Zambiya'da başkanlık seçimleri için sandık başına giden milyonlarca seçmen, ülke siyasetinin en tartışmalı figürlerinden biri olan eski Devlet Başkanı Edgar Lungu'nun gölgesinde oy kullanıyor. 2025 yılında hayatını kaybeden Lungu, mevcut Başkan Hakainde Hichilema ile yıllardır süren acımasız bir siyasi rekabetin öznesi olmuştu. 64 yaşındaki Hichilema, ikinci bir dönem için yarışırken, Lungu ailesiyle arasındaki husumet seçim atmosferini derinden etkiliyor. Bu durum, ülkenin demokratik olgunluğunu test ederken, siyasi miras ve ailevi bağların seçim dinamikleri üzerindeki etkisini de gözler önüne seriyor.
Siyasi rekabetten kişisel düşmanlığa
Hakainde Hichilema ile Edgar Lungu arasındaki rekabet, 1990'lara kadar uzanıyor. Her ikisi de gençlik yıllarında demokrasi mücadelesine katılmış, ancak siyasi yolları farklı noktalarda kesişmişti. Lungu, 2015-2021 yılları arasında devlet başkanlığı yaparken, Hichilema ana muhalefet lideri olarak ona karşı mücadele etti. 2016 seçimlerinde Lungu'ya karşı kaybeden Hichilema, sonuçlara itiraz etmiş ve seçim sürecini 'hileli' olarak nitelendirmişti. Bu gerilim, 2021 seçimlerinde Hichilema'nın zaferiyle zirveye ulaştı. Hichilema, iktidara geldikten sonra Lungu'ya yönelik çeşitli yolsuzluk soruşturmaları başlattı. Lungu ise bu soruşturmaların siyasi bir komplo olduğunu savundu ve ailesiyle birlikte sürekli olarak hedef alındığını öne sürdü. Lungu'nun 2025'teki ani ölümü, bu gerilimi sona erdirmek yerine daha da derinleştirdi. Lungu ailesi, Hichilema'yı eski liderin ölümünden dolayı dolaylı olarak suçlarken, hükümet ise bu iddiaları kesin bir dille reddediyor.
Seçim kampanyası sırasında Lungu ailesi, eski başkanın mirasını canlı tutmaya çalıştı. Lungu'nun oğlu ve kızı, babalarının siyasi mirasını sürdüreceklerini açıkladılar. Ancak Hichilema cephesi, Lungu'nun dönemindeki ekonomik kötü yönetimi ve yolsuzlukları ön plana çıkararak seçmenleri etkilemeye çalışıyor. Bu durum, ülkede kutuplaşmayı artırıyor; bazı seçmenler Lungu'yu 'halkın sesi' olarak görürken, diğerleri onu 'yolsuzluğun sembolü' olarak nitelendiriyor.
Seçim sürecindeki kutuplaşma ve ekonomik zorluklar
Seçim anketleri, Hichilema'nın en güçlü rakibinin, Lungu ailesinin desteklediği aday olduğunu gösteriyor. Ülke, tarihinin en zor ekonomik dönemlerinden birini yaşıyor; yüksek işsizlik, enflasyon ve dış borç krizi seçmenin en önemli gündem maddeleri. Hichilema, seçim vaatlerinde ekonomik reformlara ve yatırım çekmeye odaklanırken, Lungu ailesi ise adaletsizlik ve mağduriyet üzerinden bir söylem inşa ediyor. Uzmanlar, seçim sürecindeki bu kutuplaşmanın ülkenin istikrarını tehdit edebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle bölgesel güçler olan Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) ve Afrika Birliği, seçimlerin barışçıl geçmesi için taraflara çağrıda bulunuyor. Zambiya, bakır ve kobalt gibi stratejik madenler açısından zengin olması nedeniyle, küresel enerji dönüşümünde önemli bir ülke. Bu nedenle seçimlerin sonucu, yalnızca ülkenin değil, aynı zamanda bölgenin ve uluslararası piyasaların da yakından izlediği bir gelişme.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Zambiya'daki seçimler, Afrika kıtasındaki demokratik geçişler açısından da bir turnusol kağıdı işlevi görüyor. Kıtada son yıllarda artan askeri darbeler ve otoriterleşme eğilimleri, demokratik süreçlerin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Zambiya, barışçıl bir güç aktarımı örneği olarak öne çıkmak istese de, Hichilema-Lungu çekişmesi bu tabloyu gölgeliyor. Öte yandan, Çin'in Afrika'daki ekonomik nüfuzu artarken, ABD ve Avrupa Birliği de bölgedeki etkilerini korumaya çalışıyor. Zambiya, Çin'e olan borçları nedeniyle yeniden yapılandırma sürecinden geçiyor; bu durum Batılı ülkelerle işbirliğini de etkiliyor. Seçim sonucunda oluşacak hükümetin, dış borç yönetimi ve yatırım politikalarındaki tutumu, bölgesel kalkınma projelerini doğrudan etkileyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Afrika açılımı kapsamında Zambiya ile ikili ilişkileri, özellikle ticaret ve kalkınma işbirliği alanlarında gelişme kaydediyor. Zambiya'daki seçimlerin sonucunun, bu ilişkilerin geleceğini şekillendirebilecek önemi bulunuyor. Hichilema hükümetinin devamı veya değişmesi, Türk yatırımlarının ve kurumlarının (TİKA, Yunus Emre Enstitüsü vb.) sahada yürüttüğü projeleri etkileyebilir. Ayrıca, Zambiya'nın zengin maden yatakları, Türkiye'nin enerji ve savunma sanayindeki ham madde ihtiyacı açısından potansiyel arz kaynağı oluşturuyor. Ancak, siyasi istikrarın korunması, bu işbirliklerinin sürdürülebilirliği için kritik görünüyor. Türkiye, seçim sürecinde tarafsızlık ilkesini koruyarak, Zambiya'nın istikrarına yönelik yapıcı katkı sağlayabilir; bu da uzun vadede iki ülke ilişkilerine olumlu yansıyabilir.