Yeni bir araştırma, GLP-1 reseptör agonistleri olarak bilinen zayıflama ilaçlarını kullanan bireylerin, özellikle cips, çikolata gibi atıştırmalık ve abur cubur ürünlerine daha az para harcadığını ortaya koydu. Bu ilaçları kullananların yıllık gıda alışveriş faturalarında ortalama 400 sterlin (yaklaşık 15 bin Türk lirası) tasarruf ettiği belirtiliyor. İlaç kullanımının son bir yılda üç katına çıkması, hem bireysel bütçeler hem de gıda perakende sektörü üzerinde önemli etkiler yaratıyor. Araştırma, 2025 yılında İngiltere, ABD ve diğer gelişmiş ülkelerde artan obezite tedavisi talebiyle paralel olarak bu ilaçların reçetelenme oranının hızla yükseldiğine işaret ediyor. Uzmanlar, davranışsal değişikliğin uzun vadede halk sağlığı ve ekonomik sonuçlarını değerlendirmek için daha fazla çalışma yapılması gerektiğini vurguluyor.
Gelişmenin arka planı
GLP-1 ilaçları, kan şekerini düzenleyerek ve tokluk hissini artırarak iştahı baskılıyor. Ozempic, Wegovy ve Mounjaro gibi markalarla bilinen bu ilaçlar, diyabet tedavisinin yanı sıra kilo verme amacıyla da giderek daha fazla kullanılıyor. Araştırmayı yürüten Imperial College London ve Oxford Üniversitesi ekipleri, ilaç kullanımının başlamasıyla birlikte katılımcıların yüksek kalorili, işlenmiş gıdalara yönelik harcamalarının belirgin şekilde azaldığını tespit etti. Katılımcılar, aynı zamanda daha fazla meyve, sebze ve protein tüketmeye başladı. Bu durum, ilaçların sadece fizyolojik değil, aynı zamanda psikolojik bir dönüşüme de yol açtığını gösteriyor. Ancak uzmanlar, ilaçların pahalı olması ve yan etkileri nedeniyle herkes için uygun olmadığı uyarısında bulunuyor. İngiltere'de Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS), sınırlı sayıda hastaya bu ilaçları reçete ederken, özel sağlık sigortası şirketleri kapsamı genişletiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
GLP-1 ilaçlarının küresel pazarı, 2025 itibarıyla 50 milyar doları aşmış durumda. ABD'de her 10 yetişkinden biri bu ilaçları kullanırken, Avrupa'da bu oran daha düşük ancak hızla artıyor. Araştırma, perakende sektöründe abur cubur satışlarının düşüşe geçtiğini, buna karşılık sağlıklı gıda ve takviye ürünlerine talebin arttığını gösteriyor. Özellikle büyük süpermarket zincirleri, tüketici tercihlerindeki bu değişime uyum sağlamak için ürün çeşitlerini yeniden düzenliyor. Öte yandan, ilaçların yaygınlaşması, obeziteyle mücadelede yeni bir dönem başlatırken, gıda endüstrisi için de dönüşüm baskısı yaratıyor. Gelişmekte olan ülkelerde ise bu ilaçlara erişim henüz sınırlı, ancak talebin önümüzdeki yıllarda artması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de obezite oranının yüksek olduğu düşünüldüğünde, GLP-1 ilaçlarının yaygınlaşması benzer ekonomik ve sosyal etkiler doğurabilir. Ancak ilaçların yüksek maliyeti (aylık 2 bin-5 bin TL arası) ve SGK geri ödeme kapsamının sınırlı olması, yaygın kullanımı kısıtlıyor. Türkiye'de gıda enflasyonunun yüksek seyrettiği bir dönemde, bu ilaçların bireysel tasarruf sağlama potansiyeli dikkat çekici. Öte yandan, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yerleşmesi ve gıda sektörünün dönüşümü, uzun vadede kamu sağlığı harcamalarını azaltabilir. Türkiye'nin bu alandaki küresel gelişmeleri yakından takip etmesi ve erişim politikalarını gözden geçirmesi önem taşıyor.