Zambiya'da devlet başkanlığı seçiminin galibi Hakainde Hichilema, çalkantılı bir seçim maratonunun ardından yeniden devlet başkanı seçildi. Resmi sonuçlara göre Hichilema, oyların yaklaşık %58'ini alarak ikinci bir beş yıllık dönem için göreve gelmeye hak kazandı. Seçim süreci boyunca muhalefetin şiddet ve baskı iddiaları, ülkede gergin bir atmosfer yarattı. Hichilema'nın önündeki en kritik dosyalardan biri ise, bakır zengini ülkenin doğal kaynaklarına daha fazla erişim arayan Trump yönetimiyle ilişkiler olacak.
Çalkantılı Seçim Süreci ve Zaferin Ardından
Hichilema, seçim kampanyası boyunca muhalefet partilerinin yetkililerce sindirildiğini ve seçim günü oy kullanma merkezlerinde usulsüzlükler yaşandığını öne sürdü. Bağımsız gözlemciler de seçim sürecinde ciddi aksaklıklar kaydetti. Buna rağmen Zambiya Seçim Komisyonu sonuçları açıkladı ve Hichilema'nın zaferini ilan etti. Hichilema, zafer konuşmasında "Ulusal birliği ve ülkemizin kaynaklarının adil yönetimini önceliklendireceğiz" dedi.
Hichilema, 2021'deki ilk seçim zaferinde de benzer söylemlerle iktidara gelmişti. Ancak küresel bakır fiyatlarındaki dalgalanmalar ve Çin'in artan borç baskısı, ülke ekonomisini zorluyor. Seçim öncesinde Zambiya'nın neredeyse 17 milyar dolarlık dış borç yükü bulunuyor ve bu borçların önemli bir kısmı Çin alacaklılarına dayanıyor. Hichilema'nın ikinci döneminde ekonomik kalkınma ve borç yapılandırma politikaları daha da kritik hale gelecek.
Küresel Bakır Rekabeti ve Trump Yönetimiyle İlişkiler
Zambiya, dünyanın en büyük bakır üreticilerinden biri olarak, özellikle küresel enerji dönüşümü için stratejik önem taşıyor. Trump yönetimi, ülkenin bakır rezervlerine erişimi genişletmek için diplomatik girişimler başlatmıştı. ABD, özellikle elektrikli araç bataryaları ve yenilenebilir enerji teknolojileri için kritik olan bu mineralle ilgili arz güvenliğini sağlamak istiyor. Trump'ın "Önce Amerika" politikası çerçevesinde bu talepler, Zambiya'nın dış politika dengelerini etkileyecek.
Hichilema, göreve başlar başlamaz ABD ile anlaşma için masaya oturması bekleniyor. Ancak analistlere göre Zambiya yönetimi, Çin ile mevcut alacaklılık ilişkilerini dengelemek zorunda. ABD'nin artan ilgisi, Zambiya'ya borç yapılandırması konusunda el kaldırma imkanı sunabilir; ancak bu durum Çin'i rahatsız edebilir. Trump yönetimi daha önce Afrika'nın kaynak zengini ülkelerine yönelik politikalarında "karşılıklı yarar" ilkesini vurgulamıştı, ancak Zambiya'nın borç krizi nedeniyle bu ilişki karmaşık bir boyut taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Zambiya'daki bu gelişme, Türkiye'nin Afrika açılımı politikalarını doğrudan etkileyen bir nitelik taşıyor. Türkiye, son yıllarda Sahra Altı Afrika'da daha görünür bir aktör haline gelirken, Zambiya ile de ticaret ve savunma iş birliği anlaşmaları yapmıştı. Bakır rezervleri, Türkiye'nin yenilenebilir enerji ve elektrikli araç üretimi hedefleri için de stratejik bir önem taşıyor. Ancak ABD'nin Zambiya üzerindeki artan baskısı, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve diplomatik manevra alanını daraltabilir. Ayrıca, bakır arz güvenliğinde Çin ve ABD rekabetinin derinleşmesi, Türkiye için arz zinciri çeşitlendirmesi bağlamında bir uyarı niteliği taşıyor. Bu nedenle Ankara'nın, Zambiya ile ilişkilerini güçlendirmesi ve bakır tedarikinde alternatif ülkelerle iş birliğini artırması stratejik bir öncelik haline gelebilir.