 1 Ekim 2024'te yayımladığı bir kararnameyle, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki 14. Mekanize Tugayı'na "Halychyna" adını verdi. Bu isim, II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası'nın işgal güçleriyle işbirliği yapan ve özellikle 1943-1944 yıllarında Volhynia ve Doğu Galiçya'da 100.000'e kadar Polonyalı sivilin öldürüldüğü etnik temizlik operasyonlarına katılan 14. Waffen-SS Gönüllü Tümeni'ne (Galizien Tümeni) atıfta bulunuyor. Bu tümen, savaş sonrası dönemde Ukraynalı diaspora tarafından ulusal kahramanlar olarak anılsa da, Polonya ve Yahudi toplumları için soykırımın bir sembolü haline geldi.
Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Bu tür eylemler, ortak tarihimizdeki en karanlık sayfaları yüceltmek anlamına gelir ve Polonya-Ukrayna ilişkilerine onarılamaz zarar verir" ifadelerini kullandı. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi ise, birliğin adının sadece coğrafi bir bölgeyi (Galiçya) işaret ettiğini ve herhangi bir siyasi veya tarihsel mesaj içermediğini öne sürdü.
Bölgesel Boyut: Rusya Tehdidi Karşısında Müttefiklik Sınavı
Bu kriz, Ukrayna'nın Rusya'ya karşı savaşında en önemli müttefiklerinden biri olan Polonya ile ilişkilerini zorluyor. Polonya, savaşın başından bu yana Ukrayna'ya askeri, insani ve diplomatik destek sağlarken, aynı zamanda tarihsel hassasiyetlerini de sürekli gündeme getiriyor. Volhynia katliamlarının 80. yıl dönümünde yapılan anma törenlerine katılmayan Zelenski, Polonya'nın bu konudaki beklentilerini karşılamamıştı. Uzmanlar, bu adımın Kiev'in, ulusal kimlik inşası ile Batı entegrasyonu arasında denge kurma çabasındaki zorlukları yansıttığını belirtiyor.
Öte yandan, Rusya'nın Ukrayna'nın "Nazileştirilmesi" propagandasını sürekli kullandığı bir dönemde, bu karar Moskova'ya yeni bir koz veriyor. Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, "Ukrayna yönetiminin gerçek yüzü bir kez daha ortaya çıkmıştır" diyerek durumu istismar etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin hem NATO müttefiki Polonya hem de Karadeniz'de stratejik ortaklık yürüttüğü Ukrayna ile olan ilişkileri açısından hassas bir dengeyi ifade ediyor. Ankara, tarihsel olarak Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklerken, Polonya ile de güçlü savunma işbirliğine sahip. Türkiye'nin, iki müttefiki arasındaki bu tür tarihsel gerilimlerin, Rusya'ya karşı ortak duruşu zayıflatmasını istemediği açık. Ancak Türkiye, kendi tarihsel hassasiyetleri nedeniyle benzer milliyetçi sembollerin yüceltilmesine genellikle mesafeli yaklaşır. Bu nedenle Ankara'nın, krizi yatıştırma yönünde diplomatik girişimlerde bulunması, ancak doğrudan taraf olmaktan kaçınması beklenebilir.