Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, ABD Başkanı Donald Trump'ın 16 Ekim'de imzaladığı ve Rusya'ya yönelik bazı ABD yaptırımları ile tarifeleri kaldıran başkanlık kararnamesini sert bir dille eleştirerek, bu adımın "yanlış" olduğunu söyledi. Zelenski, yaptırımların kaldırılmasının Rusya'ya karşı uluslararası baskıyı zayıflatacağını ve Moskova'nın Ukrayna'daki savaşı sürdürme kapasitesini artıracağını vurguladı. Kararname, Trump yönetiminin Rusya ile ilişkilerde normalleşme arayışının bir parçası olarak görülüyor ve Batı ittifakı içinde yeni bir tartışma başlatmış durumda.
Yaptırımların kaldırılmasının arka planı
Donald Trump'ın 16 Ekim'de imzaladığı başkanlık kararnamesi, ABD'nin Rusya'ya uyguladığı bir dizi ekonomik yaptırımı ve tarifeyi yürürlükten kaldırıyor. Kararnamenin ayrıntıları henüz tam olarak açıklanmamış olsa da, kaldırılan yaptırımların Rus enerji sektörü, finans kurumları ve bazı oligarklarla ilgili olduğu belirtiliyor. Trump, göreve geldiğinden bu yana Rusya ile diyalog kanallarını açık tutmayı ve Moskova ile ilişkileri yeniden düzenlemeyi hedeflediğini defalarca dile getirmişti. Bu adım, ABD'nin Ukrayna'ya verdiği askeri ve ekonomik desteğin sürdüğü bir dönemde gelmesi açısından dikkat çekici.
Zelenski, kararnamenin açıklanmasının ardından yaptığı açıklamada, "Rusya'ya uygulanan yaptırımların kaldırılması, savaşı finanse eden kaynaklara dokunulmaması anlamına gelir. Bu yanlış bir adımdır ve müttefiklerimizin ortak çıkarlarına aykırıdır" ifadelerini kullandı. Ukrayna lideri, yaptırımların etkisiz olduğu yönündeki argümanları reddederek, yaptırımların Rusya'nın askeri üretim kapasitesini sınırladığını savundu.
ABD yönetiminden yapılan açıklamada ise kararnamenin, "Rusya ile yapıcı bir diyalog zemini oluşturmak" amacı taşıdığı belirtildi. Ancak karar, Kongre'deki bazı Cumhuriyetçi ve Demokrat milletvekilleri tarafından da eleştirildi. Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu üyeleri, yaptırımların kaldırılmasının Rusya'ya yönelik caydırıcılığı zayıflatacağı uyarısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın kararı, Batı ittifakı içinde Rusya politikası konusunda derin bir ayrılığın ortaya çıkmasına neden oldu. Avrupa Birliği yetkilileri, yaptırımların kaldırılmasının ancak Rusya'nın Ukrayna'daki saldırganlığını sona erdirmesi ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesi durumunda mümkün olabileceğini belirtiyor. Almanya ve Fransa, ABD'nin tek taraflı adımının transatlantik uyumu zedeleyebileceği endişesini dile getirdi.
Rusya cephesinde ise karar memnuniyetle karşılandı. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, yaptırımların kaldırılmasının "iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi yolunda olumlu bir adım" olduğunu söyledi. Rus yetkililer, yaptırımların kaldırılmasının Avrupa güvenlik mimarisini yeniden şekillendirebileceğini savunuyor.
Uzmanlar, Trump'ın bu hamlesinin ABD iç siyasetinde de yankı uyandıracağını belirtiyor. 2024 başkanlık seçimlerinde Rusya ile ilişkiler konusunun yeniden gündeme gelmesi beklenirken, yaptırımların kaldırılması Trump'ın seçmen tabanında nasıl karşılanacağı merak konusu. Ayrıca, ABD'nin Ukrayna'ya yönelik askeri yardımın sürdürülmesi konusundaki kararlılığı da sorgulanıyor.
Uluslararası kriz grubu analistleri, yaptırımların kaldırılmasının Rusya'nın Ukrayna'daki savaşında bir ivme değişikliğine yol açmayacağını, ancak Moskova'nın ekonomik baskıyı hafifletmek için bu fırsatı kullanabileceğini değerlendiriyor. Öte yandan, yaptırımların kaldırılmasının Rus enerji şirketlerinin Avrupa pazarına geri dönüşünü kolaylaştırabileceği ve küresel enerji fiyatlarını etkileyebileceği öngörülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Rusya'ya yönelik yaptırımları kaldırması, Türkiye'nin denge politikası açısından yeni fırsatlar ve riskler barındırıyor. Türkiye, Rusya ile enerji, ticaret ve turizm alanlarında güçlü bağlara sahip; yaptırımların hafiflemesi, Türk şirketlerinin Rusya ile ticaretinde karşılaştığı ikincil yaptırım risklerini azaltabilir. Ancak Ankara, Batı ittifakı içinde Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü destekleme taahhüdünü sürdürürken, ABD'nin tek taraflı adımı NATO içinde yeni bir tartışma yaratabilir. Türkiye, dengeyi koruyarak hem Rusya hem de Batı ile ilişkilerini yönetmeye çalışacaktır. Kararın, Karadeniz güvenliği ve tahıl koridoru gibi konularda Türkiye'nin arabuluculuk rolünü nasıl etkileyeceği ise önümüzdeki günlerde netleşecek.